Skip to content Skip to navigation

Timsah Dişleri İlham Kaynağı Oldu

Dr. Özlem Ak İkinci
17/07/2014 - 14:20

Tipik bir Amerikan timsahı hayatı boyunca 4000 dişe sahip olabilir. Timsahlar sahip oldukları 80 dişi yaşamları süresince 50 kez yenileyebiliyor. Proceedings of the National Academy of Science’ta yayımlanan bir çalışmada bu yenilenme işleminin mekanizmasının temeline dair ipuçlarına ulaşıldı. Bu ipuçlarının uzmanlara insanda diş yenilenmesi konusunda yardımcı olacağı tahmin ediliyor.

Pek çok sürüngen yaşamları boyunca dişlerini yenileyebiliyor. Fakat memeliler bazı nedenlerden dolayı bu yeteneklerini kaybetmiş. Örneğin insanda sadece bir set bebek dişi gelişiyor ve bunlar daha sonra yetişkin dişleriyle yer değiştiriyor. Bu aşamadan sonra diş yenilenmesi duruyor (nadir görülen birkaç istisna dışında). Çünkü insanlarda diş etindeki dental lamina denilen dokudaki kök hücreler yetişkin dişleri çıktıktan sonra bir çeşit uyku durumuna geçiyor. Yapılan araştırmadan elde edilen veriler bu hücreleri, dişlerini kaybeden yaşlı kişilerin üçüncü set dişlerinin çıkabilmesi için tekrar etkin hale getirmenin mümkün olabileceğini gösterdi.

Fareler, Yılanlar ve Gekolar

Araştırma ekibinde yer alan ve Helsinki Üniversitesi’nde araştırmalarını sürdüren Irma Thesleff, yenilenme mekanizması hakkında elde ettikleri bütün yeni verilerin önemli olduğunu ve hepsinin de insanlarda yeni diş gelişimini sağlamak için yardımcı olacağını söylüyor.

Memelilerde diş yenilenmesi konusunda yapılan çalışmalarda şu an fareler model olarak kullanılıyor. Çünkü fareler ön kesici dişlerini tekrar tekrar yenilenebiliyor. Fakat farede tam bir set diş sadece bir kez yenileniyor ve bir ön kesici dişin gelişimi tüm bir set dişin gelişimiyle aynı değil.

Bu nedenle bilim insanları dişlerini yenileyebilen hayvanları yakından incelemeye başladı. British Columbia Üniversitesi’nden Joy Richman ve meslektaşları yılanların ve gekoların diş etlerindeki kök hücreleri tanımladılar. Bu kök hücreler sürüngenlerin dişlerini sürekli yenilemelerini sağlıyor. Timsah üzerinde yapılan çalışma ise bir önceki çalışmaya umut verici başka bir boyut kazandırdı. Çünkü timsah dişleri yılan ve gekodaki gibi diş etine liflerle bağlanmak yerine insanın çene kemiğine benzeyen kemiksi bir yuvadan gelişiyor.

Bu yeni çalışmada moleküler araçlar kullanılarak ilk kez timsah çenesinin özellikleri araştırıldı. Araştırmacılar timsahın yeni dişlerini oluşturan kök hücrelerin hangileri olduğunu belirledi ve daha fazla bilgi edinmek için bu kök hücreleri incelediler.

Deneylerden birinde araştırmacılar anestezi uygulanmış 4 timsahtan 20 tane diş çekti. Sekiz hafta sonra timsahlar arasında yaptıkları karşılaştırma ve kontrol sonucunda diş çekiminin yeni diş gelişimini hızlandırdığını tespit ettiler.

Oysa pek çok bilim insanı sürüngenlerin diş değişiminin bir program/takvim dâhilinde gerçekleştiğini, diş yenilenmesinin diş kırılmasına ya da aşınmaya bağlı olmadığını düşünüyordu.

Bir sonraki aşamada araştırmacılar diş yenilenmesini tetikleyen ve insanda da kullanılabilecek pek çok biyolojik bileşiği test etti. Wnt olarak adlandırılan proteinin yenilenme sürecinin kontrolünde önemli olduğunu ancak bu karmaşık sürecin pek çok gen ve bir dizi moleküler tepkime tarafından kontrol edildiğini gördüler. Gelecekte yapılması planlanan araştırmada ise doktorlar dişlerin gelişimini tetikleyen ve kontrol eden molekülü bulmaya odaklanacak.

Timsahlar diş yenilenmesi konusunda yeni bir model hayvan olsa da, şu an sadece en maceracı laboratuvarlar için popülerler. Model hayvan olarak timsahı kullanan araştırma ekipleri bir yıl içinde pek çok genç timsah arayıp bulmak zorunda. Yakalanan genç timsahlar su dolu bir küvette tutuluyor, fakat yaklaşık 3,5 metrelik ve yarım tonluk bir yetişkin olduklarında bu yöntemin uygulanabilirliği hayli azalıyor.

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Kimi zaman bazı yiyecekleri canımız diğerlerine göre daha çok çeker. Bunun sebebiyse vücudumuz için gerekli besin maddelerini günlük olarak belirli oranlarda almak zorunda olmamız.

Tıp ve Sağlık

Yeni tip koronavirüsün ağız, burun, boğaz gibi solunum yollarından geçip akciğerlere ve havayı soluk borusundan akciğerlere taşıyan hava yolları olan bronşlara yerleştiği ve bunun sonucunda virüsün bulaştığı kişide solunum yetmezliğinin ortaya çıktığı artık biliniyor.

Tıp ve Sağlık

Yeni tip koronavirüs, solunum yolu enfeksiyonuna neden oluyor. Bu nedenle COVID-19’a yakalanan hastalardan ciddi solunum yetmezliği yaşayanların tedavisinde mekanik ventilatörlere yani solunum cihazlarına ihtiyaç duyuluyor.

Tıp ve Sağlık

Kısa bir sürede tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüsün neden olduğu COVID-19 hastalığının henüz bir tedavisi ya da aşısı bulunmuyor.

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacı, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde hayvanların beyninde ağrı algısını kontrol eden bir bölge keşfetti. 

Tıp ve Sağlık

Virüslerin neden olduğu solunum yolu enfeksiyonları, virüs taşıyan kişinin nefes alıp verirken, konuşurken, öksürürken ve hapşırırken açığa çıkardığı damlacıkların başka bir insana bulaşması ile ortaya çıkıyor.

Tıp ve Sağlık

Yapılan araştırmalar, COVID-19’a yakalanan kişilerde yaygın olarak D vitamini eksikliği olduğunu gösteriyor. Peki vitamin, mineral veya gıda takviyeleri bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine nasıl katkı sağlıyor?

Tıp ve Sağlık

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün her yaştaki insana ve özellikle gençlere tavsiye olarak verdiği bu sözü, spor yapan kişinin zihinsel olarak da sağlıklı olacağını anlatıyor. Peki, spor yapmak beynimizi nasıl etkiler?

Tıp ve Sağlık

Yeni tip koronavirüs nedeniyle hasta olan kişi sayısı her geçen gün artıyor. Yeni tip koronavirüs için aşı adayı çalışmalarından biri olan Sinovac Biotech’in aşı çalışmasıyla ilgili detaylar ise yakın zamanlarda Science dergisinde yayımlandı.

Tıp ve Sağlık

Bütün hastalıkların bir aşısı olmasa da bugüne kadar pek çok hastalığa karşı aşı geliştirilmiştir. Peki aşı vücudumuzu hastalıklardan nasıl korur?