Skip to content Skip to navigation

Üç Yılda 100.000’den Fazla Fil Katledildi

İbrahim Özay Semerci
05/11/2014 - 12:30

Kolarado Eyalet Üniversitesi’nde çalışan bilim insanlarının yaptığı ve Proceedings of the National Academy of Sciences (USA)’da da yayımlanan bir araştırmaya göre 2010 ile 2012 yılları arasındaki üç yılda 100.000’den fazla fil katledildi. Özellikle 2011 yılında 40.000’den fazla filin öldürüldüğü tahmin ediliyor. Araştırmacılar öldürülen fil sayısını tahmin edebilmek için kıta genelinde izleme programı oluşturdu. Araştırmanın en kapsamlı yapıldığı yer olan Kenya’nın Samburu bölgesinde, 16 yıl boyunca, doğan ve yaşamını yitiren her bir fil kayıt altına alındı. Kariyerini fillere adayan araştırmacılardan George Wittemyer, doğdukları andan itibaren takip ettikleri fillerin öldürülmesine şahit olmanın berbat bir duygu olduğunu söylüyor. Son 10 yılda yasadışı olarak yaşamına son verilen fillerin oranı %25’ten %60’lara kadar çıktı. Bu katliam fil nüfusunun hızla azalmasına neden oluyor. Bu kadar çok filin katledilmesinin temel nedeni ise fildişi fiyatlarının son yıllarda yaklaşık dört kat artması.

İlgili İçerikler

Biyoloji

İnsan Genom Projesi ile insanların gen haritasının çıkarılması pek çok gelişmeye kapı araladı. Bunlardan biri de genetik testler. Genetik testler kan, tükürük gibi vücut sıvılarındaki hücrelerden elde edilen DNA’nın incelenmesine dayanıyor.

Biyoloji

Dünyada bilinen örümcek türlerinin sayısı 43.000’den fazladır. Bu örümcek türlerinin birçoğu zehirli olmasına rağmen zehirleri insanı öldürücü nitelikte değildir. Fakat 30 kadar türün zehrinin insanlar için tehlikeli olabileceği düşünülüyor.

Biyoloji

İnsan genomunun sadece %2’lik kısmı protein kodlar. Kodlamayan DNA ise geriye kalan %98’lik kısmı ifade etmek için kullanılan terimdir. Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, kodlamayan DNA’daki mutasyonların otizme yol açabileceğini gösteriyor.

Biyoloji

Bilkent Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Urartu Özgür Şafak Şeker ile sentetik biyoloji ve genetiği değiştirilmiş biyosistemlerin oluşturulması amacıyla sürdürdüğü çalışmaları üzerine videolu bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Yapılan farklı araştırmalar karıncaların kendi vücut ağırlıklarının 10-50 kat fazlasını taşıyabildiklerini gösteriyor. Peki, karıncalar nasıl bu kadar kuvvetli olabiliyor?

Biyoloji

Yenilenebilir enerji kaynaklarının tercih edildiği, su ve enerjinin verimli kullanıldığı, hava kalitesinin artırıldığı, geri dönüştürülebilen malzemelerden yapılan yeşil binalar içinde yaşayanların verimliliğini artıracak şekilde tasarlanıyor.

Biyoloji

İskorpitgiller takımında yer alan uçan kırlangıç balığı dünyada tuzlu, sıcak ve ılıman denizlerde yaşar.

Biyoloji

Karbon, azot, fosfor, kükürt, hidrojen ve oksijen canlıların yapısında bulunan temel elementlerdir. Bu elementler ekosistemde sürekli olarak bir formdan başka bir forma dönüştürülür ve canlılar tarafından yaşamsal faaliyetler için tekrar tekrar kullanılır. 

Biyoloji

Türkiye doğasında zehirli ve zehirsiz birçok büyük mantar türü bulunuyor. Mantarların zehirli olup olmadığını anlamak ise hiç kolay değil. Çünkü aynı ortamda yaşayabilen mantarlar şekillerine, renklerine ve kokularına göre kolayca ayırt edilemezler.

Biyoloji

Hücrelerimizde genetik bilgiyi taşıyan molekül olan DNA’nın keşfinden bu zamana kadar hayli yol alındı. Bu yıl 66.’sı kutlanan 25 Nisan DNA Günü’nde, 1860’lardan bugüne kadar genler üzerinde yapılan araştırmalara ve bu alanda yürütülen büyük projelere göz atmaya ne dersiniz?