Skip to content Skip to navigation

Sıvı Suyun İki Ayrı Fazı

Dr. Mahir E. Ocak
24/07/2017 - 17:05

Araştırmacılar sıvı suyun yapısı ve yoğunluğu birbirinden çok farklı iki ayrı fazı olduğunu belirledi. Dr. Fivos Perakis ve arkadaşlarının yaptığı çalışmanın sonuçları Proceedings of the National Academy of Sciences (USA)’da yayımlandı.

Suyun pek çok garip özelliği vardır ve diğer sıvılardan farklı biçimlerde davranır. Örneğin sıvıların hacmi genel olarak donma sırasında azalırken suyunki artar. Suyun bu ve diğer anormal özellikleri yaşam için vazgeçilmezdir.

Sıvı suyun genel olarak düzensiz, moleküllerin konumlarının ortalama bir yapının etrafında sürekli değiştiği bir yapıya sahip olduğu düşünülür. Ancak son çalışmalar bu düşüncenin yanlış olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, ABD’deki Argonne Ulusal Laboratuvarı’nda X-ışınları kullanarak yaptıkları deneylerde suyun düşük sıcaklıklarda iki ayrı yapıda bulunabildiğini keşfetmiş. Daha sonra Almanya’daki DESY X-ışını laboratuvarında sistemdeki dinamik süreçler incelenerek her iki fazın da sıvı olduğu doğrulanmış. Bu sonuçlar sıvı suyun iki ayrı fazı olduğunu gösteriyor.

Katı suyun yani buzun yapısı denince akla gelen ilk şey düzenli, kristal yapıdır. Ancak buzun doğada en yaygın bulunan halleri düzensiz yapıdadır. Amorf (düzensiz yapıdaki) buzun biri düşük yoğunluklu, diğeri yüksek yoğunluklu iki ayrı fazı vardır. İki faz birbirine dönüşebilir. Geçmişte bu fazların düşük ve yüksek yoğunluklu sıvı su fazlarıyla ilişkilendirilebileceği öne sürülmüştü. Hatta X-ışınlarının mucidi Wilhelm Röntgen suyun sahip olduğu garip özelliklerin iki ayrı yapı arasındaki karmaşık ilişkilerden kaynaklanıyor olabileceğini söylemişti. Elde edilen son sonuçlar, oda sıcaklığındaki suyun biri düşük, diğeri yüksek yoğunluklu iki ayrı yapı arasında salınan kararsız bir sıvı olduğunu gösteriyor.

İlgili İçerikler

Kimya

Sonbahar mevsiminin en belirgin özelliklerinden biri doğadaki renk cümbüşüdür. Ağaçların yaprakları yeşilden parlak sarıya, turuncuya, kırmızıya ve kahverengiye doğru renk değiştirir.

Kimya

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde yoğunluk kavramından faydalanarak kendi gökkuşağımızı oluşturacağız.

Kimya

Toryumun doğal olarak bulunan altı izotopu (proton sayıları aynı, nötron sayıları farklı olan atomlara izotop denir) var. Bunlardan toryum-232 yer kabuğunda en yaygın olarak bulunan toryum izotopu. Yarı ömrü ise 14 milyar yıl yani neredeyse evrenin tahmin edilen yaşıyla eşit.

Kimya

Uranyum elementinin doğal olarak bulunan üç izotopu var (laboratuvarda yapılanlarla birlikte toplam 19 izotopu bulunuyor). Doğada bulunanlar uranyum-234, uranyum-235 ve uranyum-238.

Kimya

Mikroakışkanlar temelini fizik, kimya, biyoloji ve mühendislikten alan disiplinler arası bir araştırma alanıdır. Bu alanda minyatür sistemlerin üretilmesine yönelik araştırmalar yapılır. Bu sistemler DNA çiplerin üretimi, biyolojik tahliller ve kimyasal sentezler gibi amaçlarla kullanılabilir.

Kimya

Uluslararası bir araştırma grubu, paketleme ve tekstil alanlarında en sık kullanılan polimer türlerinden biri olan polietilen tereftalatı (PET) biyolojik olarak parçalayabilen enzimin verimliliğini artırmayı başardı.

Kimya

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde meyve ve sebzeleri kullanarak kendi pilimizi tasarlıyoruz.

Kimya

Toplumda bilim kültürünün ve iletişiminin geliştirilmesini amaçlayan Bilim ve Toplum Programları 2007 yılından bu yana Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı tarafından yürütülüyor.

Kimya

Dünya genelinde farklı üniversitelerden bilim insanları tarafından gerçekleştirilen araştırmada atmosferdeki karbondioksit seviyesindeki artışın tarım ürünlerinin protein, vitamin, mineral gibi besin değerlerini etkilediği anlaşıldı.

Kimya

Bilim insanları güçlü bir X-ışını lazeri kullanarak oda sıcaklığındaki bir miktar suyun sıcaklığını bir mikrosaniyenin on milyonda biri içerisinde 100.000°C’nin üzerine çıkarmayı başardı.