Skip to content Skip to navigation

Sinemada Değişim Yılları ve Özel Efektler

Dr. Vedat Güntay
30/09/2019 - 16:35

Dünyalar Çarpıştığında (1951) filmindeki roket sahnesi

1950’li yıllardan 1960’lara gelinirken değişen sinema seyircisi ve salonlar sinemanın bugüne kadar olan dönüşümünün de habercisi olmuştu. Aynı dönemde özellikle bilim kurgu türündeki filmlerin sayısında artış yaşandı. Yönetmenliğini Rudolph Mate’in yaptığı Dünyalar Çarpıştığında (1951), yine aynı yıl izleyiciyle buluşan ve yönetmenliğini Robert Wise’ın üstlendiği Dünyanın Durduğu Gün, Byron Laskin’in yönettiği Dünyanın Savaşı (1953) ve Godzilla (1954) gibi filmler bu dönemde seyirciyle buluştu. Richard Fleischer tarafından yönetilen Denizler Altında 20.000 Fersah (1954) adlı film, dönemin en pahalı yapımlarından biri oldu. Aynı yıl Akademi Ödülü’ne (Oscar Ödülü) layık görülen film, 1870 yılında ünlü Fransız yazar Jules Verne tarafından yayımlanan aynı adlı klasik bir bilim kurgu-macera romanından uyarlanmıştı.

Denizler Altında 20.000 Fersah (1954) adlı filmden bir sahne

O yıllarda çekilen bilim kurgu filmleri, Hollywood film stüdyolarının özel efekt departmanları için büyük çapta iş potansiyeli anlamına geliyordu. Maket ve model tasarımcıları, çoğu zaman klasik uçan daire tasarımıyla meşgul oldular ya da devasa yaratıklar tasarlayarak akıllara kazınan sahneleri inşa ettiler. Diğer taraftan tasarlanan yaratıkları kauçuk kıyafetlerin içine giren dublörler canlandırdı. Yönetmenliğini Fred. M. Wilcox’un yaptığı Yasak Gezegen (1956) filmindeki mekanik yaratık Robot Robby aynı yöntemle hayat bulmuştu. Filmde elle çizilmiş sekanslar, özellikle yaratığa saldırı anı, ünlü animasyon sanatçısı Joshua Meador tarafından özel efekt tasarımı olarak tasarlandı.

Yasak Gezegen (1956) filmindeki yaratık sahnesi

Cecil B. DeMille tarafından yönetilen On Emir (1956) filminde kullanılan özel efekt teknikleri, minyatürler, piroteknik efektler (film setinde yanıcı, ısı ve ışık yayan kimyasal maddeler kullanarak gaz, duman, bomba gibi özel efektler üretme yöntemi), arka projeksiyon tekniği, mat boyama gibi karmaşık efekt tasarımı teknikleri filme aynı yıl Akademi Ödülü’nü getirdi. Filmde özellikle son sahnelerden biri olan Kızıldeniz’in ortadan ikiye ayrılma sekansı, sinema tarihinin en karmaşık sahnelerinden birisi olarak hafızalara kazındı.

On Emir (1956) filmindeki Kızıldeniz’in ikiye ayrılma sahnesi

1950’ler ile 1960’lar arasındaki on yıllık sürede yeni efekt tasarımları ortaya çıktı. Daha sonra bir çeşit buhar aydınlatma yöntemi olan sodyum buhar lambası kullanarak görüntünün bir bölümünü kolayca kesip çıkarma sistemi geliştirildi. Bu sistem Walt Disney tarafından da kullanıldı. Ayrıca bu dönemde Paramount Pictures firması tarafından mekanik hareket kontrol sistemleri tasarlandı. Bu kontrol sistemi hareketli bir şekildeyken kayıt altına alınan görüntülerin gerçek modellerin bulunduğu görüntülerle birleştirilmesine imkân sağladı.

1960’lı yıllara gelinirken film stüdyoları bu değişim ve dönüşümün kendilerine ve sinema seyircisine neler getireceğinden emin değildi. Yeni bir on yılın neler getireceğini ise yine teknoloji ve görsel efekt tasarımcıları belirleyecekti.

Bu yazımızda 1950’li yıllarda sinemada değişim rüzgârları yaratan özel efekt teknikleri ve film yapım yöntemlerine değindik. Gelecek yazımızda 1960’lı yıllar ve sonrasında film endüstrisinde yaşanan gelişmelerle devam edeceğiz.

 

Yazar Hakkında:
Dr. Vedat Güntay
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü

İlgili İçerikler

Sosyal Bilimler

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde mayıs ayında objektiflerinizi pencerenizden gördüklerinize odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #BenimPenceremden etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi.

Sosyal Bilimler

Herkes sözlü veya yazılı sınavlarda bir miktar kaygı yaşayabilir, bu doğal bir duygudur. Ancak sınav kaygısı bazen çok şiddetlidir ve bu durum sahip olduğumuz bilgileri etkili bir şekilde kullanmakta zorlanmamıza ve sınavdaki performansımızın düşmesine neden olabilir.

Sosyal Bilimler

Atalarımız “Söz uçar, yazı kalır” demiş. Bu yüzden de bildikleri ve bilinmesini istedikleri şeyleri yazıya geçirmişler.

Sosyal Bilimler

Kitaplarınızı raflara dizerken nasıl bir yol izliyorsunuz?

Sosyal Bilimler

Bilim Genç olarak Doç. Dr. Berk Canberk ile eğitimde yapay zekâ konusu üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Sosyal Bilimler

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde nisan ayında objektiflerinizi evinize odaklamanızı istemiştik. Oylamalar sonucunda nisan ayının en beğenilen fotoğrafı Esra Pınarbaş’a ait Balkonumdan Manzaralar olarak belirlendi. 

Sosyal Bilimler

Bilim Genç olarak mayıs ayında objektiflerinizi pencerenizden gördüklerinize odaklamanızı istiyoruz.

Sosyal Bilimler

Bu etkinliğimizde origami ile lale yapıyoruz. Öte yandan lalenin nereden geldiğini, kelimenin kökenini ve kültürümüzdeki yerini merak ediyorsanız sizin için derlediğimiz bilgilere göz atabilirsiniz.

Sosyal Bilimler

Yakın zamanda yapılan bir araştırma yanlış bilimsel bilgilerin de internette yayıldığını gösteriyor.

Sosyal Bilimler

Geçtiğimiz aralık ayında Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüs, dünya çapında bir salgına dönüştü.