Skip to content Skip to navigation

Uzay Yolculuğu ve Demans

Dr. Mahir E. Ocak
30/01/2018 - 01:55

Günümüzde Mars’a insanlı yolculuklar planlanıyor. Ancak yakın zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre Mars’a seyahat edecek astronotlar muhtemelen pek bir şey hatırlamayacak. Kemirgenler üzerinde yapılan deneyler, uzun süre uzay ortamındaki yüksek enerjili parçacıklara maruz kalan hayvanların beyinlerinde kalıcı hasar oluştuğunu gösteriyor. Bu durum iki-üç yıl sürecek bir Mars görevine giden astronotların bilişsel bozukluklar ve demans (aşırı bunama ve unutkanlık) riskiyle karşı karşıya olduğuna işaret ediyor. Dr. Vipan K. Parihar ve arkadaşlarının Prof. Dr. Charles L. Limoli önderliğinde yaptığı araştırmanın sonuçları Scientific Reports’ta yayımlandı.

Araştırmacılar önce kemirgenleri Brookhaven Ulusal Laboratuvarı’ndaki (ABD) NASA’ya ait Uzay Radyasyon Laboratuvarı’nda yüklü parçacıklar içeren radyasyona maruz bırakmış. Daha sonra hayvanlar Irvine’deki Kaliforniya Üniversitesi laboratuvarlarına getirilmiş. Radyasyona maruz bırakıldıktan altı ay sonra yapılan incelemeler, hayvanların sinir sisteminde önemli derecede hasar olduğunu göstermiş.

Demans ve benzeri sorunların ortaya çıkması için aylar gerekiyor. Ancak Mars’a yapılacak bir gidiş-dönüş yolculuğunun yıllar süreceği düşünüldüğünde, astronotların sağlık sorunları yaşaması kuvvetle muhtemel. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda çalışan astronotların sinir sistemi sorunları yaşamamasının nedeniyse, Dünya’nın manyetik atmosferi tarafından korunmaları.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Dergimizin 31 Aralık 2017 tarihinden bugüne Yayın Danışma Kurulu Üyeliğini yürüten Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berahitdin Albayrak’ı, 13 Aralık 2018 Perşembe günü meydana gelen tren kazasında kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.

Tren kazasında hayatını yitiren diğer vatandaşlarımızla birlikte, Hocamıza Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm Ankara Üniversitesi camiasına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Gökbilim ve Uzay

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) çalışan bir grup araştırmacı, hareketli aksamları olmayan bir itki sistemi tasarladı, üretti ve başarıyla test etti. Dr. Haofeng Xu ve arkadaşlarının Prof. Dr. Steven Barrett önderliğinde yaptığı çalışmanın sonuçları Nature’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Gökyüzünde en kolay fark edilen takımyıldızlardan biri olan Avcı (Orion) Takımyıldızı, kış aylarında Kuzey Yarımküre’de gökyüzünün en önemli simgelerindendir. Bu nedenle de kış mevsiminin gelişinin habercisi olarak kabul edilir.

Gökbilim ve Uzay

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz “Güneş Sistemi’nde başka bir gezegende yaşabilir miydik?” sorusunu, en yakınımızda olan Merkür, Venüs ve Mars’ın iklimi ve bu gezegenlerde yaşama imkânı üzerinden açıklıyor.

Gökbilim ve Uzay

Yerli uyduların mercek, prizma ayna gibi optik bileşen ihtiyacını karşılayacak Optik Sistemler Araştırma Laboratuvarı TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü çatısı altında kuruldu.

Gökbilim ve Uzay

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) 20. yaş gününü kutluyor. ISS’yi oluşturan ilk modül olan Zarya, 20 Kasım 1998’de fırlatılmış ve Dünya’nın çevresindeki yörüngesine yerleşmişti.

Gökbilim ve Uzay

1772 yılında Wittenberg Üniversitesi’nden Johann Daniel Titius gezegenlerin Güneş’e olan ortalama uzaklıkları arasında bir ilişki olduğunu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler genç yıldızların etrafında dönen gaz ve toz bulutlarının içinde doğar. Bir araya gelen toz zerreleri giderek büyür; çakıl taşı, kaya ve dağ büyüklüğünde parçalar oluştururlar. 

Gökbilim ve Uzay

Boğa Takımyıldızı’ndaki Ülker (Pleiades) ve Boğa (Hyades) yıldız kümeleri kasım ayında Güneş’in batışından sonra doğu ufkunun üzerinden yükseliyor.

Gökbilim ve Uzay

Enerji kaynağı olarak güneş panellerinin kullanıldığı Vanguard 1 uydusunun fırlatılmasından bugüne güneş panelleri sayesinde uydular uzun yıllar görev yapabildi. Peki, uzay araçlarında kullanılan güneş panelleri uzaydaki zorlayıcı koşullara nasıl dayanabiliyor?