Skip to content Skip to navigation

Uzayın Çok Uzak Noktalarındaki Uzay Araçlarıyla Nasıl İletişim Kuruluyor?

Dr. Tuba Sarıgül
27/04/2015 - 18:33

İletişim sistemleri uzay görevlerinin tamamı için hayli önemli. Çünkü yeryüzü ile uzay aracı arasındaki bilgi alışverişi bu sistemlerle sağlanıyor. Özellikle insansız uzay görevlerinde uzay aracının takip edilebilmesi ve herhangi bir sorunun ortaya çıkması durumunda sorunun çözülebilmesi için bu sistemler hayati öneme sahiptir. Sorunsuz şekilde çalışan iletişim sistemleri olmaksızın bir uzay görevinin başarıyla sürdürülmesi mümkün değildir.

Uzay görevlerinde kullanılan iletişim sistemleri çok uzak mesafelerden, çok fazla verinin transfer edilmesine imkân sağlıyor. Örneğin yaklaşık 40 yıldır görevlerine devam eden Voyager uzay araçlarının Dünya’ya olan uzaklıkları 16-20 milyar kilometre, yani Dünya ile Güneş arasındaki mesafenin 100 katından fazla.

Uzay araçlarıyla iletişim radyo dalgaları kullanılarak sağlanıyor. Her uzay aracında radyo dalgalarını alan ve radyo dalgaları yayan sistemler bulunuyor. Uzay araçları tarafından gönderilen sinyaller ise Dünya üzerindeki çok büyük antenler tarafından algılanıyor. Uzay aracı ile iletişimin kesintisiz olarak sürdürülebilmesi için antenlerin konumu dikkatli bir şekilde seçiliyor. Örneğin NASA’nın insanlı ve insansız tüm uzay araçları ile iletişim kurmak amacıyla kullandığı Deep Space Network (DSN) sisteminde yer alan üç istasyonun 360 derecelik görüş açısı sağlayan yerleşimi sayesinde uzay araçları istasyonların en az biriyle iletişim halinde kalabiliyor.

Ancak transfer edilen veri miktarındaki olağanüstü artış iletişim sistemlerinde yeni teknolojilerin kullanılmasını gerektiriyor. Bu amaçla son yıllarda lazer ışınlarının kullanıldığı iletişim sistemlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılıyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

2011 yılında uzay mekikleri emekliye ayrıldığından beri NASA astronotları Rusya’nın Soyuz uzay araçları ile uzaya gidiyor. SpaceX şirketinin geliştirdiği Dragon uzay aracı ile yakın zamanda bu durum değişebilir.

Gökbilim ve Uzay

Gökbilimciler önümüzdeki yıllarda Güneş ile ilgili araştırmaların altın çağının yaşanacağını düşünüyor. Hem yakın geçmişte hayata geçirilen hem de yakın gelecekte hayata geçirilmesi planlanan projeler sayesinde Güneş bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş bir hassasiyetle incelenebilecek.

Gökbilim ve Uzay

1. TÜBİTAK Liseler Arası İnsansız Hava Araçları Yarışması’nın başvuruları başladı. Başvuru için son tarih 23 Mart 2020.

Gökbilim ve Uzay

5. TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması başvuruları başladı. Başvurular 23 Mart’a kadar devam edecek ve bu yıldan itibaren çevrimiçi olarak yapılacak. Yarışma 15 - 20 Eylül 2020 tarihleri arasında Gaziantep Alleben Göleti’nde gerçekleştirilecek.

Gökbilim ve Uzay

Bu yıl 23.’sü düzenlenen Uluslararası Gökyüzü Gözlem Şenliği’nin başvuruları başladı. Başvurular 31 Mart’a kadar devam edecek. Etkinliğe bu yıl ilk defa yurt dışından da başvuru yapılabilecek. Şenliğe katılacak 1000 kişi nisan ayının ikinci haftasında kura ile belirlenecek.

Gökbilim ve Uzay

Şubat ayında Merkür ve Venüs, Güneş’in batışından sonra gökyüzünde. Mars, Jüpiter ve Satürn ise Güneş’in doğuşundan önce görülebilir. Merkür, şubat ayının ilk yarısında gün batımından sonra Venüs’le birlikte güneybatı ufkunun üzerinde görülebilir. Merkür, 10 Şubat’ta en büyük doğu uzanımı konumuna ulaşıyor. 

Gökbilim ve Uzay

1666 yılının Ocak ayında çevrenizdeki herkesin konuştuğu, Robert Hooke’un bitler, pireler ve benzer canlıların mikroskop altında görünümünü zengin görsellerle anlatan Micrographia kitabını almış olsaydınız muhtemelen yazarın araya sıkıştırdığı birkaç ilgisiz konuya bakıp şaşırabilirdiniz. 

Gökbilim ve Uzay

Çin’in Chang'e-4 uzay aracı geçtiğimiz yıl ocak ayında Ay’ın karanlık yüzüne iniş yaptı. Bugünlerde ise daha ileri bir teknolojiye sahip Chang’e-5 Ay’a yolculuk için gün sayıyor. Chang’e-5, Çin’in Ay’dan örnek getirmek üzere planlanan ilk uzay görevi.

Gökbilim ve Uzay

Nisan 2019’da ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başaran 200 kişilik ekipte yer alan Prof. Dr. Feryal Özel ile Bilim Genç ekibi olarak bir söyleşi gerçekleştirdik.

Gökbilim ve Uzay

Erboğa Takımyıldızı’nın bir üyesi olan Proxima Centauri, Güneş Sistemi’ne en yakın yıldızdır. 2016 yılında gökbilim alanında yaşanan en önemli gelişmelerden biri, yıldızın etrafında dolanan bir gezegen keşfedilmesi olmuştu. Üstelik Proxima b adı verilen gezenin yaşama elverişli koşullara sahip olma ihtimali de var.