Skip to content Skip to navigation

Türkiye’nin Zehirli Mantarları

Ayşenur Okatan
10/05/2019 - 11:32

Türkiye doğasında zehirli ve zehirsiz birçok büyük mantar türü bulunuyor. Mantarların zehirli olup olmadığını anlamak ise hiç kolay değil. Çünkü aynı ortamda yaşayabilen mantarlar şekillerine, renklerine ve kokularına göre kolayca ayırt edilemezler.

Genel olarak beyaz solungaçlı, şapkası kırmızı ve kahverengi olup üzerinde beyaz benekler bulunan ve sapın topraktan çıktığı yerde yüksük biçiminde bir kılıfı olan mantarların zehirli olduğu düşünülür.

Örneğin gelin mantarı adıyla da bilinen sinek mantarı, kırmızı veya turuncu şapkasının üzerinde beyaz benekleri bulunan zehirli bir mantar türüdür.

Gelin mantarı zehirli mantarlardandır.

Türkiye’deki zehirli mantar türlerinden biri de kuzugöbeği ebesi mantarıdır. Şapkasının rengi kahverengiyle kırmızı arasında değişir. Yaşamının ileriki dönemlerinde uzun süre güneş ışığına maruz kaldıkça şapkasının rengi koyu kahverengi veya siyaha dönüşür. Ergin haldeyken şapkası düzensiz ve kıvrımlı şekliyle beyni andırır. Daha çok dağlık arazilerde ve iğne yapraklı ormanlarda görülür.

Türkiye’de çok sayıda zehirlenme vakasına yol açan bir diğer mantar türü ise evcikkıran adıyla da bilinen köygöçüren mantarıdır. Yaşamının ilk dönemlerinde şapkası zeytin yeşili, zeytin sarısı ve parlak haki renklerde olabilir. İleriki zamanlarda şapkası gelişir, büyür, rengi giderek açılır ve beyaz/uçuk zeytin yeşili renklerine bürünür. Yenilebilir mantarlara olan benzerliğinden dolayı ayırt edilmesi hayli zordur.

Köygöçüren mantarı genellikle yenilebilir mantarlar ile karıştırılıp zehirlenmelere sebep olur.

Zehirli mantarlar insanlarda farklı etkilere sebep olabilir. Kimisinin etkileri tedavi edilebilirken kimisi ölümcül olabilir. Bu yüzden mantar zehirlenmesinden korunmanın en iyi yolu, hakkında bilgi sahibi olmadığımız mantarları doğadan toplayıp tüketmemektir.

 

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Biyoloji

İnsan Genom Projesi ile insanların gen haritasının çıkarılması pek çok gelişmeye kapı araladı. Bunlardan biri de genetik testler. Genetik testler kan, tükürük gibi vücut sıvılarındaki hücrelerden elde edilen DNA’nın incelenmesine dayanıyor.

Biyoloji

Dünyada bilinen örümcek türlerinin sayısı 43.000’den fazladır. Bu örümcek türlerinin birçoğu zehirli olmasına rağmen zehirleri insanı öldürücü nitelikte değildir. Fakat 30 kadar türün zehrinin insanlar için tehlikeli olabileceği düşünülüyor.

Biyoloji

İnsan genomunun sadece %2’lik kısmı protein kodlar. Kodlamayan DNA ise geriye kalan %98’lik kısmı ifade etmek için kullanılan terimdir. Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, kodlamayan DNA’daki mutasyonların otizme yol açabileceğini gösteriyor.

Biyoloji

Bilkent Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Urartu Özgür Şafak Şeker ile sentetik biyoloji ve genetiği değiştirilmiş biyosistemlerin oluşturulması amacıyla sürdürdüğü çalışmaları üzerine videolu bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Yapılan farklı araştırmalar karıncaların kendi vücut ağırlıklarının 10-50 kat fazlasını taşıyabildiklerini gösteriyor. Peki, karıncalar nasıl bu kadar kuvvetli olabiliyor?

Biyoloji

Yenilenebilir enerji kaynaklarının tercih edildiği, su ve enerjinin verimli kullanıldığı, hava kalitesinin artırıldığı, geri dönüştürülebilen malzemelerden yapılan yeşil binalar içinde yaşayanların verimliliğini artıracak şekilde tasarlanıyor.

Biyoloji

İskorpitgiller takımında yer alan uçan kırlangıç balığı dünyada tuzlu, sıcak ve ılıman denizlerde yaşar.

Biyoloji

Karbon, azot, fosfor, kükürt, hidrojen ve oksijen canlıların yapısında bulunan temel elementlerdir. Bu elementler ekosistemde sürekli olarak bir formdan başka bir forma dönüştürülür ve canlılar tarafından yaşamsal faaliyetler için tekrar tekrar kullanılır. 

Biyoloji

Hücrelerimizde genetik bilgiyi taşıyan molekül olan DNA’nın keşfinden bu zamana kadar hayli yol alındı. Bu yıl 66.’sı kutlanan 25 Nisan DNA Günü’nde, 1860’lardan bugüne kadar genler üzerinde yapılan araştırmalara ve bu alanda yürütülen büyük projelere göz atmaya ne dersiniz? 

Biyoloji

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı, 2014’ten beri yürüttüğü ve 40.000’den fazla öğrenciye ulaştığı TÜBİTAK Bilim Söyleşileri’ni tüm Türkiye’ye ulaştırmak için bir portal hazırladı.