Skip to content Skip to navigation

Uzayda Ateşimiz Yükseliyor

Dr. Mahir E. Ocak
07/02/2018 - 10:32

Bilimsel çalışmalar, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) çalışan astronotların vücut sıcaklığının normalin üzerine çıktığını gösteriyor. Dünya’da insanların vücut sıcaklığı 37°C civarındadır. Ağırlıksız ortamda yaşayan astronotların vücut sıcaklığıysa dinlenirken bile 38°C olarak ölçülüyor. Hatta egzersiz yapan astronotlar için bu değer 40°C’ye kadar çıkıyor.

Berlin’deki Charité Tıp Fakültesi’nde çalışan araştırmacılar, Prof. Dr. Hanns-Christian Gunga önderliğinde yaptıkları deneylerde alna takılan sensörler kullanmışlar. Vücut sıcaklığı hakkında bilgi veren bu aletlerle yapılan ölçümler, ağırlıksız ortamda yaşamaya başlayan astronotların vücut sıcaklığının aniden değil 2,5 ay içinde yavaş yavaş artarak 38°C’ye çıktığını gösteriyor. Bu duruma hangi etkenlerin hangi oranda katkı yaptığı tam olarak bilinmiyor. Ancak insan vücudunun ağırlıksız ortam koşullarına vücut ısısının hafifçe artmasına sebep olacak biçimde tepki verdiği ve ayrıca ağır egzersizlerin, ortamdaki yüksek radyasyonun ve psikolojik stresin de etkili olduğu düşünülüyor. Araştırmacılar, ağırlıksız ortamda ter Dünya’da olduğundan çok daha yavaş buharlaştığı için vücudun ısı kaybetmesinin zorlaştığını da belirtiyor. Özellikle egzersizler sırasında astronotların vücut sıcaklığının hızla yükselmesi de terin yavaş buharlaşmasına bağlanıyor.

Vücut sıcaklığında yaşanan ani değişimlerin hem fiziksel hem de bilişsel süreçleri olumsuz etkileyebileceği hatta ölümcül olabileceği belirtiliyor. Dr. Alexander C. Stahn ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Scientific Reports’ta yayımlandı.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Dünya’nın manyetik alanı, yeryüzünü Güneş’ten gelen zararlı ışınlardan koruyan bir kalkan görevi görür. Eğer bu koruyucu kalkan olmasaydı güneş rüzgârı atmosferi yok eder ve Dünya yaşama elverişsiz bir hale gelirdi.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Güneş Sistemi’nin dışındaki gezegenleri (ötegezegen olarak adlandırılır) keşfetmek için tasarladığı Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS) 18 Nisan 2018’de ABD’deki Cape Canaveral Üssü’nden SpaceX Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatıldı.

Gökbilim ve Uzay

Göktaşı çarpmaları, gezegenlerin oluşumunda ve zamanla geçirdiği değişimlerde çok önemli rol oynar. Ancak bir göktaşı çarpması sonucu oluşmuş bir krateri, çarpmanın üzerinden yüz milyonlarca yıl geçtikten sonra inceleyerek çarpmanın hangi koşullar altında meydana geldiğini belirlemek çok zordur.

Gökbilim ve Uzay

Mart ayı Kuzey Yarımküre’ye baharı getiriyor. Çünkü 20 Mart’ta gerçekleşecek ilkbahar ılımı (yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih) Kuzey Yarımküre’de bahar mevsiminin başlangıcı olarak kabul edilir.

Gökbilim ve Uzay

Uzayda görev yapan yer gözlem uydularımızla iletişim kurmak amacıyla gerçekleştirilen Milli Yer İstasyonu Geliştirme Projesi’nin önemli bir aşaması olan, 7,3 metre çapındaki reflektör antenin üretimi geçtiğimiz yıl aralık ayında tamamlandı.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Uzay ve Havacılık Dairesi’nin (NASA) Mars’ın yüzeyinde yaklaşık on beş yıldır araştırmalar yapan Opportunity keşif aracının görevi sonlandı. 

Gökbilim ve Uzay

2019 TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması başvuruları başladı. Başvurular 8 Mart’a kadar devam edecek.

Gökbilim ve Uzay

Ay’ın görünmeyen yüzüne inen ilk uzay aracıolan Chang’e-4 Ay’ın görünmeyen yüzünün bugüne kadar kaydedilen yüksek uzaysal çözünürlüklü ve en güncel görüntülerini Dünya’ya gönderiyor.

Gökbilim ve Uzay

2021’de uzaya fırlatılması planlanan James Webb Uzay Teleskobu, Büyük Patlama’dan Güneş Sistemi’nin oluşumuna kadar daha birçok konuda önemli bilgiler sağlayabilir.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup araştırmacı, uydu verilerini kullanarak nehir havzalarındaki su seviyelerinin değişimini tahmin etmeye imkân veren bir yöntem geliştirdi. Konu ile ilgili bir makale Dr. Eva Boergens ve arkadaşları tarafından Journal of Hydrology’de yayımlandı.