Skip to content Skip to navigation

TÜRKSAT 6A Uydusunun İtki Motorları İşlevsel Testten Başarıyla Geçti

Banu Çiçek Aydın
20/08/2018 - 10:00

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nde (TÜBİTAK UZAY) üretim ve test süreçleri devam eden Hall Etkili İtki Motoru Geliştirme Altyapı Projesi (HALE) yerli telekomünikasyon ve yer gözlem uydularının itki sistemi ihtiyacını karşılayacak. Örneğin proje yöneticiliğini TÜBİTAK UZAY’ın yaptığı TÜRKSAT 6A milli haberleşme uydusunda HALE projesi ürünü olan itki sistemi kullanılacak.

TÜBİTAK UZAY elektrikli itki sistemlerinin tasarımı, üretimi ve testleri için ihtiyaç duyulan bütün teknik altyapıya sahip. İtki motorunun yeterlilik testleri kapsamında işlevsel ve performans testleri geçen ay TÜBİTAK UZAY’daki test laboratuvarında gerçekleştirildi. Test sürecinde itki motorunun çalışması esnasındaki performansını belirlemek amacıyla itki ve kuyruk gazı (plume) dağılımı ölçümleri yapıldı.

İtki motorunun işlevsel test sırasında çekilen görüntüleri

İtki motorunun 70 milinewton (mN) itki üretmesi amaçlanıyordu. Testler sonucunda itki değeri, gereksinimi fazlasıyla karşılayacak şekilde, 80 mN olarak ölçüldü. Kuyruk gazı (plume) dağılımının ise 90 dereceden küçük olması hedefleniyordu. Bu değer ise 71 derece olarak ölçüldü.

Kuyruk gazı dağılımı motorun karşısına yerleştirilen, bir yay üzerindeki Faraday ölçüm uçlarının (probların) motor önündeki bölgeyi 180 derece taraması ile ölçülür. Kuyruk gazı dağılımı hesaplanırken motordan çıkan iyonların %90’ının bulunduğu açı değeri esas alınır.

İtki motorundan çıkan iyonlar yüksek hızlı ve enerjili olduğundan uydudaki ekipmanlara (örneğin güneş panellerine) zarar verebilir, uydunun işlevlerini ve yer ile uydu arasındaki iletişimi bozabilir. Bu nedenle kuyruk gazı dağılımı belirli bir değerin altında olmalıdır.

HALE Laboratuvarı

Titreşim Testi

İtki motorunun yeterlilik testlerine 1 Ağustos 2018 tarihinde gerçekleştirilen titreşim testleri ile devam edildi. Titreşim testi sırasında itki motoru titreşim tablası üzerine yerleştirildi ve bu tabla sırasıyla x, y ve z eksenlerinde hareket ettirildi.

İtki motorunun titreşim testi sırasında çekilen görüntüleri

Test sonucunda itki motorunda herhangi bir yapısal değişim olup olmadığı incelendi ve itki motorunun titreşim testlerinden başarıyla geçtiği belirlendi.

x, y ve z eksenlerinde gerçekleştirilen titreşim testi

Titreşim testlerinden sonra işlevsel testler tekrarlanarak itki motorunun performansında herhangi bir sorun olmadığı belirlendi.

Uydular fırlatma sırasında şiddetli titreşime maruz kalır. Bu nedenle yerde gerçekleştirilen testlerde, uydu bileşenlerinin fırlatma sırasında ve uzayda görev yaparken maruz kalabilecekleri titreşime karşı dayanıklılıkları ölçülür. Titreşim testleri sırasında uydu bileşenlerine fırlatma sırasında maruz kalabilecekleri maksimum yükten daha fazlası uygulanır.

Isıl Vakum Döngü Testi

İtki motorunun ısıl vakum döngü testleri 6-9 Ağustos 2018 tarihlerinde gerçekleştirildi. İtki motoru vakum ortamında -40 santigrat derece ve +80 santigrat derece sıcaklık aralığında sekiz döngüye maruz bırakıldı.

Bu test sırasında itki motoru bir vakum odasına yerleştirilir. Vakum odasının içinde uzaydakine benzer koşullar (vakum, aşırı sıcak ve aşırı soğuk) oluşturulur.

Testlerden önce ve sonra gerçekleştirilen görsel inceleme ve işlevsel testlerin sonuçları karşılaştırıldı ve itki motorunda herhangi bir yapısal değişim olmadığı gözlendi. Yani itki motoru ısıl vakum döngü testinden de başarıyla geçti.

İtki motorunun ısıl vakum döngü testinden önceki fotoğrafı

İtki motorunun yeterlilik testleri kapsamında son olarak şok testi uygulanacak. Şok testinden sonra gerçekleştirilecek son işlevsel testten sonra itki motorunun yeterlilik test süreci tamamlanacak.

 

Yazar Hakkında:
Banu Çiçek Aydın
Başuzman Araştırmacı
TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

2011 yılında uzay mekikleri emekliye ayrıldığından beri NASA astronotları Rusya’nın Soyuz uzay araçları ile uzaya gidiyor. SpaceX şirketinin geliştirdiği Dragon uzay aracı ile yakın zamanda bu durum değişebilir.

Gökbilim ve Uzay

Gökbilimciler önümüzdeki yıllarda Güneş ile ilgili araştırmaların altın çağının yaşanacağını düşünüyor. Hem yakın geçmişte hayata geçirilen hem de yakın gelecekte hayata geçirilmesi planlanan projeler sayesinde Güneş bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş bir hassasiyetle incelenebilecek.

Gökbilim ve Uzay

1. TÜBİTAK Liseler Arası İnsansız Hava Araçları Yarışması’nın başvuruları başladı. Başvuru için son tarih 23 Mart 2020.

Gökbilim ve Uzay

5. TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması başvuruları başladı. Başvurular 23 Mart’a kadar devam edecek ve bu yıldan itibaren çevrimiçi olarak yapılacak. Yarışma 15 - 20 Eylül 2020 tarihleri arasında Gaziantep Alleben Göleti’nde gerçekleştirilecek.

Gökbilim ve Uzay

Bu yıl 23.’sü düzenlenen Uluslararası Gökyüzü Gözlem Şenliği’nin başvuruları başladı. Başvurular 31 Mart’a kadar devam edecek. Etkinliğe bu yıl ilk defa yurt dışından da başvuru yapılabilecek. Şenliğe katılacak 1000 kişi nisan ayının ikinci haftasında kura ile belirlenecek.

Gökbilim ve Uzay

Şubat ayında Merkür ve Venüs, Güneş’in batışından sonra gökyüzünde. Mars, Jüpiter ve Satürn ise Güneş’in doğuşundan önce görülebilir. Merkür, şubat ayının ilk yarısında gün batımından sonra Venüs’le birlikte güneybatı ufkunun üzerinde görülebilir. Merkür, 10 Şubat’ta en büyük doğu uzanımı konumuna ulaşıyor. 

Gökbilim ve Uzay

1666 yılının Ocak ayında çevrenizdeki herkesin konuştuğu, Robert Hooke’un bitler, pireler ve benzer canlıların mikroskop altında görünümünü zengin görsellerle anlatan Micrographia kitabını almış olsaydınız muhtemelen yazarın araya sıkıştırdığı birkaç ilgisiz konuya bakıp şaşırabilirdiniz. 

Gökbilim ve Uzay

Çin’in Chang'e-4 uzay aracı geçtiğimiz yıl ocak ayında Ay’ın karanlık yüzüne iniş yaptı. Bugünlerde ise daha ileri bir teknolojiye sahip Chang’e-5 Ay’a yolculuk için gün sayıyor. Chang’e-5, Çin’in Ay’dan örnek getirmek üzere planlanan ilk uzay görevi.

Gökbilim ve Uzay

Nisan 2019’da ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başaran 200 kişilik ekipte yer alan Prof. Dr. Feryal Özel ile Bilim Genç ekibi olarak bir söyleşi gerçekleştirdik.

Gökbilim ve Uzay

Erboğa Takımyıldızı’nın bir üyesi olan Proxima Centauri, Güneş Sistemi’ne en yakın yıldızdır. 2016 yılında gökbilim alanında yaşanan en önemli gelişmelerden biri, yıldızın etrafında dolanan bir gezegen keşfedilmesi olmuştu. Üstelik Proxima b adı verilen gezenin yaşama elverişli koşullara sahip olma ihtimali de var.