Skip to content Skip to navigation

Yaz Aylarında Isırma ve Sokma Durumlarına Karşı Ne Yapmalıyız?

M. Bünyamin Yıldırım
23/08/2018 - 15:00

Yaz ayları birçoğumuz için dinlendiğimiz, seyahat ettiğimiz ve yeni yerler keşfettiğimiz bir dönem. Açık havada yaptığımız etkinliklerin arttığı bu sıcak günlerde yuvalarını terk eden sürüngenler, örümcekler ve böceklerle karşılaşma olasılığımız diğer mevsimlere göre daha yüksek. Peki, sağlığımız için tehlike oluşturabilecek bu ısırma ve sokma durumlarına karşı ne gibi tedbirler alabiliriz, ısırma ve sokma durumunda ne gibi belirtiler ortaya çıkar ve böyle bir durumda ilk müdahale olarak neler yapmalıyız?

 

Kene

İxodid ailesinden bir kene türü

Ülkemiz keneler için hayli uygun bir coğrafi yapıya sahip. Kenelerle hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı bölgelerde daha sık karşılaşılır. Kenelerin bazı türlerinin taşıdığı zararlı mikroorganizmalar, hayvanlarda herhangi bir hastalığa yol açmasa da insanlarda Kırım-Kongo kanamalı ateşi (KKKA) hastalığına neden olabilir. İsminden de anlaşıldığı gibi bu hastalık ilk defa Kırım ve Kongo'da görülmüştü. Kırım-Kongo kanamalı ateşi virüsünün neden olduğu hastalık özellikle göçmen kuşların göçleri ile diğer ülkelere yayıldı. Hastalık çoğunlukla kenenin vücuda tutunması ile bulaşır. Ayrıca virüsü taşıyan hayvanların kanları, vücut sıvıları ve virüsün bulaştığı insanların vücut sıvılarına temas ile de insanlara geçebilir. Kene Kırım-Kongo kanamalı ateşi virüsünü taşıyorsa ısırmadan sonraki ilk 1-3 gün içinde yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik, kusma, ishal gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Hastalık ilerledikçe vücudun değişik yerlerinde kanamalar görülebilir ve hastalık ölüme sebep olabilir.

Kırsal alanlara çıkmadan önce bazı önlemler almak Kırım-Kongo kanamalı ateşi hastalığından korunmaya yardımcı olabilir. Bunun için;

. Kolları ve bacakları bileklere kadar örten kıyafetler giymeye özen göstermeli,

. Kenelerin kolayca fark edilebilmesi için açık renkli kıyafetler giymeli,

. Vücuda ve kıyafetlere keneleri uzaklaştıran ilaçlar sürmeli,

. Kenelerin kıyafetlerimizin içine girmesini engellemek için kıyafetlerimizin el ve ayak bilek kısımlarını kapatmalı,

. Üzerlerinde kene olup olmadığını anlamak için kıyafetlerimiz ile el ve ayaklarımızı düzenli olarak kontrol etmeli,

. Kırsal alandan döndükten sonra üzerimizde kene olup olmadığını anlamak için bütün vücudumuzu kontrol etmeliyiz.

Kene vücuda tutunmuşsa elle dokunmadan cımbız gibi bir aletle vücuda en yakın yerinden tutulmalı, dik ve dikkatli bir biçimde çekilerek çıkarılmalı ya da hemen en yakın sağlık kuruluşuna gidilmelidir.

 

Arı

Bal arısı (Apis mellifera)

Belki de hepimizi en az bir kez arı sokmuştur. Genelde arı sokmalarında acı, şişlik, kızarıklık gibi belirtiler görülür. Bağışıklık sistemi duyarlı olan kişilerde arı sokmasına bağlı olarak ciddi alerjik reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Arı sokmasından sonra nefes almada zorlanma, kasılma, duyularda zayıflama, baş ağrısı, bulantı, kusma gibi belirtilerin görülüp görülmediği takip edilmelidir. Bu belirtiler normal bir insanda 150 bal arısı ya da 20 eşek arısı sokmasından sonra ortaya çıkarken, bağışıklık sistemi duyarlı bir kişide tek bir arı sokmasından sonra dahi görülebilir.

Avrupa büyük eşek arısı (Vespa crabro)

 

Arı Soktuktan Sonra Neler Yapılmalı?

. Arının iğnesi görülüyorsa çıkarılır.

. Arının soktuğu bölge bol su ve sabun ile yıkanır.

. Arının soktuğu bölgeye soğuk uygulama yapılır.

. Şiddetli belirtiler görülüp görülmediği takip edilmeli ve böyle bir durum söz konusu ise hemen en yakın sağlık kuruluşuna gidilmelidir.

 

Arı sokmasına alerjisi olan kişiler, olası arı sokmalarına karşı her zaman yanlarında alerjik reaksiyonu azaltan ilaçlar (adrenalin enjeksiyonu) taşımalıdır.

Arı sokmasından korunmak için arıların ilgisini çekebilecek kokulardan (örneğin parfüm, losyon) ve açık-parlak renkli giysiler giymekten kaçınmak gerekir.

 

Örümcek

Örümcekler bazı insanların fobisidir. Ancak az sayıda örümcek türü insanlar için ölümcül derecede tehlikelidir. Zehirli örümcek ısırmalarında ısırılan bölgede hafif şişlik ve kızarıklık gözlenir. Örümceğin türüne göre ortaya çıkan belirtiler birbirinden farklıdır. Ancak ağrı, bulantı, kusma, solunumda zorlanma gibi belirtiler ortaktır. İlerleyen dönemlerde daha ciddi belirtiler (örneğin böbrek yetmezliği, solunum yetmezliği) ortaya çıkabilir.

Örümcek ısırmalarında ilk olarak ısırılan bölge su ve sabun ile temizlenir. Ağrıyı azaltmak için soğuk ya da sıcak kompres uygulanır. Şiddetli belirtilerin ortaya çıkması durumunda tedavi için bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir. Isırılan bölgenin kanatılması, bölgenin gerisine turnike uygulanması ve amonyak sürülmesi en yaygın yapılan hatalardır.

 

Yılan

Yılan ısırıkları insanlar için hayli tehlikelidir. Isırmadan sonraki ilk bir saat içinde ağrı, şişlik, kızarıklık, kanama gibi belirtiler görülür. Daha sonra bulantı, kusma, kanama, psikolojik bozukluklar, kalpte ritim bozuklukları, solunum düzensizlikleri ortaya çıkar.

Zehirli yılan ısırmalarından sonra hemen sağlık ekiplerine haber verilmelidir. Yılan tarafından ısırılan kişilere tedavi için yılan zehrinin etkisini yok eden kimyasal maddeler (bu maddeler panzehir ya da antidot olarak isimlendirilir) verilmelidir. Çünkü tedaviye hızlı bir şekilde başlanmazsa zehirli yılan ısırmaları öldürücü olabilir.

Yılan ısırmasından sonra sağlık ekipleri gelene kadar hasta yere yatırılmalı ve kımıldamaması sağlanmalıdır. Yara kuru ve temiz bir bezle temizlenmelidir. Dolaşımı engellemeyecek şekilde, ısırılan bölgeye bandaj uygulanmalıdır.

Yılan ısırmalarından korunmak için dikkat edilmesi gereken birkaç unsur hayat kurtarıcı olabilir. Topraktaki ya da kayaçların arasındaki deliklere ve çatlaklara elimizle dokunmamalı, taş ve kayaları çıplak elle kaldırmamalı, ayakkabılarımızı çıkarıp tekrar giyerken kontrol etmeli ve doğada kamp yapıyorsak çadırın fermuarını her zaman kapalı tutmalıyız.

 
Yazar Hakkında:
M. Bünyamin Yıldırım
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencisi

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Dünya Sağlık Örgütü tarafından geçtiğimiz haziran ayında güncellenen Uluslararası Hastalık Sınıflandırması’na video oyunu oynama bozukluğu eklendi.

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacı, göz muayeneleri sırasında erken Alzheimer teşhisine imkân veren bir yöntem geliştirdi.

Tıp ve Sağlık

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar otizmli çocuklarda terapi amaçlı kullanılabilecek robotlar için bir yapay zekâ uygulaması geliştirdi.

Tıp ve Sağlık

Güneş'ten gelen UVA ışınlar cildin alt katmanlarına nüfuz ederek erken yaşlanmaya, kırışıklıklara ve kalıcı cilt hasarlarına dolayısıyla da cilt kanserine neden olabilir, UVB ışınlar ise güneş yanıklarına ve cilt kanserine yol açabilir.

Tıp ve Sağlık

Harvard Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacı, şeker hastalarının insülin hormonunu ağız yoluyla almasına imkân veren bir yöntem geliştirdi. Bu yöntem sayesinde gelecekte şeker hastaları kan şekerlerini kontrol etmek için her gün bir, iki kez kendilerine iğne yapmak yerine hap kullanmaya başlayabilirler.

Tıp ve Sağlık

Gece uyumadan önce sosyal medyada neler olduğuna bakayım derken uykunuzu yarım saat ertelediğiniz oluyor mu? Peki, sabahları nasıl uyanıyorsunuz? Bebekler gibi rahat uyumuş olarak mı, yoksa zaman hızla geçmiş ve uyumanızla uyanmanız bir olmuş gibi mi?

Tıp ve Sağlık

2015 yılında sağlık bilimleri alanındaki çalışmalarıyla TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. K. Arzum Erdem Gürsan ile araştırma konusu olan elektrokimyasal biyosensörler üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Tıp ve Sağlık

Yeni bir ortamda ilk defa uyuduğumuzda sıklıkla uyku problemi yaşarız. Bu, uyku araştırmalarında ilk gece etkisi olarak bilinir ve bir uyku bozukluğu türüdür.

Tıp ve Sağlık

Sıtma çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biri. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre 2016 yılında 91 ülkede 216 milyonun üzerinde insan sıtmaya yakalandı ve yaklaşık 445 bini öldü. Sivrisineklerle yayılan bu hastalıktan daha çok gelişmekte olan ülkeler muzdarip. Hastalıkların ve ölümlerin %90’ı Afrika kıtasında görülüyor.

Tıp ve Sağlık

Bugüne kadar birçoğumuz yolumuzu şaşırarak kaybolmuşuzdur. Böyle durumlarda etrafımızda bize yön verecek herhangi bir yapı ya da nesne arar, gideceğimiz yolu ona göre belirlemeye çalışırız. Ancak görüş alanımız içinde bu tür bir referans noktası yoksa yönümüzü bulmakta zorlanırız.