Skip to content Skip to navigation

Türkiye’nin Uçan Kırlangıç Balığı

Ayşenur Okatan
07/06/2019 - 10:00

İskorpitgiller takımında yer alan uçan kırlangıç balığı dünyada tuzlu, sıcak ve ılıman denizlerde yaşar. Türkiye’de ise Marmara, Akdeniz ve Ege sularında görülür.

Diğer balıklardan farklı olarak bu balıkların yan yüzgeçleri kuş kanadına benzer. Normalde hayli yavaştırlar. Fakat tehlike anında yüzgeçlerini geniş bir biçimde açarak çok hızlı hareket edebilirler.

Bulundukları ortama uyum sağlama amaçlı renk değiştirme özellikleri düşmanlarından saklanmalarını, korunmalarını ve avlarını kolayca yakalayabilmelerini sağlar. Bu türün genç bireyleri koyu kahverengi tonlarında olurken ergin bireylerin rengi daha açık kahverengidir. Ergin bireylerin sırt kısımlarında açık mavi ve koyu kahverengi benekler bulunur. Kanada benzeyen yüzgeçlerinin ucundaysa mavi bir şerit vardır. Mavi şeritleri ancak kanatları açıldığında görülebilir.

Uçan kırlangıç balıkları kumlu ve çamurlu zeminlerin dip kısımlarında yaşar. Genellikle 10-30 metre arasında yaşamalarına rağmen 300 metre kadar derine inebilirler. Boyları 40-50 cm kadar olabilir. Küçük yengeç, karides, denizyıldızı, kurt ve balıklarla beslenirler.

Uçan kırlangıç balıklarının diğer balıklardan bir diğer farkıysa zemin üzerinde yürüyormuş gibi hareket etmeleridir. Bu durum karın yüzgeçlerinin hemen yanında bulunan organlar sayesinde gerçekleşir. Bu organlar aynı zamanda balığın zeminde dengede durmasını da sağlar.

Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan Kırmızı Liste’nin “Düşük Riskli” kategorisinde yer alması bu türün doğadaki nüfusunun yüksek olduğunu gösteriyor.

 

Kaynaklar:

 

İlgili İçerikler

Biyoloji

Biyofloresan canlının ışığı soğurması ve farklı renkte tekrar yaymasıdır. Bu olay denizlerde ve karalarda yaşayan bazı canlı türlerinde görülen biyolüminesans olayından farklıdır. Biyofloresan, canlıların derilerinde veya dokularında bulunan ve ışığı soğuran proteinler sayesinde gerçekleşir.

Biyoloji

Oxford Üniversitesinden bilim insanları, şempanzelerin yüzlerini tanımak ve onları doğal yaşam ortamlarında izlemek için yeni bir yapay zekâ teknolojisi geliştirdi. Araştırmanın sonuçları Science Advances dergisinde yayımlandı.

Biyoloji

Fosfat, şeker ve azot içeren baz (adenin, guanin, sitozin ve timin) gruplarının bir araya gelmesiyle oluşan DNA hücrelerimizde kalıtsal bilgiyi taşıyan moleküldür. DNA birbirine sarmal şekilde bağlanmış iki zincirden meydana gelir. Her bir zincir nükleotid olarak isimlendirilen molekül birimlerinin bir araya gelmesiyle oluşur.

Biyoloji

Adli tıp araştırmalarında olay yerinden alınan DNA örneklerinden suçluların belirlenmeye çalışıldığına polisiye dizilerde ya da filmlerde tanık olmuşsunuzdur. DNA dizisindeki kişiye özgü sıralamaları analiz ederek bir DNA örneğinin kime ait olduğunu belirlemeye yarayan yöntem DNA parmak izi olarak isimlendiriliyor. Peki, bu yöntem nasıl çalışıyor?

Biyoloji

Belki sizi şaşırtabilir ama Türkiye’de bir zamanlar çita, aslan, Hazar kaplanı, pars gibi büyük kediler yaşıyordu. Bunlardan çita en son 13. yüzyılda, aslan 19. yüzyılın başlarında, pars ve Hazar kaplanı ise 1970’li yıllarda ülkemizde görülmüş. Günümüzdeyse kedi ailesinden vaşaklar, yaban kedileri, saz kedisi ve karakulak gibi türler, soyları tehdit altında olsa da, hâlen Türkiye’de yaşıyor.

Biyoloji

Güney Amerika’daki sularda yaşayan 250’den fazla türde balığın yön bulmak ve birbirleriyle iletişim kurmak için elektrik ürettiği biliniyor. Ayrıca görünüşleri yılana benzediği için elektrikli yılan balığı olarak adlandırılan türler avlanmak ve kendilerini savunmak için de elektrik kullanıyor.

Biyoloji

Doğada bazı hayvan türlerinin sayısı kıtlık, aşırı avlanma, iklim değişikliği ya da yaşam alanlarının daralması sonucu azalır. Hatta bu durum soylarının tamamen tükenmesine kadar gidebilir. Fakat bazen soyu tükendi diye düşündüğümüz türler uzun bir aradan sonra tekrar ortaya çıkar. Türkiye’deki bu türlerden biri de balık baykuşudur.

Biyoloji

Daha önce arıların sıfırı kavrayabildiği ve bu yüzden soyut matematikle ilgili kavramları anlamlandırabildiği üzerine gerçekleştirilen araştırmayı yürüten ekip arılar üzerinde çalışmaya devam etti ve arıların sembolleri sayılarla eşleştirebildiğini keşfetti.

Biyoloji

Bilim insanları, kuşların gagalarındaki bazı hücrelerin pusula işlevi gördüğünü ve bu durumun kuşların uzun ve karmaşık rotalarda yaptıkları yolculuklarda yön bulmalarına yardımcı olduğunu düşünüyordu. Fakat yakın zamanda yapılan bir araştırma, kuşların yönlerini kolaylıkla bulabilmesini sağlayan şeyin gözlerinde bulunan bir protein olduğunu gösterdi.

Biyoloji

ABD’deki Utah Sağlık Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, Clostridia (20-30 ayrı bakteriyi içine alan bir sınıf) ba