Skip to content Skip to navigation

Ulusal Antarktik Bilim Seferi I - Prof. Dr. Ersan Başar ile Söyleşi

Dr. Bülent Gözcelioğlu
15/02/2018 - 17:02

Ülkemizin Antarktika üzerinde bilimsel araştırmalar yapmak için başlattığı girişim hız kazanarak devam ediyor. Antarktika ile ilgili tüm çalışmalar artık T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerine kabul edilmiş durumda. Bu durum önümüzdeki süreçte Antarktika’da araştırmalarımızın artacağının en büyük göstergesi. Buna bağlı olarak, 2017 yılında dokuz araştırmacımızın katıldığı Ulusal Antarktik Bilim Seferi I (TAE1) gerçekleştirildi. Biz de sefere katılan tüm araştırmacılarımızdan neler yaptıklarını, kendi çektikleri fotoğraflar eşliğinde anlatmalarını istedik. Üçüncü söyleşimizi Karadeniz Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanı Doç. Dr. Ersan Başar ile  gerçekleştirdik.

TÜBİTAK Bilim Genç: Antarktika seyahatinizden kısaca bahseder misiniz?

Prof. Dr. Ersan Başar: Antarktika, yeterince keşfedilmemiş olması nedeniyle bilim insanlarını cezbediyor. Merak ve hayranlık uyandıran bu kıtaya ulaşmak benim hayatımda da önemli bir dönüm noktası oldu. Antarktika’ya gitmeden önce oraya gidenlerin Beyaz Kıta’nın cazibesine kapılıp hiç unutamadıklarını ve tekrar gitme arzusu içinde olduklarını duymuştum. Sanırım bunun ne kadar doğru olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum.

Türkiye’den Antarktika’ya ulaşmak için uzun bir yol katetmek gerekiyor. Ben de bu uzun yola yaşadığım şehir olan Trabzon’dan başladım. Ardından havayolu ile İstanbul, Bounes Aires (Arjantin) ve Santiago (Şili) üzerinden Güney Amerika’nın en uç noktasına, dünyanın sonu olarak bilinen Punta Arenas’a ulaştım. Hava şartlarının uygun olmaması nedeniyle 3 gün burada kaldım. Uçakla Antarktika’daki King George Adası’na ulaştığımda ise kendimi farklı bir dünyada buldum.

Gemiyle süren 1 aylık bilim seyahatimiz boyunca karşılaştığımız dağlar, buzullar ve canlı yaşam büyüleyiciydi. Bu süre içinde yaşadığım deneyimin bilimsel çalışmalarımda ve hayatımda önemli bir yer tuttuğunu söyleyebilirim.

Türk bilim insanlarının Antarktika’da bilimsel çalışmalar yapabilmesi için Türk araştırma üssünün kurulması çok önemli. Beyaz Kıta’da Türk araştırma üssü kurmak amacıyla yaptığımız bilim seferinde üssün kurulabileceği bölgeler ve bu bölgelerin özellikleri ile ilgili çalışmalar yaptık ve yeni bilgilerle ülkemize döndük. Şu anda Türkiye’ye ait bir araştırma üssü olmadığı için bilim insanlarımız başka ülkelerin üslerinde çalışmalarını sürdürüyor.

TÜBİTAK Bilim Genç: Antarktika’da ziyaret ettiğiniz araştırma üsleri ve araştırmacılar ile ilgili izlenimleriniz nasıldı?

Prof. Dr. Ersan Başar: Bazı araştırmacıların 1 yıldan daha uzun zamandır üslerde kaldıklarını, çok zorlu şartlarda çalıştıklarını ve yaşamlarını sürdürdüklerini gördük. Çevresel şartların zorluğu ve iletişimin sınırlı olması Antarktika’daki en önemli sorunlardan. Üslerde araştırmacılar kendilerine özgü bir yaşam kuruyor. Belli zamanlarda düzenlenen eğlenceler ve sınırlı da olsa sosyal aktiviteler kıtanın zorluklarını aşmaya yardımcı oluyor. Üslerdeki enerji ihtiyacı çoğunlukla fuel oil ve mazot ile çalışan jeneratörlerden karşılanıyor. Bu yüzden enerjinin verimli kullanılması gerekiyor. İnşa edilen yeni üslerde ise rüzgâr ve güneş enerjisi kullanılıyor. Ayrıca suyu elde etmek ve transferini sağlamak için de enerjiye ihtiyaç duyulduğu için su tasarrufu hayli önemli.

TÜBİTAK Bilim Genç: Kıtadayken sizi neler zorladı?

Prof. Dr. Ersan Başar: Antarktika’da çalışmanın bana göre en zor yönü iletişim sınırlı olduğu için ailenden ve sevdiklerinden uzun süre ayrı kalmak. Çevresel şartlar birçok insanı zorlamasına karşın tecrübelerim dolayısıyla benim için durum farklıydı. Bu açıdan zorlandığımı söyleyemem.

TÜBİTAK Bilim Genç: Türkiye'nin bölgede etkin rol oynaması için neler yapılması gerekiyor?

Prof. Dr. Ersan Başar: Antarktika’nın gizemi bütünüyle çözülmüş değil. Bu yüzden bölgede bilimsel çalışmaların yapılması Dünyamızı daha iyi anlayabilmek açısından önemli. Türkiye’nin de bilim üreten bir ülke olarak Antarktika’da etkin olması gerekiyor. Ülkemiz bilimsel araştırmalara ağırlık vererek başta bir Türk araştırma üssünün kurulması çalışmalarını yoğunlaştırmalıdır.

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Günümüzde dünyadaki enerji ihtiyacı çoğunlukla fosil yakıtlardan (örneğin petrol, kömür, doğal gaz) karşılanıyor. Fosil yakıt kaynakları sınırlıdır ve oluşmaları milyonlarca yıl sürer. Bu nedenle fosil yakıtlar yenilenebilir enerji kaynağı olarak kabul edilmez.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olan mikroalglerin gelecekte fosil yakıtların yerini alabileceği düşünülüyor. Mikroalgler aynı zamanda endüstri, ilaç ve tarım alanlarında kullanılan kimyasal maddeleri üretebilen önemli bir kaynak olabilir.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde mart ayında objektiflerinizi suyun canlı yaşamın devamlılığındaki rolüne odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #SuveHayat etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi. Seçilen fotoğraflar aynı zamanda Facebook’ta ve Twitter’da Bilim Genç okurları tarafından oylandı.

Ekoloji / Çevre Bilim

Dünya, Güneş etrafındaki yörüngesini bir yılda tamamlıyor. Dünya’nın ekseninin yaklaşık 23 derece eğik olması sayesinde yıl boyunca yeryüzünde farklı mevsimler oluşuyor. Mevsimler arasındaki geçiş doğayı ve bütün canlıları etkiliyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Günlük hayatımızda yemek pişirme, yıkanma ve temizlik gibi faaliyetler için su kullanıyoruz. Bunlar suyu doğrudan kullandığımız etkinlikler. Bir insanın günlük ortalama su tüketimi 150 litre. Peki, dolaylı olarak ne kadar su kullandığımızın farkında mıyız? Örneğin giydiğimiz bir tişörtün üretilmesi için ne kadar su harcanıyor?

Ekoloji / Çevre Bilim

Şehirleşme oranı yüksek bölgelerin ortalama sıcaklığı çevrelerindeki kırsal bölgelerinkinden 1-3°C daha yüksektir. Geceleri bu fark 12°C’ye ulaşabilir. İlk defa 1818’de İngiliz bilim insanı Luke Howard tarafından kayda geçirilen bu olgu ısı adası olarak isimlendirilir.

Ekoloji / Çevre Bilim

Kutup ayılarının temel besin kaynağı halkalı foklardır. Kutup ayıları yıllık enerji ihtiyaçlarının büyük kısmını bahar aylarında deniz buzulları üzerinde bu fokları avlayarak karşılar. 

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde ocak ayında objektiflerinizi buz kristallerinin farklı şekillerine odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #BuzKristalleri etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi. Seçilen fotoğraflar aynı zamanda Facebook’ta ve Twitter’da Bilim Genç okurları tarafından oylandı.

Ekoloji / Çevre Bilim

Ülkemizin Antarktika üzerinde bilimsel araştırmalar yapmak için başlattığı girişim hız kazanarak devam ediyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bulutlar, içlerindeki gaz halindeki su moleküllerinin hava soğudukça havada asılı halde bulunan küçük katı parçacıkların üzerinde yoğunlaşmasıyla oluşur. Hava atmosferde yükseldikçe basıncı azalır. Bunun sonucunda...