Dünya ve Yaşam
Ayşenur Okatan
26/10/2019 - 08:30

Aklımda, Peki Ama Nasıl?

Beynimizde farklı işlevler için farklı sinir hücreleri vardır. Hafıza da özel bir grup sinir hücresinin yeniden etkinleşmesiyle oluşur. Peki, bu özel sinir hücrelerini diğerlerinden ayıran nedir?

Beynimiz hiç mola vermez, sürekli çalışır. Hayati fonksiyonları düzenler, çevreden algılanan uyarıları değerlendirir ve bilişsel becerilerden sorumludur. Beynimizde farklı işlevler için farklı sinir hücreleri vardır. Hafıza da özel bir grup sinir hücresinin yeniden etkinleşmesiyle oluşur. Peki, bu özel sinir hücrelerini diğerlerinden ayıran nedir?

Beyindeki sinir hücreleri arasındaki bağlantıların -sinir hücrelerinin birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan bu bağlantılara sinaps denir- gücü zamanla değişir. Sinapslar geçmişte ne zaman ve ne kadar sık uyarıldıklarına bağlı olarak güçlenebilir ya da zayıflayabilir.

İki sinir hücresi arasındaki bağın aktif olması sinapsları güçlendirirken aktif olmayan bağlantılar zayıflar. Bunu bazı sinir hücrelerinin birbirine fısıldaması ya da bağırması olarak düşünebilirsiniz.

Sinir hücreleri arasındaki bağlantının gücünün değişmesi, yeni sinapsların oluşması ya da eski sinapsların yok olması hafıza oluşumunda önemli rol oynar. Bilim insanları sinapsların yanı sıra nörojenez olarak isimlendirilen sürecin de hafıza oluşumunda rol oynayabileceğini düşünüyor. Beynin bazı bölümlerinde (örneğin hipokampus) nörojenez süreciyle yeni sinir hücreleri üretilir. Nörojenez sinir kök hücrelerinden yeni sinir hücreleri üretilmesi yöntemidir. Yapılan araştırmalar, hipokampusta nörojenez aktivitesi artırılarak hafızanın güçlendirebileceğini gösteriyor. İnsanlarda yapılan bir araştırmada ise egzersiz yapmanın hipokampusun hacmini artırdığı, aynı zamanda hafızaya dayalı becerileri geliştirdiği gözlenmiş. Hipokampusun hacmindeki artışın nedeninin ise yeni sinir hücrelerinin oluşması olduğu düşünülüyor.

data-cke-saved-src=https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/sites/default/files/birbirine_sinyal_gonderen_iki_sinir_hucresi.jpg

Birbirine sinyal gönderen iki sinir hücresi

 

Anılarımız Nasıl Oluşuyor?

Beynimiz bir uyarıcıyı algıladığında beyindeki belirli sinir hücresi grupları aktifleşir. Anılar ise beynimizdeki bazı sinir hücresi gruplarının yeniden aktifleşmesiyle oluşur. Herhangi bir şey düşündüğümüzde (örneğin bir arkadaşımızı ya da bir yiyeceği) aktifleşen sinir hücresi grupları birbirinden farklıdır.

Ayrıca kişisel tecrübelerimize bağlı olarak sinir hücreleri arasındaki bağlantıların gücü de değişir. Bu durum aynı kavramların beynimizde farklı tepkiler ortaya çıkarmasına neden olur. Örneğin beş yaşındaki çocuğa “ev” dediğimizde zihninde basit bir ev çizimi canlanabilir. Yetişkin birine “ev” dediğimizde ise kişisel tecrübelerin neden olduğu farklılıklar nedeniyle zihninde beş yaşındaki bir çocuğunkinden farklı anılar canlanır.

data-cke-saved-src=https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/sites/default/files/ev_kelimesi_bize_neyi_animsatir.jpg

Uyku Anılarımızı Güçlendiriyor

Uyku, hafıza oluşumunda etkisi olan faktörlerden biridir. Bilinçli olarak hatırladığımız anılarımız beynimizde hipokampus, neokorteks ve amigdala bölgelerinde depolanır. Bir olayı deneyimlerken hipokampusta aktifleşen sinir hücreleri o olayı ait anıların geçici olarak depolanmasını sağlar. Derin uyku sırasında da bu hücre grupları tekrar aktifleşir. Bu durum o olaya ait anıların neokortekse aktarılarak kalıcı olmalarına yardımcı olur. Eğer uyku tam alınmazsa yaşadığımız olaya ait anılar hafızamızda kalıcı olarak kaydedilmez.

 

Anılarımız Nasıl Kayboluyor?

Bir olayı yaşarken dikkatimiz dağınıksa ya da o olaya ait anılardan sorumlu sinir hücreleri arasındaki bağlantılar yeterince güçlü değilse anılar zihnimizden zamanla kaybolur, yani anılarımızı unuturuz. Sonuçları yakın zamanda Science dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları bir anının hafızamızda kalıcı olmasında sadece sinir hücreleri arasındaki bağlantıların güçlü olmasının etkili olmadığını buldu. Sonuçlar bir anı beynimizde kaydedilirken aktifleşen sinir hücrelerinin sayısının fazla olmasının da o anının daha uzun süre kalıcı olmasını sağladığını gösteriyor.

 

Kaynaklar:

Dünya ve Yaşam

Küresel ısınmaya sebep olan iklim değişikliği, kutuplardaki havanın ve buzulların altındaki deniz suyunun sıcaklığının artmasına yol açıyor. Peki bu durum yeryüzündeki çölleşmeyi nasıl etkiliyor?

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde evde kolayca bulabileceğiniz malzemelerden biri olan mayayı kullanarak fermantasyonu gözlemliyoruz.