Sosyal Bilimler
Nurulhude Baykal
23/09/2019 - 17:06

İstanbul, 2021’de UNESCO Yaratıcı Şehirler Konferansı’na Ev Sahipliği Yapacak

Kültürel gelişim ve yaratıcılığa yatırım yapan şehirlerin arasındaki bağı güçlendirmek için kurulan Yaratıcı Şehirler Ağı’na üye şehirlerin belediye başkanlarını ve üst düzey yöneticilerini bi araya getiren UNESCO Yaratıcı Şehirler Konferansı’na 2021 yılında İstanbul ev sahipliği yapacak.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Yaratıcı Şehirler Ağı, 2004’te, kültürel gelişim ve yaratıcılığa yatırım yapan şehirlerin arasındaki bağı güçlendirmek için kuruldu. Yaratıcı Şehirler Ağı’na üye şehirlerin belediye başkanları ve üst düzey yöneticileri her yıl bir üye şehirde düzenlenen etkinlikte bir araya gelip deneyimlerini ve kültürlerini paylaşıyor. 2021 yılında ise bu etkinliğe İstanbul ev sahipliği yapacak.

İstanbul’da gerçekleştirilecek 15. Yaratıcı Şehirler Ağı Konferansı’nın ana teması “Geleceğe Uygun Şehirler”. Bu kavram şehir yaşamına dair tüm gelişmelerin çevre, teknoloji, ekonomi ve insanların ihtiyaçları ve beklentileri arasındaki dengeyi sağlayacak şekilde takip edilmesini ifade ediyor. Şu an Yaratıcı Şehirler Ağı’na üye 180 şehir dünya nüfusunun yarısından fazlasını barındırıyor. Her yıl düzenlenen Yaratıcı Şehirler Ağı Konferansı, bu şehirler arasında başarılı uygulamaların ve yeni fikirlerin alışverişinin yapılması, karşı karşıya kalınan zorlukların ve fırsatların tartışılması, yeni bağlantıların kurulması ve iş birliklerinin geliştirilmesine imkân sağlıyor. Bu, 21. yüzyılın getirdiği sorunların çözümüne yönelik yeni stratejilerin geliştirmesi için hayli önemli.

UNESCO’ya üye ülkelerdeki şehirler edebiyat, film, müzik, zanaat ve halk sanatları, tasarım, gastronomi ve medya sanatları temalarında Yaratıcı Şehirler Ağı’na katılmak için UNESCO’ya başvurabiliyor. Ülkemizden Gaziantep ve Hatay gastronomi, Kütahya zanaat ve halk sanatları, İstanbul ise tasarım temalarıyla Yaratıcı Şehirler Ağı’nda ülkemizi temsil ediyor.

Sosyal Bilimler

Bebeklerin ilk kelimeleri “mama”, “baba”, “dede” gibi tekrar eden seslerden oluşur. Peki, dünyanın pek çok yerinde ortak olan bu ve benzeri kelimelerin ebeveynler için kullanılması bir rastlantı mı?

Yolda yürürken kaldırım kenarlarına ya da ağaç diplerine hayvanlar için bırakılan yiyecek ya da su kaplarını görmüşsünüzdür. Yaz aylarında sıcaktan bunalan hayvanlar için su kapları, yiyecek bulmanın zor olduğu kış aylarında ise yiyecek kapları bulundurmak hayvan dostlarımıza yapabileceğimiz küçük iyilikler arasında. Eskiden atalarımız da benzer duygular ve kaygılarla hayvanları, özellikle de hassas bir yapıya sahip olan küçük kuşları, korumak için özel çaba gösterirlerdi. Günümüze kadar gelmiş kuş evleri bunun en güzel örneklerinden biri.