Skip to content Skip to navigation

Türkiye’nin Yarı Sucul Memelisi Su Kemesi

Ayşenur Okatan
10/04/2019 - 15:58

Kemiriciler takımında yer alan su kemesi (Arvicola terrestris), Avrupa’dan Batı Sibirya ve Güneybatı Asya’ya kadar geniş bir bölgede yaşar. Ülkemizde de birçok bölgede görülür.

Su kemesi yarı sucul yani su kenarında yaşayan fakat suya doğrudan bağımlı olmayan bir kemirici türüdür. Nehirlerin, göllerin ve bataklıkların kıyılarında, saz, kamış gibi sucul otların yoğun bulunduğu yerlerde yaşarlar.

Su kemelerinin boyları kuyruklarıyla beraber 35 cm kadar olabilir. Gözleri bedenlerine oranla biraz büyük görünür. Sırtları kahverengi, siyah ya da gri tonlarında, karınlarıysa açık kahverengi ve sarının tonlarındadır. Kulakları küçük, kuyrukları kısadır. Diğer kemelerden farklı olarak kuyrukları da tüylerle kaplıdır. Bazısı daha çok gündüz aktifken bazısı hem gece hem gündüz aktiftir.

Su kemeleri çok iyi koşar, sıçrar ve yüzerler. Bu yeteneklerini düşmanlarından kaçmak için kullanırlar. Yüzerken bedenlerinin üst kısmını suyun üzerinde tutarlar. Ön ayaklarını yanlara çok açmadan, önce ileriye, sonra da aşağıya doğru hareket ettirerek bedenlerinin suyun yüzeyinde kalmasını sağlarlar. Arka ayaklarını ileri geri hareket ettirerek ilerler, kuyruklarınıysa yön değiştirmek için kullanırlar.

Su kemelerinin ilginç özelliklerinden biri ön dişlerinin sürekli uzamasıdır. Sürekli uzayan dişlerini törpülemek için sert nesneleri kemirirler. Başlıca besin kaynaklarını su kamışları oluşturur. Su kamışlarının yanı sıra nehir ve dere kenarlarındaki su bitkilerinin kök, tomurcuk ve soğan kısımlarıyla bazen de farklı meyvelerle beslenirler.

Yuvalarını sık otların bulunduğu nehir, göl ve kanal kenarlarına yaparlar. Yuvaları hem karaya hem de su altına açılan birçok odadan oluşur. Bunun yanı sıra sudan uzak yerlere de toprağı kazarak yuva yapabilirler.

Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan Kırmızı Liste’nin “Düşük Riskli” kategorisinde yer alması bu türün doğada geniş yayılışlı ve nüfusunun yüksek olduğunu gösteriyor. Yine de su kaynaklarının yanlış kullanılması ve sulak alanların kuruması su kemelerinin doğal yaşam alanını daraltıyor.

 

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Biyoloji

Hızla gelişen teknoloji sağlık alanında hastalıkların teşhis sürecini kolaylaştıracak yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor.

Biyoloji

Hidrojen gazı (H2) günümüzde alternatif bir enerji kaynağı olarak görülüyor. Hâlihazırda hidrojen gazıyla çalışan taşıtlar var. 

Biyoloji

Bir grup araştırmacı, virüslerin üzerine tutunamadığı bir tür kumaş geliştirdi. Üstelik kumaş tekrar tekrar yıkanıp kullanılabiliyor. Dr. Anthony J. Galante ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma ile ilgili makale ACS Applied Materials & Interfaces’te yayımlandı.

Biyoloji

Kaşalot olarak da bilinen ispermeçet balinası (Physeter macrocephalus) Türkiye’de görülen dört balina türünden biri.

Biyoloji

Doğadaki her canlının kendine özgü yetenekleri vardır. Canlılar bu yeteneklerini kullanarak bulundukları ortamdaki yaşam koşullarına uyum sağlar.

Biyoloji

Hint Okyanusu’nun derinlerinde çalışmalar yapan bir grup araştırmacı tarafından keşfedilen yaklaşık 45 metre uzunluğundaki bir sifonofor bugüne kadar gözlemlenmiş en uzun hayvan olarak kayıtlara geçti.

Biyoloji

Carneige Melon Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı PATRICK adını verdikleri bir yumuşak robot geliştirdi.

Biyoloji

Bakteriler de virüsler de çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktür. Peki sadece mikroskop yardımıyla görüntülenebilen bakterilerle virüsleri birbirinden ayıran özellikler nelerdir?

Biyoloji

Köpekgiller ailesinde yer alan altın çakallar (Canis aureus) dünya genelinde Yunanistan, İtalya, Bulgaristan, Ukrayna, Sırbistan, Azerbaycan, Hindistan, Suudi Arabistan, Afganistan, Pakistan, Suriye, Irak ve daha birçok ülkede bulunur.

Biyoloji

Memeliler sınıfında yer alan kemiriciler genellikle sürekli uzayan dişleri, kısa sürede çok sayıda yavrulamaları, hızlı hareket etmeleri ve ağaç, çöl, toprak altı, kayalık yerler ve sucul alanlar gibi farklı ortamlarda yaşayabilmeleriyle bilinir.