Skip to content Skip to navigation

Türkiye’nin Uçan Yırtıcısı: Ak Çaylak

Ayşenur Okatan
18/11/2019 - 17:24

Kartallar, şahinler, doğanlar, deliceler, kerkenezler, atmacalar ve çaylaklar  Türkiye’de de sayılı türleri olan gündüz yırtıcılarıdır. Bu kuşlar yüksek strateji geliştirme yetenekleri, manevra kabiliyetleri, hızlı uçmaları ve avlarını çok uzak mesafelerden bile görebilmeleri ile her zaman insanların ilgi odağı olmuştur. Ancak ak çaylaklar bu yırtıcılar arasında en az bilinenidir. Özellikle beyaz rengiyle diğer gündüz yırtıcılarından ayrılırlar. Ak çaylakların bir diğer adı ise kara kanatlı çaylaktır.

Ak çaylakların sırt kısımları gri ya da mavimsi gri renkte olup kanatlarının ön kısımları siyah renktedir. Vücutlarının diğer kısımları ise beyaz renktedir. Başları iri, gagaları kanca şeklinde siyah renktedir. Ak çaylakların en belirgin özelliği gözlerinin koyu turuncu renkte olmasıdır. Kuyrukları ise kısa ve küttür.

Ak çaylakların boyları 30-35 cm arasında değişir. Kanat açıklıkları 80-90 cm’ye kadar ulaşabilir. Havada süzülürken kanatlarını yukarıya doğru kaldırır ve uç kısımlarını arkaya doğru kıvırırlar. Erkeklerin kütlesi 197-277 gram olurken dişilerin kütlesi 219-343 grama kadar ulaşabilir.

Çoğunlukla kemiriciler, küçük kuşlar ve sürüngenlerle beslenirler. Avlanırken ya havada asılı dururlar ya da yüksek bir yerde beklerler. Avlarını yakaladıktan sonra diğer yırtıcılardan korumak için ağaçların yüksek ve güvenilir bir yerine taşıyıp yerler.

Genellikle yarı kurak araziler, sulak alanlara yakın ormanlıklar, çalılıklar ve açık arazilerde yaşarlar. Dik yamaçların bulunduğu dağlık arazilerde bulunmazlar. 3000 metre kadar yüksekliklerde uçabilirler. Ortalama yaşam süreleri 15-20 yıl arasındadır. Göç etmezler fakat kötü hava koşullarında kısa mesafeli yolculuklar yapabilirler.

Dünyada Fas, Cezayir, Tunus, Mısır, Portekiz ve İspanya’da görülen ak çaylaklar Türkiye’de Marmara, İç Anadolu, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yaşar.

Ak çaylak kuşunun sesini dinlemek için tıklayın.

Ak çaylakların Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan Kırmızı Liste’nin “Düşük Riskli” kategorisinde yer alması, tehdit altında olmadıklarını ve doğadaki nüfuslarının yüksek olduğunu gösteriyor. Ancak kemirgen zehri ve tarım ilacı kullanımı, sulak arazilerin azalması, şehirleşme ve turizm faaliyetleri nedeniyle yaşam alanlarının daralması ve insan etkisi sonucu akarsuların kirlenmesi sebebiyle yaşam koşulları gitgide bozuluyor.

 

Kaynaklar:

Ses Dosyası: 

İlgili İçerikler

Biyoloji

2017’de Madagaskar’da keşfettiği yeni çekirge türleri ile tanınan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Zooloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olan Prof. Dr. Mustafa Ünal ile araştırmaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

DNA yani deoksiribonükleik asit bütün canlı organizmaların hücrelerinde bulunan ve canlının tüm genetik özelliklerini taşıyan moleküldür. DNA ikili sarmal yapıdadır. Yani DNA’nın yapısında birbirine dolanmış şekilde iki zincir bulunur.

Biyoloji

Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Öğrenci Kulübü tarafından düzenlenen 7. BioForm etkinliği, 27-29 Kasım tarihleri arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü Elektrik-Elektronik Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştiriliyor.

Biyoloji

Biyofloresan canlının ışığı soğurması ve farklı renkte tekrar yaymasıdır. Bu olay denizlerde ve karalarda yaşayan bazı canlı türlerinde görülen biyolüminesans olayından farklıdır. Biyofloresan, canlıların derilerinde veya dokularında bulunan ve ışığı soğuran proteinler sayesinde gerçekleşir.

Biyoloji

Oxford Üniversitesinden bilim insanları, şempanzelerin yüzlerini tanımak ve onları doğal yaşam ortamlarında izlemek için yeni bir yapay zekâ teknolojisi geliştirdi. Araştırmanın sonuçları Science Advances dergisinde yayımlandı.

Biyoloji

Fosfat, şeker ve azot içeren baz (adenin, guanin, sitozin ve timin) gruplarının bir araya gelmesiyle oluşan DNA hücrelerimizde kalıtsal bilgiyi taşıyan moleküldür. DNA birbirine sarmal şekilde bağlanmış iki zincirden meydana gelir. Her bir zincir nükleotid olarak isimlendirilen molekül birimlerinin bir araya gelmesiyle oluşur.

Biyoloji

Adli tıp araştırmalarında olay yerinden alınan DNA örneklerinden suçluların belirlenmeye çalışıldığına polisiye dizilerde ya da filmlerde tanık olmuşsunuzdur. DNA dizisindeki kişiye özgü sıralamaları analiz ederek bir DNA örneğinin kime ait olduğunu belirlemeye yarayan yöntem DNA parmak izi olarak isimlendiriliyor. Peki, bu yöntem nasıl çalışıyor?

Biyoloji

Belki sizi şaşırtabilir ama Türkiye’de bir zamanlar çita, aslan, Hazar kaplanı, pars gibi büyük kediler yaşıyordu. Bunlardan çita en son 13. yüzyılda, aslan 19. yüzyılın başlarında, pars ve Hazar kaplanı ise 1970’li yıllarda ülkemizde görülmüş. Günümüzdeyse kedi ailesinden vaşaklar, yaban kedileri, saz kedisi ve karakulak gibi türler, soyları tehdit altında olsa da, hâlen Türkiye’de yaşıyor.

Biyoloji

Güney Amerika’daki sularda yaşayan 250’den fazla türde balığın yön bulmak ve birbirleriyle iletişim kurmak için elektrik ürettiği biliniyor. Ayrıca görünüşleri yılana benzediği için elektrikli yılan balığı olarak adlandırılan türler avlanmak ve kendilerini savunmak için de elektrik kullanıyor.

Biyoloji

Doğada bazı hayvan türlerinin sayısı kıtlık, aşırı avlanma, iklim değişikliği ya da yaşam alanlarının daralması sonucu azalır. Hatta bu durum soylarının tamamen tükenmesine kadar gidebilir. Fakat bazen soyu tükendi diye düşündüğümüz türler uzun bir aradan sonra tekrar ortaya çıkar. Türkiye’deki bu türlerden biri de balık baykuşudur.