Skip to content Skip to navigation

Beynin Genetik Kodu Kırıldı

Dr. Özlem Kılıç Ekici
24/02/2015 - 09:57

Beyin bölgelerinin büyüklüğüyle bilişsel yeteneğin derecesi arasında bir bağlantı olduğu düşünülür. Büyük beyinleriyle dolayısıyla da gelişmiş bilişsel yetenekleriyle dikkat çeken insanların beyin yapıları kişiden kişiye farklılık gösterir. Bunun neden böyle olduğuyla ilgili yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçlar yeni ipuçlarını gözler önüne seriyor. Araştırmacılar önemli beyin bölgelerinin büyüklüğünün bazı genetik değişimler sonucu belirlendiğini ve farklılaştığını söylüyor.

Güney Kaliforniya Üniversitesi sinirbilimcilerinin liderliğini üstlendiği ENIGMA (Enhancing Neuro Imaging Genetics Through Meta Analysis) projesi kapsamında, sinir ve genom görüntüleme alanının geliştirilmesine yönelik olarak insan beyinleri arasındaki genetik çeşitliliğinin nedenleri üzerine çalışmalar yapılmış.

Proje kapsamında 33 ülkeden 300 bilim insanı beynin yapısını, işlevlerini ve hastalıklarını birtakım genetik bilgiler ve beyin görüntüleme işlemleri yardımıyla araştırmış. Sonuçları Nature dergisinde yayımlanan projede 30.000’den fazla insanın beyin MRI (manyetik rezonans görüntüleme) görüntüleri ve genetik bilgileri kullanılmış.

Beynin bir bölgesinin büyümesinin altında yatan en temel nedenin genetik etkenler olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, genetik materyalimiz olan DNA üzerinde incelemeler yaparken beynin zekâyla ilişkili kilit bölgelerinin DNA’larındaki tek harf (nükleobaz) değişikliklerine bakmış. Beyin dokusunda bireyler arası fark yaratabilecek sekiz harfte değişiklik olduğu bulunmuş. Bu değişikliğin beyin dokusunda yaklaşık %1,5 oranında küçülmeye neden olduğu ve küçülmenin derecesinin de mutasyona uğrayan gene bağlı olarak değiştiği belirtiliyor.

DNA dizilimindeki sekiz genetik değişikliğin hepsinin ön beyinde olduğu belirlenmiş. Ön beyin, kafatasının büyük bir bölümünü kaplar. Her türlü duyu, algı, duygu, motivasyon, dil, öğrenme, düşünme gibi ileri düzey zihinsel işlevlerden sorumludur. DNA harflerinin mutasyona uğradığı genlerden bir tanesi olan KTN1 geni, sinir hücrelerinin nereye gideceğini ve hangi sinir hücreleriyle bağlantı yapacağını belirliyormuş. Bunun dışında kalan iki DNA harfi değişiminin de kolon veya bağışıklık sistemi kanserlerinde görev alan ve bu bölgedeki hücrelerin sayısını düzenleyen genlerle bağlantılı olduğu görülmüş. Diğer beş genetik değişimin ise programlanmış hücre ölümü engelleme gibi çok sayıda temel hücresel işlevlerle bağlantılı olduğu belirlenmiş. Keşfedilen sekiz değişimin yer aldığı genlerin çoğunun beyin gelişimi esnasında faaliyette olduğu ve şizofreni, otizm gibi çok sayıda sinir hastalığıyla ilişkili olabileceği düşünülüyor. Araştırmanın sonuçları bazı önemli hastalıkların mekanizmasının daha iyi anlaşılması ve etkin tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi açısından hayli önemli.

Kaynaklar:

1

İlgili İçerikler

Biyoloji

Doğada bazı hayvan türlerinin sayısı kıtlık, aşırı avlanma, iklim değişikliği ya da yaşam alanlarının daralması sonucu azalır. Hatta bu durum soylarının tamamen tükenmesine kadar gidebilir. Fakat bazen soyu tükendi diye düşündüğümüz türler uzun bir aradan sonra tekrar ortaya çıkar. Türkiye’deki bu türlerden biri de balık baykuşudur.

Biyoloji

Daha önce arıların sıfırı kavrayabildiği ve bu yüzden soyut matematikle ilgili kavramları anlamlandırabildiği üzerine gerçekleştirilen araştırmayı yürüten ekip arılar üzerinde çalışmaya devam etti ve arıların sembolleri sayılarla eşleştirebildiğini keşfetti.

Biyoloji

Bilim insanları, kuşların gagalarındaki bazı hücrelerin pusula işlevi gördüğünü ve bu durumun kuşların uzun ve karmaşık rotalarda yaptıkları yolculuklarda yön bulmalarına yardımcı olduğunu düşünüyordu. Fakat yakın zamanda yapılan bir araştırma, kuşların yönlerini kolaylıkla bulabilmesini sağlayan şeyin gözlerinde bulunan bir protein olduğunu gösterdi.

Biyoloji

ABD’deki Utah Sağlık Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, Clostridia (20-30 ayrı bakteriyi içine alan bir sınıf) ba

Biyoloji

Dünyanın birçok yerinde bulunan kırlangıçkuyruklar yaklaşık 560 türe sahip bir kelebek ailesidir. İsimlerini, bazı türlerin kanatlarının altındaki kuyruğa benzer uzantılardan alırlar. Çoğunlukla tropik bölgelerde yaşarlar.

Biyoloji

Nanomalzemelere dayalı elektrokimyasal biyosensörler ve aptasensör teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaları nedeniyle 2015 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. K. Arzum Erdem Gürsan ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Semenderlerin bacakları koptuğunda yeniden gelişir. Kertenkeleler düşmanlarını yanıltmak için kuyruklarını bırakır, daha sonra yeniden büyütür. Planarya solucanları, denizanaları ve denizşakayıkları ise bütün vücutlarını yeniden büyütebilir. 

Biyoloji

İnsan Genom Projesi ile insanların gen haritasının çıkarılması pek çok gelişmeye kapı araladı. Bunlardan biri de genetik testler. Genetik testler kan, tükürük gibi vücut sıvılarındaki hücrelerden elde edilen DNA’nın incelenmesine dayanıyor.

Biyoloji

Dünyada bilinen örümcek türlerinin sayısı 43.000’den fazladır. Bu örümcek türlerinin birçoğu zehirli olmasına rağmen zehirleri insanı öldürücü nitelikte değildir. Fakat 30 kadar türün zehrinin insanlar için tehlikeli olabileceği düşünülüyor.

Biyoloji

İnsan genomunun sadece %2’lik kısmı protein kodlar. Kodlamayan DNA ise geriye kalan %98’lik kısmı ifade etmek için kullanılan terimdir. Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, kodlamayan DNA’daki mutasyonların otizme yol açabileceğini gösteriyor.