Skip to content Skip to navigation

Unutulan Dillerin Beyindeki İzleri

Dr. Mahir E. Ocak
19/12/2014 - 08:54

McGill Üniversitesi Psikoloji Bölümü ve Montreal Nöroloji Enstitüsü’nde çalışan bir grup araştırmacının ortaklaşa yaptığı araştırmalar, çocukken öğrenilen ancak daha sonra kullanılmadığı için unutulan dillerin izlerinin beyinde kalmaya devam ettiğini gösterdi. Araştırmanın sonuçları Proceedings of the National Academy of Sciences (USA)’da yayımlandı.

Dr. L. J. Pierce ve arkadaşları, yaptıkları çalışmalar sırasında yaşları 9 ile 17 arasında değişen 48 kız çocuğunun beyinlerinin konuşmalara verdikleri tepkileri incelemiş. Denekler üç gruptan oluşuyor. Birinci grup, Fransızca konuşan ailelerin tek ana dilli çocukları. İkinci grup, hem Çince hem Fransızca konuşan ailelerin çift ana dilli çocukları. Üçüncü grup ise ana dili Çince olan ancak küçük yaşlarda Fransızca konuşan aileler tarafından evlat edinildikten sonra Çinceyi unutmuş çocuklar.

Deneyler sırasında çocuklara çeşitli Çince konuşmalar dinletilmiş ve fMRI cihazları ile çocukların beyinlerinin konuşmalara verdiği tepkiler incelenmiş. Sonuçlar, ana dili olan Çinceyi unutmuş çocukların ve çift ana dilli çocukların beyinlerinin konuşmalara benzer tepkiler verdiğini gösteriyor. Ayrıca bu tepkiler sadece Fransızca konuşan çocukların beyinlerinin verdiği tepkilerden tamamen farklı.

Elde edilen sonuçlar, erken yaşlarda edinilen bilgilerin uzun yıllar beyinde korunduğunu ve beynin işleyişini etkilemeye devam ettiğini gösteriyor.

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ocak 2020 probleminin çözümüne ve Şubat 2020 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Beynimiz duyu organlarımız aracılığıyla çevreden bilgi toplar ve hafızaya kaydeder. Bu bilgiler de çevreyi algılama, problem çözme ve davranış geliştirme gibi işleri gerçekleştirmek için kullanılır. Bilgileri bazen anlık olarak, bazen kısa, bazen de uzun süre hafızamızda tutarız.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Aralık 2019 probleminin çözümüne ve Ocak 2020 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Yeni doğan bebeklerde görülen genetik sağlık sorunlarından biri, sinir hücrelerinin etrafında miyelin kılıfın olmamasıdır. Sinir hücrelerinin işlevlerini yerine getirmesine yardımcı olan bu koruyucu kalkan olmadan doğan bebeklerin el ve ayaklarında kısmi felç ortaya çıkabilir.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Kasım 2019 probleminin çözümüne ve Aralık 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

San Francisco’daki Kaliforniya Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, insanların hiçbir sağlık sorunu yaşamadan az uykuyla yetinebilmesini sağlayan bir genetik mutasyon keşfetti.

Beyin ve Sinir Bilim

Heyecanlandığımızda ya da kaygılandığımızda beynimizdeki amigdala bölgesi, tıpkı bir tehlike ile karşılaştığımızdakine benzer şekilde, stres-heyecan sistemi olarak da bilinen sempatik sinir sistemini etkinleştirir ve adrenalin salgılamaya başlar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ekim 2019 probleminin çözümüne ve Kasım 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Beynimiz hiç mola vermez, sürekli çalışır. Hayati fonksiyonları düzenler, çevreden algılanan uyarıları değerlendirir ve bilişsel becerilerden sorumludur. Beynimizde farklı işlevler için farklı sinir hücreleri vardır. Hafıza da özel bir grup sinir hücresinin yeniden etkinleşmesiyle oluşur. Peki, bu özel sinir hücrelerini diğerlerinden ayıran nedir?

Beyin ve Sinir Bilim

Anılar ve yaşam tecrübeleri sanki ayrılmaz ikililermiş gibi görünür. Ancak bir grup araştırmacı, yakın zamanlarda Nature Neuroscience’ta yayımladıkları bir makalede, beyinlerindeki sinir hücrelerini uyararak laboratuvar hayvanlarının zihninde yapay anılar oluşturmayı başardıklarını açıkladı.