Skip to content Skip to navigation

Yeni Doğan Bebeklerde Neden Bazen Sarılık Görülür?

Dr. Tuba Sarıgül
29/09/2017 - 17:16

Sarılık yeni doğan bebeklerde sıkça görülen ve çoğunlukla tehlikeli olmayan bir durumdur. Genellikle bebekler 2-4 günlükken fark edilir ve iki hafta içinde geçer.

Yeni doğan bebeklerde görülen sarılığın nedeni kandaki bilirubin molekülüdür. Bilirubin kırmızı kan hücrelerinin parçalanması sırasında hemoglobin molekülünün geçirdiği biyokimyasal değişimler sonucu açığa çıkan maddedir. Zararlı etkileri olan bilirubin karaciğer tarafından başka maddelere dönüştürülerek vücuttan atılır.

Yeni doğan bebeklerin hemoglobin seviyesi ve kırmızı kan hücrelerinin parçalanma hızı yüksektir, bu nedenle kanlarındaki bilirubin seviyesi de yüksektir.

Bebekler doğmadan önce kanlarında oluşan bilirubin annenin vücudu tarafından ortadan kaldırılır. Doğumdan sonra ise bu işi bebeğin karaciğeri yapar. Ancak yeni doğan bebeklerin karaciğerleri, kanlarındaki bilirubin moleküllerinin tamamını ortadan kaldıracak kadar gelişememiş olabilir. Yeni doğan bebeklerin yaklaşık %60’ında bu durum görülür.

Fizyolojik sarılık olarak isimlendirilen bu durum dışında bebeklerde sarılığa yol açan başka nedenler de (örneğin hepatite neden olan bazı virüs enfeksiyonları, anne ile bebek arasındaki kan grubu uyuşmazlığı) olabilir.

Kandaki bilirubin seviyesin çok yüksek olması ya da aniden yükselmesi durumunda yeni doğan bebeklerde görülen sarılığın tedavi edilmesi gerekir. Çünkü bu durumda bilirubin kan-beyin bariyerini geçebilir, beyinde ve sinir sisteminde kalıcı hasarlara neden olabilir.

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Pek çok hastalığın tedavisinde antibiyotikler kullanılıyor. Ancak aşırı kullanım zararlı da olabiliyor. Çünkü antibiyotikler sadece hastalık yapan bakterilere değil yararlı bakterilere de -örneğin sindirime yardımcı olan bakterilere de- zarar verebiliyor.

Tıp ve Sağlık

Uçmak insanların çoğuna büyük keyif verir. Ancak yerden yükselmek insan fizyolojisi üzerinde çeşitli etkilere yol açar. Dış kulak ile orta kulak arasında yer alan kulak zarı, uçuş sırasındaki  basınç değişikliklerinden etkilenen en önemli yapıdır.

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar plasentadan elde edilmiş, Cdx2 olarak adlandırılan kök hücrelerin kalp krizi geçirmiş farelerde yeniden sağlıklı kalp hücrelerine dönüşebildiğini gösterdi.

Tıp ve Sağlık

Yakın zamanda doktora gittiyseniz hastane duvarlarında şöyle bir uyarı ile karşılaşmış olabilirsiniz: “Doktorunuza antibiyotik yazması için ısrar etmeyin”. Peki, bu uyarı neden yapılıyor? Neden antibiyotik kullanıyoruz? Antibiyotikler tehlikeli mi? Gelin, bu soruların cevaplarına birlikte bakalım.

Tıp ve Sağlık

Rochester Teknoloji Enstitüsünde çalışan Nicholas Conn, Karl Schwarz ve David Borkholder, konjestif kalp yetmezliği hastaları için yararlı olacak bir klozet oturağı geliştirdi. Çeşitli ölçüm cihazlarıyla donatılmış oturak, henüz semptomlar ortaya çıkmadan hastanın sağlığındaki bozulmaları tespit edebiliyor.

Tıp ve Sağlık

Ergenlik dönemi bilişsel, fiziksel ve duygusal olarak çok hızlı değişimler geçirdiğimiz, kendine has özellikleri olan bir dönemdir. Peki, bu dönemde beslenme konusunda nelere dikkat etmek gerekiyor?

Tıp ve Sağlık

Prof. Dr. Ramazan Akdemir ile üç boyutlu yazıcıyla üretilen eriyebilen damar stenti projesi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Tıp ve Sağlık

“Her şeyin azı karar çoğu zarar” denir. Bu söz bağışıklık sistemimiz için de geçerli olabilir. Çünkü bağışıklık sisteminin aşırı aktif olması otoimmün hastalıklara (öz bağışıklık hastalıkları) sebep olabiliyor.

Tıp ve Sağlık

Sindirim sistemimizi yakından tanıyıp yiyeceklerin vücudumuza girdikten sonra hangi süreçlerden geçtiğini ve nasıl enerjiye dönüştüğünü öğrenmek i

Tıp ve Sağlık

Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalışan bir grup araştırmacı, sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücreleri öldürmeye imkân veren bir yöntem geliştirdi. Dr. Hokyung K. Chung ve arkadaşlarının Prof. Dr. Michael Z. Lin önderliğinde yaptığı araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.