Skip to content Skip to navigation

Tektonik Hareketlerin Sebebi Nedir?

Dr. Mahir E. Ocak
17/08/2016 - 09:21

Doğal afetlerin en yıkıcılarından biri de depremler. Türkiye de bir deprem ülkesi. Her gün çok sayıda küçük deprem oluyor ve bunların pek çoğunu hissetmiyoruz bile. Ancak ara sıra gerçekleşen büyük depremler felaketlere neden olabiliyor.

Depremlerin meydana gelmesinin nedeni, özetle yer kabuğundaki levhaların hareketi; bu levhaların hareket etmesinin nedeni ise Dünya’nın merkezinden yayılan ısıdır.

Depremlerin nasıl meydana geldiğini daha iyi anlayabilmek için, öncelikle günlük hayatta aşina olduğumuz daha basit bir örneğe odaklanalım. İçi su dolu bir kap olsun ve bu kabı bir ısıtıcı yardımıyla ısıtalım. Başlangıçta sıvının sıcaklığı her bölgede hemen hemen aynı olsa bile bu durum kısa süre içinde değişecektir. Isı kaynağına yakın olan alt kısımlar hızla ısınırken ısının üst kısımlara yayılması zaman alır. Sıcaklığı artan alt kısımdaki moleküller, yukarıya doğru hareket etmeye başlar. Böylece ısı moleküller tarafından yukarıya taşınır. Ayrıca moleküllerin birbiriyle etkileşmesi de ısının dağılmasına neden olur. Isınan moleküller yukarıya doğru hareket ederken, bu moleküllerin yerini üst kısımlardan gelen daha soğuk moleküller alır. Özetle ısınma, kabın içindeki sıvının karışmasına neden olur. Ötelenmeyi ve yayılmayı içeren bu harekete konveksiyon denir.

Dünya’nın merkezindeki yüksek sıcaklık da konveksiyona neden olur. Sıcaklığı yaklaşık 6000°C olan çekirdeğe yakın bölgeler ısının etkisiyle yüzeye doğru hareket ederken yüzeye yakın bölgeler ise merkeze doğru batar. Konveksiyon sonucunda yer kabuğundaki levhaların hareket etmesiyle tektonik hareketler meydana gelir.

Yer kabuğundaki levhalar sürekli hareket eder ancak bu hareketler düzenli değildir. Bazı bölgelerde -örneğin Atlantik Okyanusu’nda- levhalar birbirinden uzaklaşır, bazı bölgelerde -örneğin Güney Amerika’daki Peru-Şili Hendeği’nde- levhalardan biri diğerinin altına batar, bazı bölgelerde -örneğin Kaliforniya’daki San Andreas Kırığı’nda- ise levhalar birbirine sürtünür. Levhaların hareketi çok yavaştır. Ancak levhaların birbiriyle karşılaşması büyük depremlere sebep olabilir. İki tektonik levha birbirini itmeye başladığı zaman bir gerginlik oluşur ve bu gerginlik zamanla artar. Levhaları meydana getiren kayaların bu gerginliğe dayanamayarak kırılmasıyla depremler meydana gelir. Depremlerden sonra yer kabuğunda görülen çatlaklar, deprem olduğu için oluşmaz. Aksine bu çatlaklar depremlerin sebebidir.

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Geçmişi günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine kadar uzanan Göbeklitepe Arkeolojik Alanı’nda yapılan kazı çalışmaları hızla devam ediyor. Göbeklitepe uygarlık tarihi ile ilgili bildiklerimizi tamamen değiştirebilir.

Yerbilimleri

İstanbul’da geçmişte çok büyük depremler meydana geldiği biliniyor. 22 Mayıs 1766 yılında meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki son büyük deprem, kentte çok büyük bir yıkıma sebep olmuştu.

Yerbilimleri

Uluslararası Yerbilimleri Birliğinin bir parçası olan Uluslararası Katmanbilgisi Komisyonu yaklaşık on yıl önce Antroposen Çalışma Grubu adlı bir kurul oluşturmuştu. Otuz dört üyeden oluşan kurulun görevi, Antroposen olarak adlandırılan, insan etkinliklerinin yerküreyi şekillendirdiği yeni bir jeolojik çağın başlayıp başlamadığı hakkında karar vermekti. 

Yerbilimleri

Volkanik patlamalar sonucu ağaçlar, evler, tarlalar, yollar ve fabrikalar zarar görebilir. Hatta can kayıpları bile yaşanabilir. Peki tarihten bu yana birçok yeri yaşanmaz hale getiren bu doğal afet nasıl gerçekleşiyor?

Yerbilimleri

Binlerce yıl toprak altında kaldıktan sonra gün yüzüne çıkarılan arkeolojik eserlerin yüzeylerindeki doğal aşınmalar arkeologlar ve yazıt bilimciler için eserleri incelemeyi zorlaştırabiliyor. Peki, araştırmacılar bu zorluğu aşmak için neler yapıyor, hangi yöntemleri uyguluyor?

Yerbilimleri

Princeton Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar yeryüzünün 660 kilometre altındaki, yukarı manto ile aşağı mantoyu birbirinden ayıran katmanda devasa “dağlar” olduğuna işaret ediyor. Wenbo Wu, Sidao Ni ve Jessica Irving tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Yerbilimleri

Deprem konusunda uluslararası düzeydeki üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Mustafa Erdik ile deprem ve Türkiye’deki deprem çalışmalarıyla ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yerbilimleri

Fotoğrafta gördüğünüz neredeyse dikdörtgen prizma biçimindeki beyaz yapı tamamen doğal yollarla oluşmuş bir buzdağı.

Yerbilimleri

Geçmişte  Britanya Adası’nın iki antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğu düşünülürdü. Ancak Plymouth Üniversitesi’nden bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar Britanya Adası’nın iki değil üç antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğuna işaret ediyor.

Yerbilimleri

Mavi delikler, deniz seviyesinin günümüzden daha düşük olduğu buz devirlerinde oluşmuş obruklardır. Genellikle kenarları dik, ağzı daire biçimdeki bu çukurlar deniz seviyesi yükseldikten sonra su altında kalmış.