Skip to content Skip to navigation

Yaraların İyileşmesini Hızlandıran Hidrojel

Dr. Mahir E. Ocak
20/08/2019 - 09:25

Söz konusu ciltteki yaraların iyileşmesi olduğunda embriyolar yetişkin insanlarda olmayan bir özelliğe sahiptir. Yaranın etrafındaki hücrelerin kenarından çıkan, aktin proteininden üretilmiş iplikçikler kasılarak yaranın küçülmesini ve zamanla tamamen kapanması sağlar. Yetişkin insanların aksine embriyoların cildindeki yaralar iyileştiğinde hiç iz kalmaz.

Harvard Üniversitesinden David Mooney önderliğinde çalışmalar yapan bir grup araştırmacı, embriyolardan esinlenerek yetişkinlerdeki cilt yaralarını iyileştirmek için bir malzeme geliştirdi. Bir tür hidrojel olan malzemenin en önemli özelliği 32˚C’nin üzerindeki sıcaklıklarda büzüşmesi. Malzeme, 35-37˚C sıcaklıktaki cildin üzerine uygulandığında büzüşerek altındaki yaranın kapanmasına yardımcı oluyor. Araştırmacılar, hidrojelin içine gümüş nanoparçacıklar ekleyerek malzemenin antimikrobiyal özellik kazanmasını da sağladı.

Deneyler geliştirilen malzemenin yaraları iyileştirmekte başarılı olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, farelerin cildindeki yaralara malzemeyi uygulayıp gece boyunca bekledikten sonra yaraların %45 oranında küçüldüğünü gözlemledi.

Yeni geliştirilen malzemenin aynı amaçla kullanılan benzer başka malzemelere göre en önemli avantajı, sadece deriye uygulanmasının yeterli olması, yaranın iyileşmesi için başka malzemelere ya da karmaşık cihazlara ihtiyaç duyulmaması. Malzeme cilde uygulandığında vücut sıcaklığına tepki vererek doğal bir biçimde yaranın iyileşmesine yardımcı oluyor.

Araştırma ile ilgili detaylı bilgiye Science Advances’ta yayımlanan makaleden ulaşabilirsiniz. 

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Türk bilim insanları tarafından geliştirilen metal kompleks bileşiğinin kolon kanseri tedavisinde kanser ilacı olarak kullanılmasına yönelik hücre kültürü ve deney hayvanları test aşamaları başarıyla geçildi. ABD ve Avrupa Birliği patent ofislerinden patenti alınan bileşiğin kanser hastaları ile gerçekleştirilecek testlerinden sonra ilaç olarak üretimine başlanabilir.

Tıp ve Sağlık

Göz tomografisi yöntemi sayesinde gözdeki mikro ölçekteki doku katmanları yüksek çözünürlükle görüntülenebiliyor. Göz hastalıklarının teşhisinde çok sık kullanılan bu yöntem beyin hastalıklarının tespitinde de kullanılabilir.

Tıp ve Sağlık

Güneş ışığının insanlar üzerinde doğrudan katkıları da vardır. Örneğin güneş ışığı vücudumuzda D vitamini üretimini artırır, uykumuzu düzenler ve ruh hâlimizi iyileştirir. Gelin, bu faydaları daha yakından inceleyelim.

Tıp ve Sağlık

Bağışıklık sistemi henüz olgunlaşmamış bebekleri ve çocukları ciddi hastalıklardan korumak için yapılan aşılar ile erken yaşlarda tanışırız.

Tıp ve Sağlık

Hücrelerde meydana gelen doğal süreçlerden biri aşırı yaşlanma sebebiyle çoğalmanın durmasıdır. İnsanlarda ileri yaşlarda ortaya çıkan eklem romatizması, kemik erimesi ve kalp hastalıkları gibi sağlık sorunlarının nedenlerinden biri de hücrelerin aşırı yaşlanmasıdır.

Tıp ve Sağlık

Gözlerin de tıpkı mide gibi sindirim yaptığını biliyor muydunuz? Evet, yanlış okumadınız. Gözler de mide gibi sindirim yapabiliyor. Ancak tek farkla... Midemiz tükettiğimiz gıdaları sindirirken gözümüz çevreden gelen bakterileri sindiriyor.

Tıp ve Sağlık

Bilimsel çalışmalar gözlerimizde yaşayan, göz sağlığına yararlı bakteriler olduğunu gösteriyor. Göz mikrobiyomu olarak adlandırılan bu bakterilerin davranışlarının tam olarak anlaşılması, çeşitli göz hastalıklarının tedavisinde yararlı olabilir.

Tıp ve Sağlık

“Seyahat” denildiğinde aklımıza ilk olarak yeni yerler görme, yeni insanlar tanıma fırsatı gelir. Peki, seyahat etmenin kimi zaman sağlığımız için tehdit oluşturabileceğini biliyor muydunuz?

Tıp ve Sağlık

Pek çok hastalığın tedavisinde antibiyotikler kullanılıyor. Ancak aşırı kullanım zararlı da olabiliyor. Çünkü antibiyotikler sadece hastalık yapan bakterilere değil yararlı bakterilere de -örneğin sindirime yardımcı olan bakterilere de- zarar verebiliyor.

Tıp ve Sağlık

Uçmak insanların çoğuna büyük keyif verir. Ancak yerden yükselmek insan fizyolojisi üzerinde çeşitli etkilere yol açar. Dış kulak ile orta kulak arasında yer alan kulak zarı, uçuş sırasındaki  basınç değişikliklerinden etkilenen en önemli yapıdır.