Skip to content Skip to navigation

TRAPPIST-1 Gezegenlerinde Su Bulunuyor Olabilir

Prof. Dr. Berahitdin Albayrak - Ekrem Murat Esmer
11/09/2018 - 15:23

2016 yılında, Kova Takımyıldızı’nda bulunan ve Dünya’dan 39 ışık yılı uzaklıktaki TRAPPIST-1 isimli yıldızın etrafında dolanan yedi gezegen keşfedildi. Bu gezegenlerin üçü TRAPPIST-1’in yaşanabilir bölgesinin içinde yer alıyor. Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan çalışmaya göre bu gezegenlerde suyun bulunması mümkün.

Bir ötegezegen, yıldızının önünden geçerken yıldızdan Dünya’ya ulaşan ışık miktarında azalma olur. Dolayısıyla bir yıldızdan Dünya’ya ulaşan ışık miktarındaki değişimleri ölçerek ötegezegen keşfetmek mümkündür. Geçiş yöntemi ya da transit yöntemi denilen bu yöntem gezegenleri keşfetmenin yanı sıra fiziksel özelliklerinin belirlenmesinde de kullanılır. Ayrıca geçiş gözlemlerinin tekrarlama süresindeki değişimin incelenmesiyle, sistemde bulunan ancak geçiş yöntemiyle doğrudan tespit edilemeyen diğer gezegenlerin fiziksel özelliklerinin belirlenmesi de mümkün olabiliyor.

Geçiş yöntemiyle elde edilen verilere dayanılarak yapılan hesaplar, TRAPPIST-1 sistemindeki gezegenlerin yoğunluklarının kayaçların varlığına işaret edecek derecede yüksek olmadığını, gezegenlerin büyük olasılıkla daha düşük sıcaklıklarda eriyebilecek maddelerden oluştuğunu gösteriyor. TRAPPIST-1 sistemindeki gezegenlerin yoğunluklarının kayaç gezegenlerinkinden daha düşük olmasının nedeni yapılarındaki su olabilir. Eğer sistemdeki yaşanabilir bölgede bulunan gezegenlerde iddia edildiği gibi su varsa yüzeyleri sıvı sudan oluşan büyük okyanuslarla kaplı olabilir. Yaşanabilir bölgenin dışında kalan gezegenlerdeyse, gezegenin yıldıza uzaklığına bağlı olarak suyun hangi halde bulunacağı değişecektir. Yıldıza çok yakın gezegenler aşırı derecede sıcak olacağı için su gaz halinde, yıldıza çok uzak gezegenlerse aşırı derecede soğuk olduğu için su katı halde olacaktır.

Görseli büyütmek için üstüne tıklayın.

NASA/JPL-Caltech - TRAPPIST-1 sistemindeki gezegenlerin özellikleri

Araştırmacılar, gezegen yoğunluğu hesabının önemli olduğunu ancak suyun varlığının doğrudan bir kanıtı olmadığını belirtiyor. Özellikle gezegenlerin bildiğimiz anlamda yaşama elverişli olup olmadığı konusunda net bir cevabın bulunmadığı vurgulanıyor. Ancak yine de bu çalışma, TRAPPIST-1 sistemindeki gezegenlerin yaşanabilir olup olmadığının belirlenmesi açısından önemli bir adım.

 

Yazarlar Hakkında:
Prof. Dr. Berahitdin Albayrak
Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü
 
Ekrem Murat Esmer
Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Araştırma Görevlisi

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Geçmişten günümüze birçok araç uçsuz bucaksız evreni keşfetmek için uzaya gönderildi. Bu araçlar Merkür, Venüs, Mars, Neptün, Satürn, Plüton ve Ay hakkında veriler topladı ve bugün de toplamaya devam ediyor. 

Gökbilim ve Uzay

Satürn ve ilkdördün evresindeki Ay 8 Eylül’de gökyüzünde birlikte görülebilir. 20 Eylül’de ise Ay ve Boğa Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Aldebaran yakın görünümde. Her iki gökcismini gece yarısına yakın saatlerde batı ufkunun üzerinde görebilirsiniz. 23 Eylül sonbahar ılımı yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih.

Gökbilim ve Uzay

Maden cevherlerinden metalleri özütlemek için mikroorganizmalardan yararlanılan yöntemler biyomadencilik olarak adlandırılır. Biyomadenciliğin yeryüzündeki tarihi 1950’lere kadar gider. Günümüzde bazı araştırmacılar Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) uzayda biyomadencilikle ilgili çalışmalar yapıyor.

Gökbilim ve Uzay

Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu olan RASAT, sekiz yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanarak görüntü almaya devam ediyor. TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) mühendisleri tarafından tasarlanıp büyük ölçüde ülkemizde üretilen RASAT, 17 Ağustos 2011’de Rusya’daki Yasny Fırlatma Üssü’nden uzaya fırlatılmıştı.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler yıldızların, uydular da gezegenlerin etrafında dolanır. Peki büyük uyduların küçük uydulara sahip olması da mümkün müdür? Eğer bu tür “altuydular” sadece etrafında dolandıkları uydunun kütleçekimi etkisinde hareket etseydi cevap kesinlikle evet olurdu. 

Gökbilim ve Uzay

Merkür, ağustos ayında, yıl içinde gün doğumundan önce gözlemlendiği zamanlar arasında en parlak görünümde. Jüpiter ve Satürn ise Güneş’in batışından sonra gökyüzünde görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Teknoloji mağazalarından bile kolayca satın alınabilen küçük boyuttaki döner kanatlı İHA’ların devasa yolcu uçaklarına büyük hasarlar vererek uçuş güvenliğini tehlikeye atabileceğini biliyor muydunuz?

Gökbilim ve Uzay

Konya Bilim Merkezi tarafından ilki 2018’de düzenlenen Astrofest gökyüzü gözlem etkinliği bu yıl 12-14 Temmuz tarihleri arasında Kapadokya’da gerçekleştirildi. “Herkese biraz gökyüzü!” sloganı ile düzenlenen etkinliğe gençler aileleriyle birlikte katıldı.

Gökbilim ve Uzay

20 yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanan Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) geçmişten günümüze birçok araştırmacı astronota ev sahipliği yapıyor. Çoğunlukla altı ay süren görevleri boyunca Dünya’dan uzakta kalan astronotlar, su ve hava gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için ISS’nin özel sistemlerinden yararlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

Şili’deki ALMA teleskoplarıyla gözlemler yapan bir grup gökbilimci, Dünya’ya yaklaşık 1500 ışık yılı mesafedeki genç bir yıldızın etrafında tuz molekülleri tespit etti. Dr. A. Ginsburg ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Astrophysical Journal’da yayımlandı.