Dünya ve Yaşam
Dr. Tuba Sarıgül
08/08/2017 - 16:34

Jeotermal Enerji Santrallerinde Yapılan Sondajlar Depremleri Tetikler mi?

Güney Kaliforniya’daki Salton Denizi Jeotermal Enerji Santrali’nin bulunduğu bölgede jeotermal kaynaklardan enerji elde etme süreçleri ile sismik faaliyetler arasında kuvvetli bir ilişki olduğu belirlendi.

Jeotermal kaynaklardan enerji elde edilirken kullanılan en yaygın yöntem, yeraltı sularının Dünya’nın merkezindeki yüksek sıcaklığın etkisiyle ısınması sonucu oluşan sıcak suyun ya da buharın sondaj yoluyla çıkarılmasıdır. Açılan sondaj kuyularında jeotermal kaynağın bulunduğu geçirgen tabakaya gelindiğinde, yüksek sıcaklıktaki su ya da buhar basıncın etkisiyle yüzeye çıkar. Jeotermal enerji santrallerinde genellikle rezervuarı beslemek amacıyla yeraltından çekilen buharın ya da sıcak suyun yerine tekrar su gönderilir. Sondajın kendisi depreme neden olmasa da sondaj sırasında uygulanan bu işlem fay hatlarında çeşitli dengesizliklere sebep olabilir.

Emily Brodsky’nin başyazarı olduğu ve Science dergisinde yayımlanan çalışmada, Güney Kaliforniya’daki Salton Denizi Jeotermal Enerji Santrali’nin bulunduğu bölgede jeotermal kaynaklardan enerji elde etme süreçleri ile sismik faaliyetler arasında kuvvetli bir ilişki olduğu belirlendi. Araştırmacılar bu bölgedeki depremlerin sıklığının, enerji üretimi sırasında yeraltından çekilen ve yeraltına verilen suyun hacmine bağlı olarak değiştiğini söylüyor. Ancak bu sürecin depremler üzerinde dolaylı bir tetikleyici etkisi olsa da doğrudan bir ilişkiden bahsetmek hatalı olabilir.

Dünya ve Yaşam

İzlandalı araştırmacılar tarafından yürütülen bir çalışma, tek yumurta ikizlerinin gen dizilerinin aynı olmadığını ortaya koydu. 

Bilim insanları Myanmar’da 100 milyon yıl önce soyu tükenmiş yeni bir tür çiçekli bitki keşfetti.