Skip to content Skip to navigation

Siz de Hatıralarınızı Beyninizde Sherlock Holmes Gibi Kaydediyor Olabilirsiniz

Dr. Tuba Sarıgül
23/12/2016 - 15:34

Sherlock dizisinin sıkı bir takipçisiyseniz Sherlock Holmes’un kullandığı “zihin sarayı” tekniği büyük ihtimalle sizde de hayranlık uyandırmıştır. Sherlock, hafızasındaki bilgileri zihninde görselleştirip belli bir düzende konumlandırdığı bu yöntem sayesinde, birçoğumuzun dikkatini çekmeyen küçük ayrıntıları bile hafızasına kaydedebiliyor, tekrar ihtiyaç duyduğunda ise zihin sarayını ziyaret ederek bu bilgilere kolayca ulaşabiliyor. Olağanüstü bir yetenek gibi düşünülebilecek bu hafıza yöntemi aslında antik çağlardan beri biliniyor ancak bu başka bir yazının konusu olsun.

Princeton ve Stanford üniversitelerinden araştırmacılar ise insanların bir olayı hafızalarına kaydetme şekillerinin birbirine benzeyip benzemediğini belirleyebilmek için bir araştırma gerçekleştirdi.

Günlük hayatta aynı ortamda bulunduğumuz insanlarla birçok anı paylaşıyoruz. Ancak insanların genellikle aynı olayı birbirinden farklı şekilde algıladıkları, sonrasında ise farklı şekilde hatırladıkları düşünülür. Sonuçları Nature Neuroscience dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları bu görüşün doğru olup olmadığını sınamak için katılımcılara 50 dakikalık bir video izletti. Bu sırada fMRI yöntemi kullanılarak katılımcıların beyin etkinlikleri kaydedildi. Daha sonra katılımcılardan izledikleri video hakkında hatırladıklarını anlatmaları istendi. Araştırmacılar bu sırada katılımcıların beyin etkinliklerini kaydetti.

Sonuçlar karşılaştırıldığında katılımcıların videodaki sahneleri izledikleri sıradaki beyin etkinliklerindeki değişimlerle, o sahneyle ilgili hatırladıklarını anlattıkları sıradaki beyin etkinliklerindeki değişimlerin birbiriyle eşleştiği anlaşıldı. Buna göre bilim insanları sadece fMRI sonuçlarını inceleyerek katılımcıların videodaki hangi sahneden bahsettiklerini doğru bir şekilde tahmin edebildi.

Araştırmada ayrıca aynı videoyu izleyen farklı insanların hem videoyu izlerken hem de videodaki sahneleri anlatırken beyinlerinde etkin olan bölgelerin birbiriyle benzer olduğu belirlendi. Bu, bir anlamda insanların aynı olayı beyinlerine kaydederken benzer şekilde kodladıkları anlamına geliyor.

Sonuçlar insanların ortak anılara sahip olduğunu gösterse de anıların zamanla nasıl kişilere özgü hale gelebildiği sorusu ise cevaplanmayı bekliyor.

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Çok acıktığınızı ve arkadaşlarınızla beraber en sevdiğiniz ev yapımı hamburgerciye gittiğinizi hayal edin. Büyük bir iştahla siparişinizi verdiniz. Ancak yan masada oturan kişi meyve suyunu höpürdeterek içiyor. Çok rahatsız oluyor ve hemen orayı terk ediyorsunuz.

Beyin ve Sinir Bilim

Bazen zamanın nasıl geçtiğini anlayamayız. Akşam olmak üzeredir ancak biz hâlâ gün ortasındaymışız gibi hissederiz. Bunun tam tersine trafiğin çok yoğun olduğu bir yerde zaman bir türlü geçmek bilmez. Peki nasıl oluyor da beynimiz zamanı farklı biçimlerde algılayabiliyor?

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Haziran 2019 probleminin çözümüne ve Temmuz 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Hiç elinizin ya da ayağınızın uyuşması nedeniyle art arda iğneler batıyormuş gibi hissettiğiniz oldu mu? Karıncalanma dediğimiz bu olay uzun süre alışılmadık pozisyonda durduğumuzda ortaya çıkar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Mayıs 2019 probleminin çözümüne ve Haziran 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Uluslararası bir araştırma grubu, farelerin gözlerine nanoparçacıklar (boyutları metrenin milyarda biri ölçeğinde olan parçacıklar) enjekte ederek kızılötesi ışığı algılamalarını sağladı. Çalışma ile ilgili makale Dr. Yuqian Ma ve arkadaşları tarafından Cell’de yayımlandı.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Nisan 2019 probleminin çözümüne ve Mayıs 2019 problemine yer veriyoruz.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Mart 2019 probleminin çözümüne ve Nisan 2019 problemine yer veriyoruz.

Beyin ve Sinir Bilim

Columbia Üniversitesi’nde çalışan bir grup mühendis, insan düşüncesini sese çeviren bir teknoloji geliştirdi. Beyin sinyallerini takip eden sistem, algıladığı kelimeleri anlaşılır bir biçimde telaffuz edebiliyor. Gelecekte, konuşma sorunları yaşayan insanların bu teknoloji sayesinde iletişim kurması mümkün olabilir.

Beyin ve Sinir Bilim

Yeni bilgiler öğrenmek ya da yeni bir hobi edinmek konusunda uzman olan beynimizde bu süreçte birtakım değişiklikler meydana geldiğini biliyor muydunuz? Gelin, bu süreci daha yakından inceleyelim.