Skip to content Skip to navigation

Uzay Araçları İçin Geliştirilen Yeni İniş Teknolojisi Başarıyla Test Edildi

Dr. Tuba Sarıgül
27/04/2015 - 16:24

NASA Photo / Tom Tschida

NASA’nın Jet Propulsion Laboratuvarı’nda çalışan araştırmacılar gezegen ya da asteroit gibi bir gökcisminin yüzeyinde görev yapacak uzay araçlarının tam olarak istenilen yere iniş yapabilmesini sağlayan yeni bir teknoloji geliştirdi.

ADAPT (Autonomous Descent and Ascent Powered-flight Testbed) olarak isimlendirilen yeni teknolojide uzay aracının dikey olarak fırlatılmasını ve iniş yapmasını sağlayan bir roket sistemi kullanılıyor. Bu roketler özellikle alçak irtifalarda ve yüksek hızlarda gerçekleştirilen inişler için daha kontrollü bir alçalma sağlıyor. Uzay aracında bulunan görüntüleme cihazları ise iniş bölgesinin fotoğraflarını çekiyor ve elde edilen verileri planlanan iniş noktasını tam olarak belirleyebilmek için kullanıyor.

Geliştirilen sistem, uzay araçlarının GPS gibi konumlandırma sistemlerine ihtiyaç duyulmaksızın iniş yapmasını sağlıyor. Araştırmacılar bu yeni teknolojinin bir gökcisminin yüzeyinde görev yapması planlanan uzay araçlarının alçalma ve iniş sürecini daha güvenli, kontrollü ve düşük maliyetli bir şekilde gerçekleştirebilmesini sağlayacağını düşünüyor.

 

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Güneş benzeri yıldızlar, yakıtlarını tükettiklerinde patlayarak dış kabuklarını atar ve yıldızın etrafı gezegenimsi bulutsu adı verilen toz ve gaz bulutuyla çevrelenir. Geriye ise "beyaz cüce" olarak adlandırılan çekirdekleri kalır.

Gökbilim ve Uzay

1610 yılında Galileo Galilei’nin Johannes Kepler'e gönderdiği mesaj tam olarak bu yazının başlığındaki gibiydi: “smaismrmilmepoetaleumibunenugttau

Gökbilim ve Uzay

İki yüzün üzerinde araştırmacının yer aldığı uluslararası bir araştırma grubu, ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başardı. Karadelik, Dünya’ya yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 87 ya da kısaca M87 olarak adlandırılan bir gökadanın merkezinde yer alıyor.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından gezegenin iç yapısını incelemek amacıyla Mars’a gönderilen InSight (Interior Exploration using Seismic Investigations, Geodesy and Heat Transport) uzay aracı 26 Kasım 2018’de gezegenin yüzeyine inmişti.

Gökbilim ve Uzay

Uzaya giden astronotlar çok sayıda bakteriyi de beraberlerinde götürürler. Bu bakterilerin büyük çoğunluğu zararsızdır. Ancak zamanla bu durum değişebilir. Uzaydaki koşullar yeryüzündekilerden çok farklıdır. 

Gökbilim ve Uzay

Nisan ayında Mars’ın Boğa Takımyıldızı’ndaki ilgi çekici yolculuğuna tanık olabilirsiniz. Mars ayın ilk günlerinde Ülker Yıldız Kümesi’nin (Yedi Kız Kardeş olarak da bilinir) yakınlarında görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Dünya’nın manyetik alanı, yeryüzünü Güneş’ten gelen zararlı ışınlardan koruyan bir kalkan görevi görür. Eğer bu koruyucu kalkan olmasaydı güneş rüzgârı atmosferi yok eder ve Dünya yaşama elverişsiz bir hale gelirdi.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Güneş Sistemi’nin dışındaki gezegenleri (ötegezegen olarak adlandırılır) keşfetmek için tasarladığı Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS) 18 Nisan 2018’de ABD’deki Cape Canaveral Üssü’nden SpaceX Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatıldı.

Gökbilim ve Uzay

Göktaşı çarpmaları, gezegenlerin oluşumunda ve zamanla geçirdiği değişimlerde çok önemli rol oynar. Ancak bir göktaşı çarpması sonucu oluşmuş bir krateri, çarpmanın üzerinden yüz milyonlarca yıl geçtikten sonra inceleyerek çarpmanın hangi koşullar altında meydana geldiğini belirlemek çok zordur.

Gökbilim ve Uzay

Mart ayı Kuzey Yarımküre’ye baharı getiriyor. Çünkü 20 Mart’ta gerçekleşecek ilkbahar ılımı (yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih) Kuzey Yarımküre’de bahar mevsiminin başlangıcı olarak kabul edilir.