Skip to content Skip to navigation

Uzay Görevleri İçin Antibakteriyel Kaplama

Dr. Mahir E. Ocak
08/04/2019 - 16:02

Uzaya giden astronotlar çok sayıda bakteriyi de beraberlerinde götürürler. Bu bakterilerin büyük çoğunluğu zararsızdır. Ancak zamanla bu durum değişebilir. Uzaydaki koşullar yeryüzündekilerden çok farklıdır. Ağırlıksız ortamda yaşayan ve yüksek miktarda radyasyona maruz kalan astronotların bağışıklık sistemi zamanla zayıflar. Ayrıca bakteriler ortam koşullarına uyum sağlamaya, antibiyotiklere karşı direnç geliştirmeye, daha hızlı çoğalmaya ve insan sağlığını tehdit etmeye başlar. Uzayda geçirilen zaman arttıkça astronotların bakterilerin sebep olduğu sağlık sorunlarına yakalanma riski de artar.

NASA

Günümüzde Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev yapan astronotlar birkaç aylık dönemler halinde çalışıyorlar. Ancak gelecekte Ay’ın ve hatta Mars’ın ötesine insanlı uzay araçları gönderilmesi planlanıyor. Bu gibi uzun süreli görevlerde astronotların sağlığını koruyabilmek için bakterilerin sebep olabileceği sağlık sorunlarına karşı önlem alınması gerekiyor. Berlin Beuth Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde çalışan Prof. Dr. Elisabeth Grohmann ve arkadaşları bu amaçla kısaca AGXX olarak adlandırdıkları, gümüş ve rutenyum içeren bir yüzey kaplaması geliştirmişler.

Araştırmacılar geliştirilen malzemenin uzay koşullarında bakterilere karşı ne kadar etkili olduğunu test etmiş. Gümüşün antibakteriyel özelliği eski zamanlardan beri bilinir. Bu yüzden Uluslararası Uzay İstasyonu’nda astronotlar tarafından sıkça ziyaret edilen kısımlardaki bazı yüzeyler AGXX ile bazı yüzeylerse sıradan gümüşle kaplanmış. Altı ay sonra AGXX kaplı yüzeylerde hiç bakteri olmadığı, sadece gümüş kaplı yüzeylerdeki bakteri miktarınınsa hiçbir şeyle kaplanmamış çelik yüzeylerdekinden biraz az olduğu görülmüş. Ancak zaman ilerledikçe AGXX etkinliğini kaybediyor. On ikinci ayda AGXX’in üzerindeki bakteri miktarının sıradan çeliğin üzerindeki bakteri miktarının %20’si kadar olduğu görülmüş. Araştırmacılar bu durumu zamanla yüzeyin üzerinde biriken ölü hücrelerin, toz parçacıklarının ve hücre artıklarının bakterilerle AGXX’in birbirine temas etmesini engellemesine bağlıyor.

Araştırma ile ilgili detaylı bilgilere Dr. Lydia-Yasmin Sobisch ve arkadaşlarının Frontiers in Microbiology dergisinde yayımladıkları makaleden ulaşabilirsiniz.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu olan RASAT, sekiz yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanarak görüntü almaya devam ediyor. TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) mühendisleri tarafından tasarlanıp büyük ölçüde ülkemizde üretilen RASAT, 17 Ağustos 2011’de Rusya’daki Yasny Fırlatma Üssü’nden uzaya fırlatılmıştı.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler yıldızların, uydular da gezegenlerin etrafında dolanır. Peki büyük uyduların küçük uydulara sahip olması da mümkün müdür? Eğer bu tür “altuydular” sadece etrafında dolandıkları uydunun kütleçekimi etkisinde hareket etseydi cevap kesinlikle evet olurdu. 

Gökbilim ve Uzay

Merkür, ağustos ayında, yıl içinde gün doğumundan önce gözlemlendiği zamanlar arasında en parlak görünümde. Jüpiter ve Satürn ise Güneş’in batışından sonra gökyüzünde görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Teknoloji mağazalarından bile kolayca satın alınabilen küçük boyuttaki döner kanatlı İHA’ların devasa yolcu uçaklarına büyük hasarlar vererek uçuş güvenliğini tehlikeye atabileceğini biliyor muydunuz?

Gökbilim ve Uzay

Konya Bilim Merkezi tarafından ilki 2018’de düzenlenen Astrofest gökyüzü gözlem etkinliği bu yıl 12-14 Temmuz tarihleri arasında Kapadokya’da gerçekleştirildi. “Herkese biraz gökyüzü!” sloganı ile düzenlenen etkinliğe gençler aileleriyle birlikte katıldı.

Gökbilim ve Uzay

20 yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanan Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) geçmişten günümüze birçok araştırmacı astronota ev sahipliği yapıyor. Çoğunlukla altı ay süren görevleri boyunca Dünya’dan uzakta kalan astronotlar, su ve hava gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için ISS’nin özel sistemlerinden yararlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

Şili’deki ALMA teleskoplarıyla gözlemler yapan bir grup gökbilimci, Dünya’ya yaklaşık 1500 ışık yılı mesafedeki genç bir yıldızın etrafında tuz molekülleri tespit etti. Dr. A. Ginsburg ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Astrophysical Journal’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Ay, Güneş’ten sonra gökyüzündeki en parlak ikinci gökcismi. Ay gökyüzü gözlemcilerine çıplak gözle gerçekleştirebilecekleri birçok gözlem imkânı sunuyor. Örneğin her gece gökyüzünde Ay’ı farklı bir şekilde görürüz. Çünkü Dünya etrafındaki yörünge hareketi sırasında Ay’ın Güneş’e göre konumu sürekli değişir.

Gökbilim ve Uzay

“Şu an saat kaç?” sorusuna saatimize hemen cevap verebiliriz. Geçmişteyse zamanı ölçmek hiç de kolay değildi. Usturlap adı verilen alet, Güneş ve yıldız gibi gökcisimlerinin gökyüzündeki konumuna göre zamanı ölçmeyi sağlıyordu.

Gökbilim ve Uzay

Rus-Alman ortaklığı ile inşa edilen Spektrum Röntgen Gama (SRG) Uzay Gözlemevi'nin, 12 Temmuz 2019'da Kazakistan'da bulunan Baykonur Uzay Üssünden Proton roketiyle fırlatılması planlanıyor. Bu görevin temel amacı evrenin şimdiye kadar gerçekleştirilmemiş bir hassasiyetle X-ışını haritasını oluşturmak.