Skip to content Skip to navigation

Gökyüzünde Yeni Bir Takımyıldız: Starlink Uyduları

Dr. Tuba Sarıgül
15/05/2020 - 04:06

Son günlerde gökyüzünde ip gibi dizilmiş parlak noktaların geçişine tanık olmuş olabilirsiniz. Bu durumun nedeni, fütüristik projeleriyle bildiğimiz Elon Musk’ın sahip olduğu SpaceX şirketi tarafından geliştirilen Starlink projesi. Dünyanın her yerine uydular üzerinden internet sağlamak amacıyla geliştirilen projenin binlerce uydudan oluşması planlanıyor. Bu ağ SpaceX Starlink Uydu Takımyıldızı olarak da isimlendiriliyor.

İnsanların yoğun olarak yaşadığı bölgelerde internet hizmetine genellikle ulaşılabiliyor. Ancak dünya genelini düşündüğümüzde çok geniş alanlarda, örneğin Antarktika’da internet hizmeti sağlamak çok pahalı, bağlantı kalitesi ise çok düşük olabiliyor.

SpaceX başlangıçta 4425 uydu için izin almıştı. Ancak daha sonra şirketin Starlink projesiyle 12.000 uyduyu yörüngeye yerleştirmeyi planladığı açıklandı. İlk 60 Starlink uydusu Mayıs 2019’da fırlatılmıştı. Fırlatmalar devam ediyor. Şu an yörüngedeki uydu sayısı yaklaşık 400.

60 uydudan oluşan yedinci grup Starlink uyduları 22 Nisan’da fırlatıldı. Bir sonraki grubun haziran ayında fırlatılması planlanıyor.

Her birinin kütlesi 260 kg olan Starlink uydularının üzerinde çok güçlü dört anten ve bir güneş paneli bulunuyor. Uydularda yakıt olarak kripton kullanılan iyon itki motoru yer alıyor. Starlink uyduları, manevra yaparak başka uzay araçlarıyla çarpışmalarını önleyen otonom bir sisteme sahip.

Şu an Dünya’nın etrafında yaklaşık 2000 yapay uydu görev yapıyor. Sadece Starlink projesiyle bu sayıya 12.000 yeni uydu eklenecek. Bu nedenle Starlink uyduları ile ilgili bazı endişeler var.

 

Uzay Çöplerine Binlercesi Eklenebilir mi?

Starlink uydularının fırlatılması sırasında açığa çıkan parçacıkların ve görev süresi dolan uyduların, yörüngedeki uzay atıklarının sayısını artırabileceği düşünülüyor.

SpaceX bu konuyla ilgili bazı önlemler aldığını açıkladı. İletişim uyduları genellikle 36.000 km irtifadaki yörüngede dolanır. Starlink uydularının yörüngesi ise 550 km irtifada. Alçak Dünya Yörüngesi (LEO) olarak isimlendirilen bu yörüngede uydular daha fazla sürtünme kuvvetine maruz kalır. Ancak sorun yaşayan bir uydunun tekrar atmosfere girip, atmosferde yanarak yok olması daha kolaydır.

Starlink uydularında görev süresi dolan uyduların yörüngeden çıkarak birkaç ay içinde atmosfere girmesini sağlayan bir itki sistemi var. İtki sistemi bir sebeple işlevini kaybetse bile uydular 1-5 yıl içinde kendiliğinden atmosfere girerek yanıp yok olabiliyor. Daha yüksek irtifalarda görev yapan uyduların atmosfere girmeleri yüzlerce hatta binlerce yıl alabiliyor. İşlevsiz uyduların yörüngede kalması ise çarpışma riskini artırdığından görevlerine devam eden uydular için tehlike oluşturuyor.

Starlink uydularının bu özelliği uzay çöpleriyle ilgili endişeleri azaltabilir.

 

Starlink Uyduları Gökbilim Gözlemlerini Zorlaştırabilir mi?

Starlink uyduları ile ilgili ikinci endişe ise yeryüzünde kurulu teleskoplarla yapılan astronomik gözlemleri olumsuz etkilemesi. Çünkü Dünya’nın etrafında dolanan yapay uydulardan yansıyarak yeryüzüne ulaşan güneş ışınları farklı dalga boylarındaki ışınlara duyarlı gözlem aletleri tarafından algılanabiliyor ve bu durum verilerde hatalara neden olabiliyor.

SpaceX şirketi binlerce uydudan oluşması planlanan Starlink projesinin astronomi gözlemlerini olumsuz etkilememesi için bazı önlemler almaya çalıştı.

SpaceX
Starlink uydularında tek bir güneş paneli bulunur. Starlink uyduları fırlatıldıktan sonra görev yapacakları irtifaya yükselirken güneş panelleri sürtünmeyi azaltmak amacıyla yatay hâldedir. Fırlatılan uyduların bir kısmı görev yaptıkları irtifaya ulaşmadan önce 380 km irtifadaki park yörüngesinde bir süre kalabilir. Uydular 550 km irtifadaki yörüngelerine ulaştıklarında güneş panelleri dikey, antenleri ise Dünya’ya bakacak şekilde konumlandırılır. Uydunun güneş panelinin dikey konumda olması Güneş’ten elde edilen enerji miktarını en yüksek düzeye çıkarır. Aynı zamanda güneş panelleri bu konumdayken sadece uydunun gövde kısmından yansıyan güneş ışınları Dünya’ya ulaşır. Yani güneş panellerinin yatay konumda olduğu duruma göre uydu daha az güneş ışığı yansıtır ve daha karanlık görünür.

SpaceX, yeryüzünden yapılan astronomik gözlemleri olumsuz etkilememesi için gelecekte uzay uydularını güneş ışınlarını Dünya’ya daha az yansıtacak şekilde tasarlamayı planlıyor.

 

Starlink Uydularını Nasıl İzleyebiliriz?

Starlink uyduları gün batımı ve gün doğumlarında görülebiliyor. Çünkü bu zamanlarda yeryüzü karanlık olmasına rağmen uydular Güneş tarafından aydınlatılıyor.

Yapay uyduların ne zaman gözlenebileceği hakkında bilgi veren farklı internet siteleri var. Bu siteler aracılığı ile sadece Starlink uydularını değil, Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) gibi kolayca fark edebilen uzay araçlarını da gökyüzünde takip edebilirsiniz.

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Uçak yolculukları sizde gerginliğe neden oluyorsa rüzgârlı havalarda uçmak daha da endişe verici olabilir. Özellikle de iniş sırasında pistin doğrultusuna göre uçağa yandan gelen şiddetli bir rüzgâr varsa...

Gökbilim ve Uzay

Perseid göktaşı yağmuru 12-13 Ağustos’ta en yüksek etkinliğe ulaşıyor. Bu tarihte Ay’ın %47’si aydınlanmış durumda.

Gökbilim ve Uzay

Bugün pek çok gökbilimci Plüton’un buzlu yüzeyinin altında bir okyanus olup olmadığı hakkında kafa yoruyor.

Gökbilim ve Uzay

Çin tarihinde ilk kez Mars’a bir uzay aracı göndermeye hazırlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

İngiltere’deki Manchester Üniversitesinden bir grup araştırmacı, matematiksel hesaplamalar yaparak uzaydan gelen kayaç parçalarının Dünya üzerinde nerelere düştüğünü tespit etmeye çalıştı.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup gökbilimci Dünya’ya 1000 ışık yılı uzaklıkta bir karadelik keşfetti. 

Gökbilim ve Uzay

Temmuz ayında Güneş’in batısına geçen Merkür ayın ortalarına doğru gökyüzünde görülebilecek. 

Gökbilim ve Uzay

Avrupa Güney Gözlemevi’ndeki (ESO) Çok Büyük Teleskop (VLT), Dünya’dan 520 ışık yılı uzaklıktaki AB Aurigae yıldızının etrafında yeni doğmakta olan bir gezegen görüntüledi.

Gökbilim ve Uzay

Hubble Uzay Teleskobu ile yapılan gözlemler ilk yıldızların tahmin edilenden daha erken bir dönemde oluşmaya başladığını gösteriyor.

Gökbilim ve Uzay

Astronotlar ilk defa özel bir şirket tarafından geliştirilen uzay aracı ile Uluslararası Uzay İstasyonu’na taşındı.