Skip to content Skip to navigation

Teri Analiz Eden Sensör

Dr. Mahir E. Ocak
10/09/2019 - 09:30

Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesinde çalışan Dr. Hnin Yin Yin Nyein ve arkadaşları, teri analiz eden bir sensör geliştirdi. Tasarımı ve üretimi Science Advances’ta yayımlanan makalede detaylı bir biçimde açıklanan sensör, terleme miktarı ve terin içerdiği maddeler hakkında bilgi topluyor. Araştırmacılar gelecekte kan alma gibi vücuda müdahaleler yapılan yöntemlere gerek kalmadan, teri analiz ederek insan sağlığı hakkında veri toplayan cihazlar geliştirmeyi amaçlıyor.

Geliştirilen cihaz spiral biçimli bir tüpten oluşuyor. Tüpteki sensörler terin tüp içindeki akış hızını ölçerek bir insanın ne kadar terlediği hakkında tahmin yapıyor. Ayrıca cihaz üzerinde terdeki potasyum ve sodyum iyonlarının ve glikozun miktarını ölçen kimyasal madde sensörleri de var.

Araştırmacılar geliştirdikleri sensörün insan sağlığı hakkında ne ölçüde bilgi verebileceğini görmek için çeşitli testler yapmış. Çok sayıda gönüllünün alınlarına, kollarına, koltuk altlarına ve sırtlarına sensörler yerleştirilmiş. Egzersiz bisikletleri sürülürken yapılan testler sırasında gönüllülerin terleme miktarı ile terlerindeki sodyum ve potasyum seviyeleri ölçülmüş. Sonuçlar vücudun çeşitli bölgelerindeki terleme miktarlarının vücudun toplamdaki sıvı kaybı hakkında fikir verdiğini gösteriyor. Bu sensörü kullanarak atletlerin idman ve yarışmalar sırasındaki sıvı kaybını ve kendilerini aşırı zorlayıp zorlamadıklarını takip etmek mümkün olabilir.

Araştırmacılar, geliştirdikleri sensörün diyabet hastaları için de yararlı olup olmayacağını test etmek için kan şekeri ölçümleri yapmış ve elde ettikleri sonuçları terdeki glikoz miktarı ile ilgili ölçümlerle karşılaştırmışlar. Ancak sonuçlar sadece terdeki glikoz miktarına bakarak kan şekeri hakkında fikir edinmenin kolay olmadığını, daha karmaşık yöntemlere ihtiyaç olduğunu gösteriyor.

İlgili İçerikler

Kimya

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildi. Bilim Genç olarak 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız. Prof. Dr. Fuat Sezgin anısına hazırladığımız diğer yazılara ulaşmak için tıklayın.

Kimya

İdeal gazların hareketlerini ve birbirleriyle etkileşmelerini bilardo ya da pinpon toplarınınkine benzetebiliriz. Bu etkinliğimizde de pipon toplarını kullanarak maddenin gaz hâlinin bir benzetimini yapacağız.

Kimya

Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından üniversite ve lise öğrencilerine konuşma yapmak üzere Türkiye’ye gelen Nobel ödüllü Prof. Dr. Agre başarı hikâyesini Bilim Genç’e anlattı.

Kimya

Herhangi bir maddenin bir molü atomlarının ya da moleküllerinin belirli bir sayısıdır. Bu değer Avogadro sayısıyla ifade edilir. Avogadro sayısının ismi İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro’dan gelir.

Kimya

Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde (MIT) çalışan Kehang Cui ve Brian L. Wardle, bilinen en kara malzemeyi üretti. Malzeme, üzerine düşen ışığın %99,995’inden fazlasını soğuruyor.

Kimya

Kimyacılar, yapılarında meydana gelen değişimleri öğrenmek için genellikle maddeleri ısıtır. Katı hâldeki maddelerin bazıları ısıtıldıklarında erir bazıları sıvı hâle geçmeden doğrudan buharlaşır yani süblimleşir. Sıvılar ise genellikle gaz hâle geçer. Soğutulduklarında eski hâllerine dönerler.

Kimya

Nobel Kimya Ödülü’nün 2019 yılındaki sahipleri, Austin’deki Texas Üniversitesinden John B. Goodenough, New York Eyalet Üniversitesinden M. Stanley Whittingham ve Meijo Üniversitesinden Akira Yoshino oldu. Araştırmacıların lityum iyon pillerin geliştirilmesine yaptıkları önemli katkılar sebebiyle ödüle layık görüldükleri açıklandı.

Kimya

Georgia Teknoloji Enstitüsünden Paul Kohl ve arkadaşları güneş ışığına maruz kaldığında kendiliğinden yok olan bir tür plastik malzeme geliştirdi.

Kimya

Laboratuvar ortamında üretilen bir malzeme tıpkı gerçek bir doku gibi metabolik reaksiyonları gerçekleştirebilir, aynı zamanda vücutla uyumlu olabilir mi? Bilim kurgu filmlerinde karşılaşabileceğimiz bu durum biyolojik nanomalzemeler sayesinde mümkün olabilir.

Kimya

Yeryüzünün pek çok bölgesinde insanlar temiz suya erişmekte güçlük geçiyor. Üstelik küresel iklim değişikliği ve insan etkinlikleri sebebiyle gelecekte durumun daha da kötüleşme ihtimali var. Bu soruna çare bulmak için çalışmalar yapan Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesinden Prof. Dr. Omar Yaghi ve arkadaşları, atmosferden su buharı toplayarak içme suyu üreten bir cihaz geliştirdi.