Skip to content Skip to navigation

Yaşamsal Öneme Sahip Duyumuz: Koku

Dr. Özlem Ak İkinci
03/02/2015 - 08:57

Koku alma mekanizması, farklı kokuları ayırt etme becerisi, koku hücrelerinin beyinle yaptığı işbirliği, maruz kalınan kokuya göre değişen ruh hali ve kokuların karar vermedeki etkisi artık pek çok araştırmanın başlıca konularından. Genlerimizin % 3’ünün koku almaç hücrelerinin zarlarında bulunan farklı almaçları kodladığını keşfeden Richard Axel ve Linda B. Buck, bu keşifleriyle 2004 yılında tıp alanındaki Nobel Ödülü’nün sahibi olmuşlar. Axel ve Buck çalışmalarının sonucunda 1000 genden oluşan büyük bir gen ailesi keşfetmiş. Ancak bu genlerin çoğu ifade edilmediğinden (genetik bilginin işlevsel bir proteine dönüşmemesi) insanda sadece 400 koku almacı bulunuyor. Ama bu 400 koku almacıyla bile on binden fazla kokuyu tanıma yeteneğine sahip olduğumuz bir gerçek. Beyin koku merkezi duygularımızın, korkularımızın ve hafızamızın sistemi olarak da bilinen limbik sistemle çok yakından ilişki içerisinde. Bu nedenle hoş kokular ruh halimizi etkiliyor ve kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlıyor. Kokular aynı zamanda bilişsel yeteneklerimizi de etkiliyor. Araştırmacılar kokuların beynin duygularla ilgili bölümünü uyardığını, bu nedenle verilen kararların mantıklı olmayıp daha duygusal olduğu sonucuna ulaşmış.

İşitme ya da görme kaybı söz konusu olduğunda insanlar korkunç bir durumla karşı karşıya kaldıklarını düşünüyor. Ama koku alma yeteneğinin kaybı söz konusu olduğunda bazen bunun farkında bile olmuyorlar ya da farkında oluyor ama önemsemiyorlar. Üstelik bu bozukluğa sahip pek çok kişi tıbbi yardım alma ihtiyacı bile hissetmiyor. Oysa koku alma duyusunun azalması ya da tamamen kaybolması bazı hastalıkların ya da sağlık problemlerinin habercisi. Her şeyden önce koku duyumuz bir erken uyarı sistemi olarak görev yapıyor. Gaz sızıntısı, bozulmuş bir yiyecek ya da yangın gibi tehlikeli durumları koklama yeteneğimiz sayesinde fark edebiliyoruz. Kişi uyurken bile görev başında olan koku duyusu duman kokusu gibi tehlikeli durumlarda bizi uyarırken, annemizin kahvaltı için hazırladığı çöreklerin kokusuyla şahane bir sabaha uyanmamızı da sağlıyor. Sıklıkla görülen koku alma bozukluklarından hipozmi koku alma yeteneğinde azalma, anozmi ise hiç koku alamama olarak tanımlanıyor ve kişilerin hayat kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. Genel olarak hipozminin görülme oranı %13-18 iken, anozminin görülme oranının % 4-6 civarında olduğu biliniyor. Bu rahatsızlıklar insanlar yaşlandıkça daha çok ortaya çıkıyor ve erkeklerde kadınlara oranla daha fazla görülüyor.

Doğada kimyasal yapıları nedeniyle koku oluşumunda önemli rol oynayan on binlerce farklı molekül var. Çok sevdiğimiz bir çiçek veya parfüm kokusunun moleküler yapısıyla hoşlanmadığımız bir kokunun moleküler yapısı aynı değil. Çok hoş kokan bir maddenin kimyasal yapısında ufak bir değişiklik yapıldığında, o madde artık koku oluşturmayabiliyor hatta bazen hoş olmayan bir koku oluşmasına dahi yol açabiliyor. Maddelerin yaydığı kokunun burnumuza ulaşması, burundaki almaçlar tarafından algılanması ve kokuya özgü sinyallerin beyne iletilmesi koku mekanizmasının genel çerçevesini oluşturuyor. Burun boşluğunun üst bölümünde yer alan koku epitelinde koku moleküllerine duyarlı koku almaç hücreleri var. Bu hücreler koku molekülleri ile beyin arasında adeta bir veri işleme merkezi gibi çalışıyor. Her koku almaç hücresinin yüzeyindeki kıla benzer çıkıntılar havayla temas halinde. Bu çıkıntılar sayesinde koku almaç hücrelerinin yüzey alanı artıyor ve hücreler daha fazla sayıda koku molekülüyle temas ediyor. Koku oluşumuna neden olan moleküllerin kendilerine has almaçlara bağlanmasıyla hücre içinde çok sayıda biyokimyasal tepkime gerçekleşiyor ve sonuçta beyne iletilmek üzere bir uyarı oluşuyor. Daha sonra bu uyarı beynin ön bölümündeki koku soğanına iletiliyor. Koku soğanında işlenen bilgiler beynin koku korteksi, hipokampüs, amigdala ve talamusaltı gibi bölgelerine gönderiliyor ve kokunun hangi koku ya da ne kokusu olduğu algılanıyor.

Reklamcılar da koku, hafıza ve ruh hali arasındaki bağlantıyı çoktan keşfetmiş ve bunu reklam aracı olarak kullanmaya başlamışlar. Pek çok sektörde müşterilerin karar vermesini kolaylaştıracak ve ruh hallerini etkileyebilecek çeşitli özel kokular kullanılıyor. Çünkü koku kişilerin davranışlarını etkiliyor. Örneğin lavanta kokusu restoranda geçirilen zamanı uzatıyor ve harcanan parayı artırıyor. Eğlence mekânlarına portakal kokusu, deniz kokusu ve nane kokusu sıkıldığında ise ortamdaki kişiler daha fazla eğleniyor ve daha fazla dans ediyor.

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Ağrı hoş olmayan bir durum. Peki, ağrıyı hissetmesek nasıl olurdu? Şimdilik bu soruyu tekrar ele almak üzere bir köşeye bırakalım.

Tıp ve Sağlık

Enerji içecekleri genellikle uyanık kalmayı sağladıkları, fiziksel ve bilişsel performansı artırdıkları düşüncesiyle tüketilir. Enerji içeceklerinin temel bileşeni kafeindir. Bu içecekler kafein dışında taurin, glukoronolakton, bazı B grubu vitaminleri, şeker gibi başka maddeler de içerebilir.

Tıp ve Sağlık

TÜBİTAK Popüler Bilim Dergileri Müdürlüğü 8-14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası’nı 10 ilde düzenleyeceği 11 etkinlikle kutluyor. Gençlerin bilim insanları ile doğrudan iletişim kurmasını sağlayan TÜBİTAK Bilim Söyleşileri ile bilim konularına olan farkındalıklarının artırılması hedefleniyor.

Tıp ve Sağlık

Evrak işleri ile uğraşırken ya da sevdiğiniz birinden gelen mektubu büyük bir hevesle açarken parmağınızın kesildiği oldu mu? Günlük hayatımızda sıkça kullandığımız kâğıdın bu denli canımızı yakması hayli şaşırtıcı olabiliyor. Peki, küçücük bir kesik canımızı nasıl bu kadar acıtabiliyor?

Tıp ve Sağlık

Aralarında genç bilim insanımız Canan Dağdeviren’in de olduğu Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) bilim insanları, nörolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların doğrudan beynin ilgili bölgesine ulaştırılmasını sağlayan mikro ölçekte bir ilaç taşıma sistemi geliştirdi. 

Tıp ve Sağlık

Sağlıklı ve yeterli uyku, şeker yeme isteğinizin azalmasını dolayısıyla daha sağlıklı bir beslenme düzenine sahip olmanızı sağlayabilir. Bilim insanları uykunun beslenme bozukluklarından kaynaklanan sağlık sorunlarıyla bağlantılı olduğunu düşünüyor. Ancak bu konuda yapılan araştırmaların sayısı çok fazla değil.

Tıp ve Sağlık

“Sağlıkta Yenilik” konulu Bioinnovation IV Konferansı 10-11 Şubat 2018 tarihlerinde Bahçeşehir Üniversitesi gerçekleştiriliyor.

Tıp ve Sağlık

Ortalama ömrün cinsiyete bağlı olarak değişmesi sadece insanlarda değil başka pek çok canlı türünde de gözlemlenen bir durumdur. Ancak insanlarla diğer canlılar arasında önemli bir fark var. 

Tıp ve Sağlık

Yemekten sonra bastıran uykuyu hepimiz biliriz. Enerji vermesi gereken besinlerin uykumuzu getirmesi bize biraz garip gelebilir. Peki, bunun sebebini hiç merak ettiniz mi?

Tıp ve Sağlık

Güneş’ten Dünya’ya ulaşan morötesi dalga boyundaki ışınların (UV) özellikle cilt üzerindeki zararlı etkileri hakkında fikir sahibiyiz. Ancak UV ışınlar gözün yüzeyindeki dokulara ve gözün içindeki yapılara, örneğin korneaya, retinaya ve göz merceğine de zarar verebilir.