Skip to content Skip to navigation

Yeni Doğan Bebekler Mikroorganizmalarla Nasıl Baş Ediyor?

Dr. Özlem Ak İkinci
27/10/2014 - 14:10

Yeni doğan bir bebek doğum eyleminin başlaması ile birlikte başta bakteri ve diğer mikroorganizmalar olmak üzere birçok çevresel etkenle karşılaşmaya başlıyor. Bağışıklık sistemlerinin bu etkenlerle mücadele edebilmesi için doğumdan hemen sonra bebeğin vücudunda yüksek oranda antikor sentezlenmeye başlanıyor ve bu süreç bebek birinci yılını tamamlayana kadar devam ediyor. Bebek 1 yaşını doldurduğundaki antikor yoğunluğu yetişkinlerdeki antikor yoğunluğuna ulaşmış oluyor. Aslında bebekler aynı zamanda annelerinden geçen immünoglobülin denen bazı antikorlar ile hayata adım atıyor. Doğumdan sonraki birkaç aylık sürede, anneden bebeğe geçen immunoglobulin antikorları, bebeğin antikorları belli seviyeye ulaşıncaya kadar geçen sürede bebeğin korunmasında büyük önem taşıyor. Immunoglobulin G, hamilelik sırasında plasentadan (bebekle anne arasında kan alışverişini sağlayan doku) bebeğe geçebilen tek immünoglobülin olup bebeğin anne karnındayken enfeksiyonlara (bakterilerin ya da virüslerin neden olduğu hastalıklar) karşı korunmasına da yardımcı oluyor. Anneden bebeğe annenin antikorlarının geçmesiyle kazanılan bu bağışıklık pasif bağışıklık olarak adlandırılıyor. Ayrıca IgA, IgD, IgE, IgG, IgM antikorlarını içeren anne sütü, bebeklerde hastalıkların ve enfeksiyonların gelişmesini önlüyor ve kendi bağışıklık sistemlerinin gelişmesine yardımcı oluyor.

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Bugüne kadar birçoğumuz yolumuzu şaşırarak kaybolmuşuzdur. Böyle durumlarda etrafımızda bize yön verecek herhangi bir yapı ya da nesne arar, gideceğimiz yolu ona göre belirlemeye çalışırız. Ancak görüş alanımız içinde bu tür bir referans noktası yoksa yönümüzü bulmakta zorlanırız.

Tıp ve Sağlık

Kalp krizi günümüzün en yaygın ölüm sebeplerinden biri. Kalbe giden damarlarda tıkanıklık olduğunda, kalp kaslarına yeterli miktarda oksijen ulaşmadığında kalp krizi meydana geliyor.

Tıp ve Sağlık

Ağrı hoş olmayan bir durum. Peki, ağrıyı hissetmesek nasıl olurdu? Şimdilik bu soruyu tekrar ele almak üzere bir köşeye bırakalım.

Tıp ve Sağlık

Enerji içecekleri genellikle uyanık kalmayı sağladıkları, fiziksel ve bilişsel performansı artırdıkları düşüncesiyle tüketilir. Enerji içeceklerinin temel bileşeni kafeindir. Bu içecekler kafein dışında taurin, glukoronolakton, bazı B grubu vitaminleri, şeker gibi başka maddeler de içerebilir.

Tıp ve Sağlık

TÜBİTAK Popüler Bilim Dergileri Müdürlüğü 8-14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası’nı 10 ilde düzenleyeceği 11 etkinlikle kutluyor. Gençlerin bilim insanları ile doğrudan iletişim kurmasını sağlayan TÜBİTAK Bilim Söyleşileri ile bilim konularına olan farkındalıklarının artırılması hedefleniyor.

Tıp ve Sağlık

Evrak işleri ile uğraşırken ya da sevdiğiniz birinden gelen mektubu büyük bir hevesle açarken parmağınızın kesildiği oldu mu? Günlük hayatımızda sıkça kullandığımız kâğıdın bu denli canımızı yakması hayli şaşırtıcı olabiliyor. Peki, küçücük bir kesik canımızı nasıl bu kadar acıtabiliyor?

Tıp ve Sağlık

Aralarında genç bilim insanımız Canan Dağdeviren’in de olduğu Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) bilim insanları, nörolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların doğrudan beynin ilgili bölgesine ulaştırılmasını sağlayan mikro ölçekte bir ilaç taşıma sistemi geliştirdi. 

Tıp ve Sağlık

Sağlıklı ve yeterli uyku, şeker yeme isteğinizin azalmasını dolayısıyla daha sağlıklı bir beslenme düzenine sahip olmanızı sağlayabilir. Bilim insanları uykunun beslenme bozukluklarından kaynaklanan sağlık sorunlarıyla bağlantılı olduğunu düşünüyor. Ancak bu konuda yapılan araştırmaların sayısı çok fazla değil.

Tıp ve Sağlık

“Sağlıkta Yenilik” konulu Bioinnovation IV Konferansı 10-11 Şubat 2018 tarihlerinde Bahçeşehir Üniversitesi gerçekleştiriliyor.

Tıp ve Sağlık

Ortalama ömrün cinsiyete bağlı olarak değişmesi sadece insanlarda değil başka pek çok canlı türünde de gözlemlenen bir durumdur. Ancak insanlarla diğer canlılar arasında önemli bir fark var.