Skip to content Skip to navigation

Yaşama Elverişli Bölge Nedir?

Dr. Mahir E. Ocak
08/02/2018 - 17:04

Yaşama elverişli bölge ifadesi ötegezegen araştırmalarında sıklıkla kullanılan bir terimdir. Bir ötegezegende Dünya’dakine benzer yaşam biçimlerinin oluşabilmesi için gezegenin yörüngesinin tamamının yaşama elverişli bölgenin içinde kalması gerekir.

Yaşama elverişli bölge genel olarak bir gezegenin yüzeyinde sıvı suyun bulunmasına uygun koşullara sahip bölge olarak tanımlanır. Bu durumun nedenin sıvı suyun varlığının canlı yaşamı için vazgeçilmez olmasıdır. Esasen sudan başka sıvıların içinde de çeşitli yaşam biçimlerinin oluşması mümkündür. Ancak su uzayda en bol bulunan sıvı olduğu için Dünya dışında da canlı yaşamının var olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılan araştırmalarda suya odaklanılır.

Bir yıldızın etrafındaki yaşama elverişli bölgenin o yıldıza olan uzaklığı ve büyüklüğü, hem yıldızın hem de gezegenin özelliklerine göre değişir. Örneğin gezegen yıldıza ne kadar yakınsa o kadar çok ışığa maruz kalacak ve o derecede ısınacaktır. Dolayısıyla gezegenin yüzeyinde sıvı su bulunabilmesi için gezegen yıldıza ne çok yakın ne de çok uzak olmalıdır. Bunun yanı sıra gezegenin atmosferinin olup olmadığı eğer varsa atmosferinde ne kadar sera gazı olduğu da önemlidir. Bir ötegezegen yıldızına çok uzak olsa bile sera gazları ötegezegenin atmosferinin ısınmasına ve yaşama elverişli koşullara sahip olmasına neden olabilir. Bu konu ile ilgili detaylı bir yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Evrendeki toplam madde miktarının %85’ini karanlık madde oluşturur. Karanlık madde ışıkla etkileşmediği için doğrudan görülemez.

Gökbilim ve Uzay

Nisan ayında Güneş’in batışından sonra gökyüzünde çıplak gözle görülebilen tek gezegen Venüs.

Gökbilim ve Uzay

Filmlerde görmüşsünüzdür, uzay boşluğuna koruyucu kıyafeti olmadan çıkmak zorunda kalan astronotun kolları ve bacakları donmaya başlar, sonra porselen gibi kırılır. O hâlde uzay çok soğuk olmalı değil mi?  Zavallı uydularımız uzayda donuyor olmalı.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup gökbilimcinin yaptığı çalışmalar WASP-76b adlı bir ötegezegenin atmosferinde demir yağmurları yağdığına işaret ediyor. Dr. D. Ehrenreich ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma ile ilgili makale Nature’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup gökbilimci bilinen en büyük kozmik patlamayı gözlemledi. Dünya’ya 390 milyon ışık yılı mesafedeki Yılancı Gökada Kümesi’nde meydana gelen patlama sırasında yayılan enerjinin daha önceleri bilinen en büyük patlamadakinin beş katı kadar olduğu belirtiliyor.

Gökbilim ve Uzay

Bir yıldan uzun süredir Mars’ta görev yapan InSight, bulunduğu bölgede daha önceleri tahmin edilenden on kat daha büyük manyetik alan tespit etti. Uzay aracının gönderdiği veriler, Mars’ın yüzeyindeki manyetik alanın günlük hatta saniyelik olarak değiştiğini gösteriyor.

Gökbilim ve Uzay

Mars’ın jeolojik yapısını incelemek için özel olarak tasarlanan InSight aracı, 26 Kasım 2018’de Kızıl Gezegen’in yüzeyine inmişti. InSight’ın topladığı verilerin analiz edilmesiyle elde edilen ilk bilgiler Nature Geoscience’ın özel bir sayısında yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Mart ayında gökyüzünde görebileceğiniz takımyıldızlardan biri, ters soru işaretine benzeyen şekliyle dikkat çeken Aslan Takımyıldızı. Aslan Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Regulus -Aslan’ın Kalbi olarak da isimlendirilir- ise bu soru işaretinin noktasını oluşturur.

Gökbilim ve Uzay

2011 yılında uzay mekikleri emekliye ayrıldığından beri NASA astronotları Rusya’nın Soyuz uzay araçları ile uzaya gidiyor. SpaceX şirketinin geliştirdiği Dragon uzay aracı ile yakın zamanda bu durum değişebilir.

Gökbilim ve Uzay

Gökbilimciler önümüzdeki yıllarda Güneş ile ilgili araştırmaların altın çağının yaşanacağını düşünüyor. Hem yakın geçmişte hayata geçirilen hem de yakın gelecekte hayata geçirilmesi planlanan projeler sayesinde Güneş bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş bir hassasiyetle incelenebilecek.