Skip to content Skip to navigation

Soygaz Avcısı William Ramsay

22/08/2014 - 10:53

Periyodik cetvelin en sağındaki grup olan soygazlar altı element içeriyor. Bu elementler helyum, neon, argon, kripton, ksenon ve radon. Uzun yıllar başka bir elementle etkileşmedikleri düşünülen soygazların bu özellikleri 1962 yılında Neil Bartlett tarafından ksenonun XePtF6 (ksenon heksaflorolatinat) bileşiğinin sentezlenmesiyle son buldu. Günümüzde soygazların başka elementlerle oluşturduğu pek çok bileşik biliniyor.

Soygazlar grubunda yer alan altı elementin dördü (neon, argon, kripton, ksenon) tek bir bilim insanı tarafından keşfedildi: William Ramsay. 1852 yılında dünyaya gelen İskoç bilim insanı William Ramsay’in kimyaya ilgisi barutu anlatan bir kitapla başladı. Ramsay çalışmalarına İskoçya’nın Glasgow şehrinde başladı. Organik kimya üzerine yaptığı tezle Almanya’daki Tübingen Üniversitesi’nde doktorasını tamamlayan Ramsay daha sonra Glasgow’a geri döndü. Özellikle sıvı haldeki bileşiklerin molekül ağırlığını belirlerken deneylerinde kullandığı icatçı ve titiz tekniklerle tanındı.

Dönemin ünlü fizikçilerinden Lord Rayleigh havadan elde ettiği azotun yoğunluğunun diğer bileşiklerden elde edilen azottan büyük olduğunu gözlemlemişti. Bu çalışmadan haberdar olan Ramsay havada, yoğunluğu azottan daha büyük olan bir gaz araştırmaya başladı ve argon adını verdiği gazı buldu. Uranyumlu minerallerde argon arayan Ramsay, çalışmaları esnasında helyumu keşfetti. Aslında helyumun varlığı 1868’den beri biliniyordu ama Dünya’da değil Güneş’te olduğu düşünülüyordu. Ramsay Dünya’da da helyum olduğunu ispatlamış oldu. Bu keşiflerden sonra Ramsay ve birlikte çalıştığı bilim insanları havayı sıvı hale getirerek atmosferden neon, kripton ve ksenonu elde ettiler. Çalışmalarından dolayı 1904 yılında Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan William Ramsay 1916 yılında hayatını kaybetti.

William Ramsay’in altı soygazın dördünü keşfetmesinden bahsetmişken diğer iki soygaz olan helyum ve radonu hangi bilim insanlarının keşfettiğini merak edenleri de kısaca bilgilendirelim. Helyum 1868’de Fransız gökbilimci Pierre Janssen tarafından keşfedildi.  Hindistan’da güneş tutulmasını gözlemleyen Pierre Janssen helyumun sarı spektral emisyon çizgilerini fark etti. İngiliz gökbilimci Norman Lockyer de aynı durumu gözlemledi ve Yunan güneş tanrısı Helios’un ismini kullanarak elemente helyum adını verdi.

Radon ise, 1900 yılında, Alman kimyager Friedrich Ernst Dorn tarafından radyumun bozunması araştırılırken keşfedildi. Önceleri niton ismi verilen elemente 1923 yılından itibaren radon dendi.

Soygazların İsimleri Ne Anlama Geliyor?

Evrende en çok bulunan ikinci element olan helyumun adının Yunan güneş tanrısı Helios’tan geldiğini belirtmiştik. Elektrik akımı uygulandığında turuncu-kırmızı renk saçan neon bu özelliğinden dolayı ışıklı panolarda çokça kullanılmıştır. Neon kelimesi Yunanca kökenli olup “yeni” anlamına gelir. Argon atmosferde karbondioksitten yaklaşık olarak 24 kat fazla bulunmasına rağmen ancak 1894’te keşfedilebildi.

Argon da Yunanca kökenli olup “aktif olmayan” veya “tembel” anlamına gelir. Kripton ise “gizlenmiş” anlamına gelip neon gibi elektrik alana maruz kaldığında beyaz renkte görünecek şekilde parlar. Bu yüzden fotoğrafçılıkta ve florasan lambalarda kullanılır. Renksiz, kokusuz, tatsız ve kanserojen bir element olan radon kararsızdır. Granit ve benzeri taşlarda bulunan radon-226 radon-222’ye bozunur. Bu yüzden granit ve benzeri taşlar içeren evlerde radon testi yaptırmak gerekir.

İlgili İçerikler

Kimya

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde çeşitli kimyasal maddeler kullanarak ve elektrik devresi kurarak yazı yazarken kimyanın alt dallarından biri olan elektrokimyayı daha yakından tanıyoruz.

Kimya

Arşimet prensibine göre su ve hava gibi herhangi bir akışkana bırakılan bir katı cisme akışkan tarafından cismin ağırlığının karşı yönünde yani yukarı doğru bir kuvvet uygulanır. Suya bırakılan katı cisimlere uygulanan bu kuvvete suyun kaldırma kuvveti denir. 

Kimya

Bir periyodik tabloda elementler yapısal özelliklerine göre kategorilere ayrılarak sınıflandırılır. Fakat periyodik tablonun nasıl okunacağı yani periyodik tablodan neler öğrenebileceğimiz bazı önemli fizik kurallarına bağlıdır. 

Kimya

Araştırmacılar maddenin yeni bir halini keşfetti. Deneysel ve kuramsal çalışmalar potasyum metalinin yüksek basınç ve sıcaklık altında hem katı hem de sıvılara benzer özelliklere sahip olduğunu gösteriyor. 

Kimya

İnsan vücudu sürekli ısı yayar. Uzak geçmişte bu ısıyı düzenlemenin tek yolu daha kalın ya da daha ince kıyafetler giymekti. Geçtiğimiz yüzyılda kumaşlar üzerine yapılan bilimsel çalışmalarsa bu durumu değiştirdi. Günümüzde uzun mesafe koşucularının vücutlarını serin tutan ya da dağcıların vücutlarını sıcak tutan kumaşlar var.

Kimya

Parlak ve canlı renkli kalemler veya boyalar kullanmayı birçoğumuz severiz. Peki, bu boya renklerinin nasıl oluştuğunu hiç merak ettiniz mi? Deneyler köşesinin bu etkinliğinde kâğıt kromatografisi yöntemini kullanarak keçeli kalemin içindeki mürekkebi ayrıştırıp inceleyeceğiz. 

Kimya

Câbir bin Hayyan, deney ve teoriye dayalı kimyanın ortaya çıkmasının öncüsü kabul ediliyor.  Prof. Dr. Fuat Sezgin, İslam Uygarlığında Mimari, Geometri, Fizik, Kimya kitabında Câbir bin Hayyan’a özel bir başlık ayırmış.

Kimya

Bugün 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü. Bugüne özel olarak sizler için 2018 yılı TÜBİTAK Teşvik Ödülü’nü kazanan Doç. Dr. İmren Hatay Patır ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Kimya

Dimitri Mendeleyev periyodik tablonun ilk versiyonunu 150 yıl önce, 1 Mart 1869’da (miladi takvime göre) ortaya koymuştu. Bilinen 63 elementten oluşan periyodik tablonun bu taslak hali yıllar içinde birçok bilim insanının katkısıyla gelişti.

Kimya

Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı’ndan bilim insanlarının öncülüğünde bir grup araştırmacı zirkonyum-88 elementinin nötron soğurma olasılığın