Skip to content Skip to navigation

Uydular İçin Kalibrasyon Sahası: Tuz Gölü

Alp Akoğlu
26/10/2018 - 17:09

Tuz Gölü, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nün (TÜBİTAK UZAY) girişimleriyle uydular için Dünya üzerindeki sekiz kalibrasyon sahasından biri olarak seçilmişti.  Tuz Gölü’ndeki çalışmalar, ulusal ve uluslararası projeler kapsamında 2009 yılından bu yana devam ediyor. Asya-Pasifik Uzay İşbirliği Örgütü'nün (APSCO) desteklediği, Uydu Algılayıcılarının Radyometrik Kalibrasyonu Projesi'nin bu yılki çalışmaları, yine aynı kuruluş tarafından düzenlenen 10. Kuruluş Yıldönümü Anma Programı çerçevesinde "Başarı Öyküsü" olarak sunulmak üzere seçildi.

Dünyamızın yörüngesine yerleştirilen uydular birçok farklı amaçla, en çok da haberleşme ya da yer gözlem amacıyla kullanılıyor. Yer gözlem uyduları; tarımsal faaliyetleri izleme, kent planlama ve afet izleme gibi alanlarda kullanılıyor. Bu uydular, üzerlerindeki özel kameralar aracılığıyla yeryüzünden aldıkları görüntüleri ilgili yer istasyonlarına gönderiyor.

Gezgin Blog - Aralık 2017’de ABD’nin Kaliforniya eyaletinin birkaç noktasında birden başlayan yangının 13 Aralık 2017 tarihinde RASAT uydusu tarafından çekilen görüntüleri

Yer gözlem uydularıyla alınan görüntülerin araştırmalarda kullanılabilmesi için görüntüsü alınan yerin gerçek fiziksel özelliklerini yansıtabilmesi gerekir. Ayrıca alınan verilerin diğer uydularla alınan verilerle de uyumlu olması gerekir. Böylece farklı uydulardan elde edilen veriler belirli bir standarda kavuşturulur ve birbirleriyle karşılaştırılabilir hale getirilir.

Uydu verileriyle ilişkilendirmek üzere toplanan yer ölçümleri gerçekleştirilirken çekilmiş bir kare

Yer gözlem uydularının gönderdiği sayısal verilerin yeryüzündeki fiziksel parlaklık ile ilişkilendirilmesi “mutlak radyometrik kalibrasyon” adı verilen bir yöntemle yapılır. Bunun için de yeryüzündeki belirli kriterleri sağlamış kalibrasyon sahalarından yararlanılır. Test sahalarından uydularla alınan veriler, araştırmacıların bu sahalara giderek çeşitli cihazlarla aldığı verilerle karşılaştırılır.

Çalışma sırasında bölgenin uydular tarafından görüntülenebilmesi için yüzeye siyah belirteçler seriliyor.

Uyduların kalibrasyonu için test sahaları seçilirken birçok ölçüt göz önünde bulundurulur: sahanın yüksek yansımaya sahip olması, deniz seviyesinden yüksekte olması, geniş ve homojen bir yapıya sahip olması, zaman içinde az değişim göstermesi, bulutsuz gün sayısının az olması, endüstri ve kent yerleşim alanlılarından uzakta olması gibi.

2009 yılında TÜBİTAK UZAY tarafından yapılan araştırmalar sonucunda Tuz Gölü’nün bu ölçütleri karşıladığı belirlenmişti. Yapılan girişimler sonucunda, Dünya Yer Gözlem Uyduları Komitesi, Tuz Gölü’nü Dünya üzerindeki sekiz kalibrasyon alanından biri olarak onayladı. Tuz Gölü’ndeki ilk mutlak kalibrasyon çalışması Türkiye, Brezilya, Almanya, İngiltere, Güney Afrika, Mısır ve Fransa’dan yaklaşık yirmi araştırmacının katılımıyla gerçekleştirildi. Ardından farklı ülkelerden çok sayıda araştırmacının katılımıyla bu kalibrasyon çalışmaları birçok kez tekrarlandı.

APSCO'ya üye ülkelerin katılımıyla gerçekleştirilen radyometrik kalibrasyon çalışmasına katılan araştırmacılar

Tuz Gölü’nde bu yılki mutlak radyometrik kalibrasyon çalışması, Türkiye’nin de kurucu üyesi olduğu APSCO'ya üye ülkelerden 25 araştırmacının katılımıyla gerçekleştirildi. Kalibrasyon çalışmasının öncesinde Nevşehir’de Türk ve Çinli uzmanlar tarafından katılımcılara radyometrik kalibrasyonla ilgili çeşitli eğitimler verildi.

Uydu Algılayıcılarının Radyometrik Kalibrasyonu Projesi geçtiğimiz ay APSCO tarafından “Başarı Öyküsü” olarak seçildi. Projenin yöneticisi, TÜBİTAK UZAY araştırmacılarından Hüsne Seda Deveci, 15-16 Kasım 2018 tarihlerinde Çin’de düzenlenecek 9. APSCO Uluslararası Sempozyumu’na “Başarı Öyküsü”nü anlatmak üzere davet edildi.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Şili’deki ALMA teleskoplarıyla gözlemler yapan bir grup gökbilimci, Dünya’ya yaklaşık 1500 ışık yılı mesafedeki genç bir yıldızın etrafında tuz molekülleri tespit etti. Dr. A. Ginsburg ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Astrophysical Journal’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Ay, Güneş’ten sonra gökyüzündeki en parlak ikinci gökcismi. Ay gökyüzü gözlemcilerine çıplak gözle gerçekleştirebilecekleri birçok gözlem imkânı sunuyor. Örneğin her gece gökyüzünde Ay’ı farklı bir şekilde görürüz. Çünkü Dünya etrafındaki yörünge hareketi sırasında Ay’ın Güneş’e göre konumu sürekli değişir.

Gökbilim ve Uzay

“Şu an saat kaç?” sorusuna saatimize hemen cevap verebiliriz. Geçmişteyse zamanı ölçmek hiç de kolay değildi. Usturlap adı verilen alet, Güneş ve yıldız gibi gökcisimlerinin gökyüzündeki konumuna göre zamanı ölçmeyi sağlıyordu.

Gökbilim ve Uzay

Rus-Alman ortaklığı ile inşa edilen Spektrum Röntgen Gama (SRG) Uzay Gözlemevi'nin, 12 Temmuz 2019'da Kazakistan'da bulunan Baykonur Uzay Üssünden Proton roketiyle fırlatılması planlanıyor. Bu görevin temel amacı evrenin şimdiye kadar gerçekleştirilmemiş bir hassasiyetle X-ışını haritasını oluşturmak. 

Gökbilim ve Uzay

MESSENGER uzay aracının topladığı kütleçekim verilerini analiz eden araştırmacılar Merkür’ün büyük, katı bir iç çekirdeğe sahip olması gerektiği sonucuna vardılar.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter, üzerindeki renkli şeritler ve Büyük Kırmızı Leke ile gökyüzü gözlemcilerine hayli ilginç görüntüler sunar. Jüpiter’in atmosferindeki, ekvatora paralel açık ve koyu renklerdeki şeritlerin renginin atmosferdeki gazların türü ve sıcaklığı ile ilişkili olduğu düşünülüyor.

Gökbilim ve Uzay

Günlük hayatta karşılaştığımız pek çok soruna çözümler sunan üç boyutlu yazıcı teknolojisi artık dünya dışında yaşam alanları oluşturma araştırmalarını kolaylaştıracak adımlar atılmasına yardımcı oluyor.

Gökbilim ve Uzay

Her yıl mayıs ayının ilk günlerinde Eta Kova göktaşı yağmuru en yüksek etkinliğe ulaşır. Bu yıl 6 Mayıs’ta sabaha karşı en yüksek etkinliğe ulaşacak Eta Kova göktaşı yağmuru sırasında gökyüzünde saatte 60 göktaşı görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Bahçenizde, binaların çatılarında, sokakta hatta saçlarınızın arasında bile meteor parçaları olabileceğini biliyor muydunuz? Mikrometeorit adı verilen bu parçacıklar hemen hemen her yerdeler. Peki, nereden geliyor bu mikrometeoritler? Yapılarında ne var? Onları nasıl inceleyebiliriz?

Gökbilim ve Uzay

Uzayda, 4,6 milyar yıl önce Güneş Sistemi’nin içinde oluştuğu toz ve gaz bulutundan kalma kayaç ve metal parçaları bulunur.