Skip to content Skip to navigation

Uydular Bilimsel Keşiflere Engel mi Oluyor?

Dr. Cenk Kayhan
30/04/2020 - 11:32

Teknolojik gelişmeler hayatımızı her geçen gün daha da kolaylaştırıyor. Özellikle internetin hayatımıza girmesiyle birlikte birçok alışkanlığımız değişti. Örneğin artık adres sormak yerine akıllı telefonlarımızdan gideceğimiz yeri bulabiliyoruz. Daha acil durumlarda en yakın sağlık kuruluşunun nerede olduğunu veya hangi eczanenin açık olduğunu basit bir aramayla kolaylıkla öğrenebiliyoruz. Hayatımızı kolaylaştıran ve hayli faydalı olan bu teknolojiler bir yandan da bilimsel araştırmaları engelliyor. Nasıl mı? Gelin, şimdi bu soruyu cevaplayalım.

İnternet, telefon konuşmaları, konum belirleme ve haritalama çalışmaları gibi veri aktarımına dayanan birçok hizmet Dünya’nın etrafında dolanan uydularla sağlanıyor. Son yıllarda uydu fırlatma giderlerinin azalması ve özel şirketlerin (SpaceX, Amazon, OneWeb vb.) de kendi uydularını üretmeye başlamasıyla uyduların sayısı hızla arttı. Yakın bir zamanda Dünya’nın etrafında dolanan uyduların sayısının 26.000’i geçmesi bekleniyor.

Starlink internet iletişim uyduları

Enerji gereksinimlerini karşılamak için taşıdıkları güneş panellerinden yansıyan ışıklar sayesinde uyduları geceleri gökyüzünde rahatça görmek mümkün. Uydulardan yansıyan bu ışık, aynı zamanda ışığa duyarlı gözlem aletleri tarafından da algılanıyor ve bu durum bazen verilerde bozulmalara sebep olabiliyor. Daha da kötüsü uydular tarafından yansıtılan ışıkların hepsi gözümüzün algılayabildiği dalga boylarında değil. Örneğin uydulardan yansıyan kızılötesi ışık bu dalga boylarındaki ışığa duyarlı teleskoplarla yapılan gözlemler için sorun teşkil ediyor.

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), gökyüzündeki en parlak insan yapımı nesne

Dünyanın farklı bölgelerindeki gözlemevlerinde çalışan gökbilimciler ortak bir bildiriyle bu konu hakkında farkındalık yaratmaya çalışıyor. Önemli bir destek de yeryüzündeki en iyi gözlem bölgesinde teleskopları bulunan Avrupa Güney Gözlemevi’nden (ESO) geldi. Gökbilimciler şu an inşası devam eden Devasa Büyük Teleskop’un (ELT) da bu uydu ışıklarından ne kadar etkileneceğini belirlemeye çalışıyor.

Avrupa Güneş Gözlemevi’ndeki Çok Büyük Teleskop’un parçası olan teleskoplardan biri

Bugüne kadar yapılan araştırmalara göre, uyduların yansıttığı ışıklar çok sönük gökcisimlerinin ölçümü sırasında yapılan uzun pozlamalarla toplanan verilerde önemli hatalara sebep olabilir. Ayrıca sabaha karşı ya da Güneş battıktan kısa bir süre sonra yapılacak bu tür gözlemlerde %3’ten fazla duyarlılık kaybı olacağı öngörülüyor. Daha parlak gökcisimlerini gözlerken yapılan kısa pozlamalarda ise bu oranın %0,5 civarında olacağı tahmin ediliyor. Gökyüzünü sürekli gözleyen ve tarama teleskobu olarak adlandırılan teleskopların ise %30-%50 oranında uydu ışıklarından etkileneceği belirtiliyor.

Gökbilimciler, uyduların anlık olarak gerçekleşen süpernova patlamalarının veya asteroitlerin tespit edilmesi konusunda da olumsuz etki yaratacağını söylüyor.

Gökbilimciler uyduların sebep olduğu sorunları en aza indirmek için, uydu üreten kurumların ve şirketlerin ışığı daha az yansıtan malzemeler kullanması gerektiğini düşünüyor. Teknolojik gelişmelere karşı olmadıklarını ancak bu durumun evreni keşfetme maceramızı sekteye uğratması konusunda endişeli olduklarını belirtiyorlar.

Kaynaklar:

 

Yazar Hakkında:
Dr. Cenk Kayhan
Erciyes Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Uluslararası bir araştırma grubu, nötrinoların ve antinötrinoların birbirlerine dönüşme süreçleri arasında belirgin farklar tespit etti.

Gökbilim ve Uzay

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yapılan çalışmalar sonucunda mezosfer deliklerini aydınlatan yeni bir tür “kutup ışığı” keşfedildi.

Gökbilim ve Uzay

Kaliforniya Teknoloji Enstitüsünde çalışan bir grup araştırmacı da 2012 yılında tamamlanan Rossi X-Işını Zamanlama Kâşifi (RXTE) görevi sırasında toplanan verilerde karadelikler tarafından hareket yönü tersine çevrilen ışık ışınlarının izlerine rastlamışlar. 

Gökbilim ve Uzay

Son günlerde gökyüzünde ip gibi dizilmiş parlak noktaların geçişine tanık olmuş olabilirsiniz. Bu durumun nedeni, fütüristik projeleriyle bildiğimiz Elon Musk’ın sahip olduğu SpaceX şirketi tarafından geliştirilen Starlink projesi.

Gökbilim ve Uzay

Mayıs ayında Merkür ve Venüs’ü gün batımından sonra; Mars, Satürn ve Jüpiter’i ise gün doğumundan sonra gökyüzünde görebilirsiniz.

Gökbilim ve Uzay

TÜBİTAK tarafından düzenlenen canlı bilim söyleşilerinin dördüncüsü, 7 Mayıs 2020 tarihinde saat 17.00’de TÜBİTAK Bilim Genç YouTube kanalında canlı olarak yayınlanacak. 

Gökbilim ve Uzay

Dünya’dan Mars’a gitmek için neden belirli zamanlar daha uygun diye merak etmiş miydiniz?

Gökbilim ve Uzay

Bu soruyu cevaplayabilmek için ilk olarak ısının nasıl yayıldığını anlamamız gerekir. Isı ışıma, iletim ve konveksiyon olmak üzere üç yolla yayılır.

Gökbilim ve Uzay

Bütün dünyada hayatı etkileyen yeni tip koronavirüs salgını uzay çalışmalarını da olumsuz etkiledi. Birçok ülkede okullar kapanınca anne ve babalar da çocuklara bakmak üzere işi bırakmak ya da yavaşlatmak durumunda kaldı.

Gökbilim ve Uzay

Evrendeki toplam madde miktarının %85’ini karanlık madde oluşturur. Karanlık madde ışıkla etkileşmediği için doğrudan görülemez.