Skip to content Skip to navigation

Sürüngenlerde Taklit Yoluyla Öğrenme

Dr. Mahir E. Ocak
19/11/2014 - 10:01

Kültürel ögelerin aktarılmasının temelinde, karmaşık bir bilişsel süreç olan taklit yoluyla öğrenme yatar. Bir davranışın taklit yoluyla öğrenildiğinin söylenebilmesi için, taklit eden canlının, yaptığı gözlemlerden çıkarım yapması ve davranışların altında yatan amacı kavraması gerekir. Daha önceleri taklit yoluyla öğrenmenin insanlara özgü bir davranış olduğu düşünülüyordu. Hatta insan türünün, Homo sapiens (düşünen insan) yerine Homo imitans (taklit eden insan) olarak adlandırılmasının daha doğru olduğu bile öne sürülmüştü. Ancak yakın zamanlarda yapılan bazı araştırmalar, insandan başka memeli türlerinin ve kuşların da taklit yoluyla öğrenebildiğini gösterdi. Uluslararası bir araştırma grubunun yaptığı son deneyler, sürüngenlerin de taklit yoluyla öğrenebilen canlılar listesine eklenmesi gerektiğini gösteriyor.

Sürüngenler ve memeliler aynı ortak atadan türemiş canlılar olduğu için sürüngenlerdeki bilişsel süreçlerin incelenmesi, memelilerdeki ve özellikle de insanlardaki bilişsel süreçlerin anlaşılması bakımından önemli. Araştırmacılar kısa süre önce Animal Cognition’da yayımlanan çalışmalarında bıyıklı ejderha (Pogona vitticeps) olarak adlandırılan bir sürüngen türünün kendi benzerlerini taklit ederek öğrenebilme yetisini incelemiş. Denekler ve kontrol grubu üzerinde yapılan deneyler, bıyıklı ejderhaların da insanlar gibi taklit yoluyla öğrenebildiğini gösteriyor.

Araştırma sırasında beşi erkek, yedisi dişi 12 bıyıklı ejderha kullanılmış. Daha önceleri hiçbir bilişsel deneyde yer almamış bu hayvanlar, biri kontrol grubu olmak üzere dörderli üç gruba bölünmüş. Ayrıca bir bıyıklı ejderha da taklit edilmesi beklenen davranışı 12 deney hayvanına göstermesi için eğitilmiş. Bu gösterici, özellikle dişi olarak seçilmiş. Çünkü bıyıklı ejderhalar kendi türlerinden olan canlıların erkeklerine karşı dişilerine oranla çok daha saldırgan davranıyor.

Deneyler 100 cm x 40 cm x 50 cm boyutlarında bir alanda yapılmış. İkiye bölünen alanın bir tarafına deney hayvanları diğer tarafına ise taklit edilmesi istenen davranışın yansıtıldığı bir bilgisayar ekranı konulmuş. İki bölgeyi birbirinden ayıran 40 cm x 40 cm boyutlarındaki tahtanın içinde 15 cm x 15 cm boyutlarında bir delik var. Deliği kapatan tel kapı, bir ray sistemi üzerinde sağa ya da sola doğru hareket edebiliyor. Bıyıklı ejderhalar, kafalarını ya da ayaklarını kullanarak bu tahtayı oynatabiliyor.

Deney hayvanlarına taklit edilmesi beklenen davranışı göstermesi için eğitilen bıyıklı ejderhanın tel kapıyı açarak karşı taraftaki besinlere ulaşması isteniyor. Göstericinin bu davranışı öğrenebilmesi için, önce diğer bölmede besin varken tel kapı açık bırakılmış ve hayvanın rahatça besine ulaşması sağlanmış. Daha sonra bölmeleri ayıran kapı kademe kademe kapatılarak hayvanın besine ulaşması için tel kapıyı kaydırarak açmayı öğrenmesi sağlanmış. Göstericinin her bir aşamayı geçmesi en fazla 60 dakika sürmüş ve tüm eğitim birkaç gün içinde tamamlanmış.

Göstericinin kapıyı açışı, bir bilgisayar ekranında deney hayvanlarına seyrettirilmiş ve daha sonra deneklerin davranışları gözlemlenmiş. Deneyler sonunda göstericiyi izleyen tüm hayvanların kapıyı açmayı başararak diğer bölmeye geçtiği ve besine ulaştığı görülmüş. Kontrol grubu olarak kullanılan deneklere ise kendiliğinden açılan tel kapının önünde duran bir türdeşleri gösterilmiş. Bu gruptaki bıyıklı ejderhaların hiçbiri kapıyı açarak besine ulaşmamış.

Göstericiyi izleyen hayvanların kapıyı açmayı taklit yoluyla öğrendiklerinden emin olmak için bazı hayvanlara göstericinin kapıyı sağa doğru açtığı görüntüler bazılarına ise göstericinin kapıyı sola doğru açtığı görüntüler izletilmiş. Her durumda deney hayvanlarının kapıyı gösterici ile aynı yöne doğru açtığı görülmüş.

Sürüngenlerin de taklit yoluyla öğrenebildiğini gösteren bu sonuçlar, insanlardaki karmaşık bilişsel süreçlerin altında yatan mekanizmaların çok eski olduğuna işaret ediyor.

 

Kaynak:

1

İlgili İçerikler

Biyoloji

Avustralya’nın Sidney şehrindeki Garvan Enstitüsü araştırmacıları ilk defa i-motifi adı verilen farklı bir yapıdaki DNA’nın da insan vücudunda var olduğunu gösterdi. 

Biyoloji

Bir bölgede yaşayan belirli bir canlı türünün sayısını nasıl hesaplayabilirsiniz? “Canlıların tamamını tek tek yakalayıp sayarak” şeklinde bir çözüm aklınıza gelmiş olabilir. Ancak canlıların tamamını yakalamak, özellikle canlı sayısının çok yüksek ve canlıların yaşadığı bölgenin çok geniş olması durumda, mümkün değildir.

Biyoloji

Balinalar suda yaşayan memeli türlerinden biridir. Deniz memelilerinin karada yaşayan memeli türlerinden önemli bir farkı var. Suyun altında çok uzun süre nefeslerini tutabiliyorlar. Örneğin insanlar en fazla birkaç dakika nefeslerini tutabilirken, bazı balina türleri iki saat nefes almadan suyun altında kalabiliyor.

Biyoloji

Bu yıl 49.’su düzenlenen TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın final sergisi 16-18 Nisan tarihleri arasında Antalya Kepez Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Biyoloji

Japonya’daki RIKEN Sürdürülebilir Kaynaklar Bilim Merkezi’nde çalışan bir grup araştırmacı bitkilerin su kaybetmesini önleyen bir hormon keşfetti.

Biyoloji

Japon kâğıt katlama sanatı origami ile birbirinden farklı objeler tasarlamak mümkün. Peki aynı el sanatını kâğıt yerine DNA’yı (deoksiribonükleik asit) kullanarak gerçekleştirebilir miyiz?

Biyoloji

Bal insanların çok eski zamanlardan beri şeker kaynağı olarak kullandığı bir besin. Bal büyük oranda şekerden oluşur. Ayrıca içinde enzimler, amino asitler, vitaminler, mineraller ve başka organik maddeler de vardır.

Biyoloji

Baykuşlar çok sessiz uçabilir. Bu sayede avlarını, onlar tarafından fark edilmeden yakalayabilirler. Baykuşlar uçarken kanat çırptıkları sırada neredeyse hiç ses duyulmamasının nedeni, kanatların ve kanatlardaki tüylerin şekli ve yapısıyla yakından ilişkili.

Biyoloji

Antarktika’daki Peninsula Yarımadası’nın kuzey ucundaki Danger Takımadaları’nda 1,5 milyondan fazla Adélie pengueninden oluşan bir koloni keşfedildi. Araştırmanın sonuçları Scientific Reports dergisinde yayımlandı.

Biyoloji

Deneyler köşesinin yeni etkinliğinde evde kolaylıkla bulabileceğimiz malzemelerle çileğin DNA’sını açığa çıkararak, DNA’nın ipliksi yapısını gözlemliyoruz.