Skip to content Skip to navigation

Mutluluğun Bir Formülü Var mı?

Dr. Rukiye Çolak Sivri
26/11/2019 - 19:34

Mutluluğumuzun nelere bağlı olduğu konusu tarih boyunca pek çok filozof, psikiyatrist, psikolog ve başka disiplinlerden bilim insanlarının ilgisini çekmiştir. Mutluluğun nelere bağlı olduğu kişiden kişiye değişen, soyut bir kavram olması nedeniyle bilimsel olarak tanımlanması hayli zor. Harvard Üniversitesinden bir grup araştırmacı 1938’de özgün bilimsel bir çalışma dizayn ederek bu soruya cevap bulmaya çalıştı.

Araştırmacılar ilk kurguladıklarında çalışmanın bu kadar uzun süre devam edeceğini büyük ihtimalle tahmin etmemişlerdi. Ancak 75 yılı aşkın süredir devam eden bu çalışma psikiyatri tarihinin en uzun araştırması olarak kayıtlarda yerini aldı.

Başlangıçta çalışmaya Harvard Üniversitesinden fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı 268 erkek katıldı. Grubun tamamının erkeklerden oluşmasının nedeni cinsiyet farklılığının sonuçlarda neden olabileceği hatayı ortadan kaldırmaktı. Ancak o yıllarda üniversitede yeterli sayıda kız öğrencinin bulunmaması da bu durumun nedenlerinden biri olabilir. İkinci grubu ise Boston’un fakir mahallelerinde yaşayan, sosyokültürel ve gelir seviyesi düşük olarak tanımlanabilecek, 465 erkek çocuğu oluşturuyordu.

Araştırmayı yürüten bilim insanlarından Dr. Robert Waldinger çevremizdeki kişilerle olan ilişkilerimizin fiziksel ve ruhsal sağlığımızı etkilediğini söylüyor.

Araştırma süresince çalışmaya katılan deneklerle ikişer yıllık aralıklarla görüşmeler yapıldı ve denekler sağlık kontrollerinden geçirildi. Bu görüşmelerde katılımcılara işleri, statüleri, ilişkileri hakkında sorular soruldu ve mutluluğu hangi faktörlerin etkilediği tespit edilmeye çalışıldı. Ayrıca erken yaştaki bireylerin karşı karşıya kaldıkları deneyimlerin sağlık ve mutluluk üzerindeki etkisini belirleyebilmek için deneklerin çocukları da çalışmaya katıldı. Sonuçta araştırmaya katılan kişi sayısı 1300 kişiye ulaştı.

Araştırmacılar deneye katılan kişilerin hem sağlık durumlarını takip etti hem de iş ve özel yaşamlarındaki başarılarını ve başarısızlıklarını inceledi. Katılımcıların bazıları toplumda saygın konumlara ulaştı, örneğin başarılı iş adamı, doktor ve avukat oldular. Bazılarının yaşamı ise hem sosyal hem ekonomik hem sağlık yönünden kötü durumdayken sona erdi. Çalışma süresince birçok kişi ise yakınlarını kaybetti, boşanma, işsizlik, ciddi sağlık problemleri gibi sorunlarla karşılaştı.

Sonuçta Harvard Üniversitesinde okuyan sağlıklı erkekler ile sosyoekonomik düzeyi düşük olan kişiler kıyaslandığında mutluluk düzeyi bakımından aralarında herhangi bir fark görülmedi. Çalışmada mutluluğu belirleyen en önemli faktörün çevremizdeki insanlarla iyi ve olumlu ilişkiler kurmak olduğu anlaşıldı. Ayrıca daha uzun yaşayan kişilerin fiziksel olarak daha sağlıklı olanlar değil aileleriyle, arkadaşlarıyla ve çevrelerindeki insanlarla iyi ilişkiler kuranların olduğu anlaşıldı.

Çocuklukta Annenizle Olan İlişkiniz Mutlu Bir Yaşamın Sırrı Olabilir

Sosyal ve ekonomik yönden başarı anlamında daha iyi durumda olanların erken çocukluk dönemindeki ilişkileri incelendiğinde anneleriyle olumlu ilişkiler kurdukları tespit edildi. Ancak zekâ katsayısı olarak tanımlanan IQ puanının yüksek olmasının gelecekte sosyal ve ekonomik yönden iyi durumda olma arasında bir ilişki bulunamadı.

Araştırmacılardan George Vaillant sağlıklı yaşlanmanın altı faktöre bağlı olduğunu belirtiyor: fiziksel aktivite, alkolden ve sigaradan uzak durmak, yaşamda karşılaştığımız olumsuz durumlarla olgun bir şekilde baş edebilmek, kilo kontrolü ve sağlıklı bir evlilik.

Fiziksel aktivitenin sağlığımız üzerindeki etkileriyle ilgili daha fazla bilgiye Neden Spor Yapmalıyım? yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Vaillant, araştırmanın sonucunu "Mutluluk sevgidir, nokta" şeklinde özetliyor. Bu kıymetli bilimsel verinin yansımalarını hayatımızda test etmek çok da zor değil.

Kaynaklar:

Yazar Hakkında:

Dr. Rukiye Çolak Sivri
SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Boston Çocuk Hastanesinde çalışan Timothy Yu arkadaşları, kişiye özel bir tedavi geliştirdi. İlk bulgular, tedavinin olumlu sonuç verdiğini gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Yapılan araştırmalar son yıllarda depresyonun daha da yaygınlaştığını gösteriyor. Ergenlerde depresyon teşhisinin konulması ise yetişkinlere göre daha zor çünkü ergenlikte doğal olarak görülen psikolojik değişimlerle depresyonun belirtileri birbirine benziyor.

Tıp ve Sağlık

Hiç hata yapmamayı mı yoksa çok sayıda deneme ve yanılmadan sonra başarılı olmayı mı tercih edersiniz? Hata yapmak zaman zaman insanlar tarafından bir eksiklik olarak görülse de araştırmalar hata yapmanın öğrenmeyi olumlu etkilediğini gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Geçtiğimiz on yılda elde edilen bulgular, kızamık aşısının sadece kızamık hastalığına karşı değil uzun vadede diğer hastalıklara karşı da koruma sağladığını göstermişti. Uluslararası bir araştırma grubunun yakın zamanlarda Science’ta yayımladıkları sonuçlar, bağışıklık sistemindeki hafıza kaybı hipotezinin doğru olduğuna işaret ediyor.

Tıp ve Sağlık

Çok yorgun olduğunuzu ve başınızı yastığa koyduğunuzu hayal edin. Tam uykuya dalacaksınız ama o da ne? Gök gürültüsünü andıran bir sesle yerinizden fırlıyorsunuz. Bu, yan odada uyuyan kardeşinizin horlama sesi. Horlamanın sadece horlayan kişinin yakınındaki kişileri olumsuz etkileyen bir durum olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak horlamadan en çok etkilenen horlayan kişinin kendisidir.

Tıp ve Sağlık

Eylemlerimizi yönlendiren iki faktör var: yapmamız gerekenler ve yapmayı istediklerimiz. Yemek yemek, uyumak gibi yapmak zorunda olduğumuz eylemler dışındakileri kendimiz yapmayı tercih ettiğimiz için gerçekleştiriyoruz. Peki, beynimiz buna nasıl karar veriyor?

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacı, omurgalı hayvanların görme algısında yer alan bir protein kompleksinin üç boyutlu yapısını atom ölçeğinde tespit etti.  Bu sayede spesifik olarak bu etkileşimleri hedef alan ilaçlar geliştirilebilir.

Tıp ve Sağlık

Siz de günlerin kısaldığı, havaların soğuduğu, Güneş’in daha geç doğup daha erken batmaya başladığı bu günlerde kendinizi daha mutsuz, enerjiniz d

Tıp ve Sağlık

İsveç’teki Karolinska Enstitüsünde yapılan bilimsel çalışmalar, insanların çoğunun yaşlandıkça kilo almasının sebebini ortaya çıkardı. Prof. Dr. Peter Arner ve arkadaşlarının Nature Medicine’de yayımladıkları sonuçlara göre yağ hücrelerindeki lipit döngüsü (yağların yakılma ve depolanma hızı) yaşlandıkça yavaşlıyor ve böylece daha kolay kilo alınıyor.

Tıp ve Sağlık

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne bu yıl hücrelerin oksijen seviyesini algılaması ve farklı oksijen seviyelerine uyum sağlaması ile ilgili çalışmaları nedeniyle William G. Kaelin, Peter J. Ratcliffe ve Gregg L. Semenza layık görüldü.