Skip to content Skip to navigation

Yanardağ Patlaması Uyarı Sistemi

Dr. Mahir E. Ocak
09/07/2014 - 16:06

İzlanda Üniversitesi araştırmacıları Küresel Konum Belirleme Sistemi (Global Positioning System, GPS) ile elde edilen verileri kullanarak yanardağ patlamalarının önceden tahmin edilebileceğini gösterdi. Dr. S. Hreinsdottir ve çalışma arkadaşlarının sonuçları Nature Geoscience'ta yayımlandı.

Grimsvötn Yanardağı'nın Mayıs 2011'deki patlaması sırasında GPS ile elde edilen verileri inceleyen araştırmacılar, patlamanın hem zamanının hem de şiddetinin tahmin edilebileceğini gösterdi. Veriler patlama olmadan kısa bir süre önce yer yüzeyinde fark edilebilir bir kayma olduğunu gösteriyor. Bu verileri yeraltındaki magma haznesinin fiziksel durumunu tanımlayan denklemlerde kullanan araştırmacılar, GPS verilerinin bir yanardağ patlaması erken uyarı sistemi oluşturmak için kullanılabileceğini gösterdi.

Yanardağlar patlamadan önce meydana gelen yer hareketleri sismik cihazlarla da incelenebiliyor. Ancak sismik verileri kullanarak patlamanın büyüklüğünü tahmin etmek mümkün değil. Geliştirilen yeni yöntem bu açıdan daha yararlı. Büyük bir patlamanın zamanının önceden tahmin edilmesiyle gerekli önlemler alınabilir. Örneğin erken uyarı sistemi sayesinde yanardağın etrafındaki yerleşim yerleri boşaltılabilir veya bölgeden geçecek uçakların rotaları değiştirilerek yanardağdan saçılan küllerden etkilenmeleri engellenebilir.

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemeler kullanarak deprem gerçekleştiğinde ses ve ışık ile uyarı veren bir deprem alarm düzeneği tasarlıyoruz.

Yerbilimleri

Yeryüzünde çok sayıda deprem meydana gelir. Bazı depremlerin gücü hissedilemeyecek kadar küçüktür. Bu nedenle herhangi bir zarara yol açmazlar. Şiddetli depremler ise büyük çapta can ve mal kaybına sebep olabilir. Deneyler köşesinin bu etkinliğinde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle basit bir sismograf düzeneği tasarlayıp çalışma prensibini öğreniyoruz.

Yerbilimleri

Türkiye önemli fay hatlarını barındıran bir deprem ülkesidir. Deprem önlenebilir bir doğa olayı olmasa da depremin yıkıcı etkilerini alacağımız önlemlerle en aza indirebiliriz. Peki depreme karşı hazırlıklı olmak için neler yapabiliriz?

Yerbilimleri

Peru’nun güneyindeki antik İnka şehri Machu Picchu, And Dağları’nda 2430 metre yükseklikteki bir tepenin üzerinde yer alır. 1438-1472 yılları arasında hüküm süren İmparator Pachacuti için inşa edildiği düşünülen şehir, 2007 yılında Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri olarak seçilmişti.

Yerbilimleri

Geçmişi günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine kadar uzanan Göbeklitepe Arkeolojik Alanı’nda yapılan kazı çalışmaları hızla devam ediyor. Göbeklitepe uygarlık tarihi ile ilgili bildiklerimizi tamamen değiştirebilir.

Yerbilimleri

İstanbul’da geçmişte çok büyük depremler meydana geldiği biliniyor. 22 Mayıs 1766 yılında meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki son büyük deprem, kentte çok büyük bir yıkıma sebep olmuştu.

Yerbilimleri

Uluslararası Yerbilimleri Birliğinin bir parçası olan Uluslararası Katmanbilgisi Komisyonu yaklaşık on yıl önce Antroposen Çalışma Grubu adlı bir kurul oluşturmuştu. Otuz dört üyeden oluşan kurulun görevi, Antroposen olarak adlandırılan, insan etkinliklerinin yerküreyi şekillendirdiği yeni bir jeolojik çağın başlayıp başlamadığı hakkında karar vermekti. 

Yerbilimleri

Volkanik patlamalar sonucu ağaçlar, evler, tarlalar, yollar ve fabrikalar zarar görebilir. Hatta can kayıpları bile yaşanabilir. Peki tarihten bu yana birçok yeri yaşanmaz hale getiren bu doğal afet nasıl gerçekleşiyor?

Yerbilimleri

Binlerce yıl toprak altında kaldıktan sonra gün yüzüne çıkarılan arkeolojik eserlerin yüzeylerindeki doğal aşınmalar arkeologlar ve yazıt bilimciler için eserleri incelemeyi zorlaştırabiliyor. Peki, araştırmacılar bu zorluğu aşmak için neler yapıyor, hangi yöntemleri uyguluyor?

Yerbilimleri

Princeton Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar yeryüzünün 660 kilometre altındaki, yukarı manto ile aşağı mantoyu birbirinden ayıran katmanda devasa “dağlar” olduğuna işaret ediyor. Wenbo Wu, Sidao Ni ve Jessica Irving tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.