Skip to content Skip to navigation

Tasarımcı ve Mühendis Hayvanlar

Dr. Tuba Sarıgül
15/10/2018 - 12:00

İnsanların en temel ihtiyaçlarından biri barınmadır. Çünkü zorlayıcı çevre koşullarından ve tehlikeli canlılardan korunmak için güvenli bir yuvaya ihtiyaç duyarız. Geçmişte insanlar ağaç ve taş gibi doğal malzemeleri kullanarak barınaklar yapıyordu. Zaman geçtikçe barınma ihtiyacını karşılamanın ötesinde işlevlere sahip yapılar inşa edilmeye başlandı. Köprüler, devasa kubbeli ibadethaneler, barajlar, gökdelenler, stadyumlar tasarım ve mühendislik bilgilerinin birleştirilmesi sayesinde yapılabildi.

İnsanlar dışında başka canlılar da belirli ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılar inşa ediyor. Kuş yuvaları, örümcek ağları ve arı kovanı bu yapılardan bazıları. Bu yazıda size tasarım ve mühendislik alanında “uzman” bazı hayvanları tanıtmaya çalışacağız.

 

Çok Katlı Kuş Yuvaları

Kuş yuvaları hayvanların inşa ettiği yapılar arasında en aşina olduklarımızdan biri. Kuşlar yumurtalarını koruyabilecekleri ve yavruları büyütebilecekleri güvenli bir alan sağlamak için yuva yaparlar.

Güney Afrika’da yaşayan bir dokumacı kuş türü olan Philetairus socius çok sayıda bireyin birlikte yaşadığı yuvalar inşa eder. Tek bir yuvada 100’den fazla kuş çifti yaşayabilir. Afrika’daki dokumacı kuşlar yuvalarını kuru ot gibi ince malzemelerden yaparken, yuvanın üstü çalı dalları gibi daha kalın ve sert malzemelerle örtülür. 7,5 metre yüksekliğinde ve 3,5 metre genişliğinde olabilen yuvalar farklı bölümlerden oluşabilir. Her bölümde kuş çiftlerinin tüneyebileceği çok sayıda odacık vardır.

Yuvaların başka bir ilginç özelliği yuvanın içine girilen açıklıkların altta ya da yanda olmasıdır. Bu sayede kuşlar için tehlike oluşturan canlıların yuvaya girmesi zorlaşır. Afrika’daki dokumacı kuşlar yuvalarını birlikte inşa eder ve sadece üreme döneminde değil yıl boyunca kullanırlar. Isı yalıtımı sağlayan bu yuvalar soğuk kış gecelerinde ve çok sıcak yaz günlerinde kuşları zorlayıcı hava koşullarından korur. Afrika’daki dokumacı kuşların yuvalarının bazıları 100 yıldan fazla süre kullanılabilir.

 

Ağaçtan Yapılmış Baraj

Kunduzlar, mühendislik ve mimarlık becerileri açısından hayvanlar dünyasının en tanınmış üyelerinden biridir. Yarı sucul bir hayvan olan kunduzlar zamanlarının bir bölümünü suda geçirir. Çoğunlukla göl, gölet ve akarsu kenarlarında yaşarlar. Kunduzlar insanlara benzer şekilde çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak için çevrelerini değiştirebilir.

Kunduzlar ağaç kabukları ve bitkilerle beslenir. Keskin ön dişleri sayesinde ağaçların kabuklarını soyabilir ve küçük ağaçları kesebilirler. Su kaynaklarının üzerine baraj, kanal ve barınak inşa edebilirler. Kunduzlar baraj inşa ederken ağaç kütüklerini, dalları, çalıları, çamur ve taşları kullanır. Ağaç gövdeleri barajın temelini oluşturur. Daha sonra dallar ve çalılar birbirinin içine geçmiş şekilde yerleştirilir. Çamur ve kuru otlar ile baraj duvarlarının dışı kaplanır.

Kunduzlar yuvalarını yaptıkları barajın içine inşa eder. Yuva su seviyesinin üzerinde olmasına rağmen girişi su altındadır. Böylece kendileri için tehlike oluşturan hayvanlardan korunabilirler. Kunduzların barajın içine açtıkları tüneller yuva ile çıkış arasındaki bağlantıyı sağlar. Suyun derinliği ve akış hızı çok önemlidir. Kunduzlar derinliği bir metrenin altında olan sularda baraj inşa eder. Daha derin sularda ise suyun dibine temas etmeyen yuvalar yaparlar.

 

Güneş Enerjili Havalandırma Sistemine Sahip Termit Gökdelenleri

Beyaz karınca olarak da isimlendirilen termitler, arılar ve karıncalar gibi toplu halde yaşayan ve aralarında iş bölümü olan canlılardır. Bazı termit türleri yuvalarını tamamen toprağın altında yaparken bazılarının yaptığı yuvaların bir bölümü toprağın üstüne doğru yükselir. Bazı termit türleri ise nemli ve kuru ağaçların içinde yuva yapar. Termitler yuvaların yapımında, tükürük gibi salgılarıyla karıştırdıkları kil ve organik maddeleri kullanır.

Termitler çok küçük canlılar olmalarına rağmen (boyları genellikle 0,5-1,5 milimetre arasındadır) toprağın üstündeki bölümü birkaç metre yüksekliğinde olan yuvalar inşa edebilir. Bu şekilde yuva yapan termitler genellikle Afrika’da yaşar. Yuvanın toprağın üstündeki kısmı koni biçimindedir. Yapının dış kısmı çok basit görünse de tünel ağları ve galeri şeklinde boşluklar bulunan iç kısım hayli karmaşıktır.

Termit yuvalarında havadaki nemin, sıcaklığın ve karbondioksit seviyesinin kontrol edilmesini sağlayan doğal bir havalandırma sistemi vardır. Bu sistemde yuvanın dış kısmına temas eden güneş ışınları içeride sıcaklık farklarının oluşmasına neden olur. Yuvanın içindeki hava sıcaklık farkı nedeniyle hareket eder. Yuvanın dış malzemesinin gözenekli yapıda olması ve bazı yuvalarda dışarıya doğru açılan tüneller bulunması sayesinde havadaki gazlar dışarıdan içeriye ve içeriden dışarıya doğru geçebilir.

 

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Biyoloji

2017’de Madagaskar’da keşfettiği yeni çekirge türleri ile tanınan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Zooloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olan Prof. Dr. Mustafa Ünal ile araştırmaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

DNA yani deoksiribonükleik asit bütün canlı organizmaların hücrelerinde bulunan ve canlının tüm genetik özelliklerini taşıyan moleküldür. DNA ikili sarmal yapıdadır. Yani DNA’nın yapısında birbirine dolanmış şekilde iki zincir bulunur.

Biyoloji

Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Öğrenci Kulübü tarafından düzenlenen 7. BioForm etkinliği, 27-29 Kasım tarihleri arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü Elektrik-Elektronik Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştiriliyor.

Biyoloji

Kartallar, şahinler, doğanlar, deliceler, kerkenezler, atmacalar ve çaylaklar  Türkiye’de de sayılı türleri olan gündüz yırtıcılarıdır. Bu kuşlar yüksek strateji geliştirme yetenekleri, manevra kabiliyetleri, hızlı uçmaları ve avlarını çok uzak mesafelerden bile görebilmeleri ile her zaman insanların ilgi odağı olmuştur. Ancak ak çaylaklar bu yırtıcılar arasında en az bilinenidir. 

Biyoloji

Biyofloresan canlının ışığı soğurması ve farklı renkte tekrar yaymasıdır. Bu olay denizlerde ve karalarda yaşayan bazı canlı türlerinde görülen biyolüminesans olayından farklıdır. Biyofloresan, canlıların derilerinde veya dokularında bulunan ve ışığı soğuran proteinler sayesinde gerçekleşir.

Biyoloji

Oxford Üniversitesinden bilim insanları, şempanzelerin yüzlerini tanımak ve onları doğal yaşam ortamlarında izlemek için yeni bir yapay zekâ teknolojisi geliştirdi. Araştırmanın sonuçları Science Advances dergisinde yayımlandı.

Biyoloji

Fosfat, şeker ve azot içeren baz (adenin, guanin, sitozin ve timin) gruplarının bir araya gelmesiyle oluşan DNA hücrelerimizde kalıtsal bilgiyi taşıyan moleküldür. DNA birbirine sarmal şekilde bağlanmış iki zincirden meydana gelir. Her bir zincir nükleotid olarak isimlendirilen molekül birimlerinin bir araya gelmesiyle oluşur.

Biyoloji

Adli tıp araştırmalarında olay yerinden alınan DNA örneklerinden suçluların belirlenmeye çalışıldığına polisiye dizilerde ya da filmlerde tanık olmuşsunuzdur. DNA dizisindeki kişiye özgü sıralamaları analiz ederek bir DNA örneğinin kime ait olduğunu belirlemeye yarayan yöntem DNA parmak izi olarak isimlendiriliyor. Peki, bu yöntem nasıl çalışıyor?

Biyoloji

Belki sizi şaşırtabilir ama Türkiye’de bir zamanlar çita, aslan, Hazar kaplanı, pars gibi büyük kediler yaşıyordu. Bunlardan çita en son 13. yüzyılda, aslan 19. yüzyılın başlarında, pars ve Hazar kaplanı ise 1970’li yıllarda ülkemizde görülmüş. Günümüzdeyse kedi ailesinden vaşaklar, yaban kedileri, saz kedisi ve karakulak gibi türler, soyları tehdit altında olsa da, hâlen Türkiye’de yaşıyor.

Biyoloji

Güney Amerika’daki sularda yaşayan 250’den fazla türde balığın yön bulmak ve birbirleriyle iletişim kurmak için elektrik ürettiği biliniyor. Ayrıca görünüşleri yılana benzediği için elektrikli yılan balığı olarak adlandırılan türler avlanmak ve kendilerini savunmak için de elektrik kullanıyor.