Skip to content Skip to navigation

Yeni Radyo Dalgası Patlamaları Tespit Edildi

Dr. Mahir E. Ocak
29/10/2018 - 07:30

“Hızlı radyo dalgası patlamaları” uzayın derinliklerinden gelen, güçlü radyo dalgası parlamalarıdır. 2007-2017 yılları arasında on civarında hızlı radyo dalgası patlaması gözlemlenmişti. Batı Avustralya’daki bir grup araştırmacıysa CSIRO Radyo Teleskobu’nu kullanarak sadece son bir yıl içinde yirmi yeni patlama tespit etti. Yeni tespit edilenler arasında bugüne kadar gözlemlenmiş en yakın ve en parlak patlamalar da var. Elde edilen sonuçlar, hızlı radyo dalgası patlamalarının kendi gökadamız civarından değil evrenin çok daha uzak bölgelerinden geldiğini gösteriyor. Araştırmayla ilgili bir makale Dr. R. M. Shannon ve arkadaşları tarafından yakın zamanlarda Nature’da yayımlandı.

Hızlı radyo dalgası patlamalarının neden ve nasıl meydana geldiği bilinmiyor. Ancak elde edilen veriler bu patlamalar sırasında yayılan enerjinin aşırı derecede yüksek olduğunu gösteriyor. Öyle ki bir hızlı radyo dalgası patlaması sırasında Güneş’in 80 yılda yaydığı kadar enerji ortaya çıkıyor.

Hızlı radyo dalgası patlamaları sırasında yayılan ışık, milyarlarca yıl boyuncu uzayda yol alır ve bu sırada gaz bulutlarının içinden geçer. Her geçiş sırasında ışığın hızı biraz düşer ve yavaşlama miktarı ışığın dalga boyuna göre değişir. Bu yüzden belirli bir hızlı radyo dalgası patlaması sırasında yayılan farklı dalga boylarındaki ışık ışınları Dünya’ya farklı zamanlarda ulaşır. Dünya’ya varış zamanları arasındaki farktan yola çıkarak ışığın yolculuğu sırasında içinden geçtiği gaz bulutları ve evrendeki madde dağılımı hakkında bir fikir edinmek mümkündür.

Araştırma ekibinin üyelerinden Dr. Shannon gelecekteki amaçlarının hızlı radyo dalgası patlamalarının meydana geldiği konumları hassas bir biçimde belirlemek olduğunu söylüyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

1772 yılında Wittenberg Üniversitesi’nden Johann Daniel Titius gezegenlerin Güneş’e olan ortalama uzaklıkları arasında bir ilişki olduğunu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler genç yıldızların etrafında dönen gaz ve toz bulutlarının içinde doğar. Bir araya gelen toz zerreleri giderek büyür; çakıl taşı, kaya ve dağ büyüklüğünde parçalar oluştururlar. 

Gökbilim ve Uzay

Boğa Takımyıldızı’ndaki Ülker (Pleiades) ve Boğa (Hyades) yıldız kümeleri kasım ayında Güneş’in batışından sonra doğu ufkunun üzerinden yükseliyor.

Gökbilim ve Uzay

Enerji kaynağı olarak güneş panellerinin kullanıldığı Vanguard 1 uydusunun fırlatılmasından bugüne güneş panelleri sayesinde uydular uzun yıllar görev yapabildi. Peki, uzay araçlarında kullanılan güneş panelleri uzaydaki zorlayıcı koşullara nasıl dayanabiliyor?

Gökbilim ve Uzay

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz Güneş’te meydana gelen değişimlerin Dünya’nın iklimini nasıl etkilediğini anlatıyor.

Gökbilim ve Uzay

Tuz Gölü, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nün (TÜBİTAK UZAY) girişimleriyle uydular için Dünya üzerindeki sekiz kalibrasyon sahasından biri olarak seçilmişti.  Tuz Gölü’ndeki çalışmalar, ulusal ve uluslararası projeler kapsamında 2009 yılından bu yana devam ediyor. 

Gökbilim ve Uzay

Aralarında Sabancı Üniversitesi'nden Dr. Ünal Ertan ve Dr. Şirin Çalışkan’ın da olduğu uluslararası bir araştırma ekibi RX J0806.4-4123 nötron yıldızından yayılan olağandışı bir kızılötesi ışıma tespit etti. Dr. Ünal Ertan ve Dr. Şirin Çalışkan ile bu önemli çalışma üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’ndeki dev gezegenlerin arasında dolaşan çok sayıda büyük gökcismi vardır. Centaur’lar olarak adlandırılan bu gökcisimleri sıklıkla olmasa da zaman zaman Güneş Sistemi’nin içlerine doğru yönelir.

Gökbilim ve Uzay

Columbia Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı ötegezegen keşfetmek için yaptıkları çalışmalar sırasında Kepler-1625b gezegeninin etrafında dolanan bir uydu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Hayabusa 2 uzay aracından ayrılan iki keşif aracının Ryugu asteroidinin yüzeyinden çektiği ilk fotoğraflar Dünya’ya ulaştı.