Polen Alerjisi Yalnızca Baharda mı Görülür?
Polen alerjisi denince çoğu kişinin aklına ilkbahar gelir. Oysa polen mevsimi yalnızca bahar aylarıyla sınırlı değildir. Ankara’da ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde yapılan aerobiyolojik çalışmalar, polenlerin yılın büyük bir bölümünde havada bulunduğunu gösteriyor.
Amriphoto/iStockphoto.com
Buğdaygiller polenlerinin rüzgârla dağılışı
Bahar aylarında art arda gelen hapşırıklar, burun akıntısı ve göz kaşıntısı birçok kişi için tanıdık belirtilerdir. Ancak bu durum, polenlerin yalnızca bahar aylarında etkili olduğu anlamına gelmez çünkü farklı bitkiler yılın farklı dönemlerinde çiçeklenir ve polenlerini atmosfere bırakır.
Ankara’da yıl boyunca polen döngüsü
Ankara’da yapılan uzun süreli polen ölçümleri, yıl boyunca belirli bir polen döngüsünün izlendiğini göstermektedir. Kış sonu ve erken ilkbaharda servigiller, fındık ve kızılağaç gibi bitkilerin polenleri bazı yıllarda ocak ayından itibaren havada görülmeye başlayabilir. İlkbaharda ise ağaç polenleri öne çıkar. Huş, çınar, meşe, dişbudak ve akçaağaç gibi türler bu dönemde atmosfere önemli miktarda polen bırakır. İlkbahar sonu ile yaz başında çayır ve çimenleri oluşturan buğdaygillerin polenleri artar. Bu grup, yalnızca Türkiye’de değil, dünya genelinde de en önemli alerjen polen kaynaklarından biri kabul edilir. Yaz ve sonbahar döneminde ise sinir otu, ısırganotugiller ve diğer yabani otlara ait polenler etkili olur. Bazı bölgelerde pelinotu ve arsız zaylan (Ambrosia artemisiifolia) gibi yabani otlar da bu dönemde alerjik belirtilerin artmasına yol açabilir. İstilacı bir bitki olan arsız zaylanın polenleri güçlü alerjen özellik gösterebilir. Bu polenler rüzgâr ve hava kütleleriyle uzun mesafeler boyunca taşınabildiğinden bitkinin yaygın olmadığı bölgelerde bile etkili olabilir.

Ankara’da alerjen polen kaynaklarının yıllık döngüsü
Bu döngü, polen alerjisinin yalnızca ilkbaharla sınırlı olmadığını yılın büyük bir bölümünde etkili olabileceğini gösteriyor. Üstelik havadaki polen miktarı her gün aynı değildir. Atmosferdeki polen yoğunluğu; sıcaklık, yağış, rüzgâr, nem ve günlük hava hareketleri gibi meteorolojik koşullara bağlı olarak değişebilir. Aynı zamanda bölgenin bitki örtüsü, coğrafi özellikleri ve kent içi yeşil alan düzenlemeleri de havadaki polen çeşitliliğini etkiler.
İşte bu nedenlerle “bahar alerjisi” ifadesi çoğu zaman yetersiz kalır. Gerçekte söz konusu olan, farklı dönemlerde farklı bitki gruplarının öne çıktığı mevsimsel bir polen döngüsüdür. Bu döngüyü anlamanın en iyi yollarından biri polen takvimlerinden yararlanmaktır. Polen takvimleri, uzun yıllar boyunca yapılan ölçümlere dayanarak bir bölgede hangi polenin hangi aylarda arttığını gösterir. Ancak her yılın hava koşulları farklı olduğu için polen sezonunun başlangıcı, süresi ve şiddeti değişebilir. Bu nedenle yalnızca genel takvimi bilmek değil, güncel polen bültenlerini izlemek de önemlidir.
Ankara için bu amaçla hazırlanan Ankara Alerjik Polen Bülteni, Ankara Üniversitesi ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yayımlanmaktadır. Havadaki polenler, özel polen tuzaklarıyla düzenli olarak örneklenir ve mikroskop altında tanımlanır. Bu bülten sayesinde ağaç ve çalı, çayır ve yabani ot polenlerine ilişkin güncel bilgiler izlenebilir, hangi polen grubunun hangi dönemlerde artabileceğine dair uyarılar takip edilebilir. Böylece alerjik bireyler açık havada geçirecekleri zamanı, spor etkinliklerini ya da çamaşırları dışarıda kurutma gibi günlük faaliyetlerini polen yoğunluğuna göre daha bilinçli planlayabilirler.
Polen alerjisi ne kadar yaygın?
Polenler, alerjik rinit ve astım gibi hastalıkların belirtilerini tetikleyebilen önemli çevresel alerjenler arasındadır. Alerjik rinit dünya genelinde yaygın görülen sağlık sorunlarından biridir. Avrupa’da yapılan çalışmalar, polen duyarlılığı ve polenle ilişkili alerjik hastalıkların bazı bölgelerde oldukça yüksek oranlara ulaşabildiğini göstermektedir.
Alerjik rinit ve astım Türkiye’de de sık görülen sağlık sorunları arasında yer alır. Ülkemizde yapılan bir çalışmada erişkinlerde hekim tanılı alerjik rinit görülme sıklığı %20,1; kişinin kendi bildirimine dayalı alerjik rinit sıklığı ise %23,1 olarak bulunmuştur. Çocuklarda ise oranlar yaş grubuna, bölgeye ve kullanılan tanı yöntemine göre değişmektedir. Bu nedenle polenler, yalnızca bireysel rahatsızlıklara yol açabilen geçici bir etken olarak değil, toplum sağlığı açısından da dikkate alınması gereken çevresel alerjenler arasında değerlendirilir.
Sonuç olarak polen alerjisi yalnızca ilkbaharda ortaya çıkan kısa süreli bir sorun değildir. Ağaçlar kış sonu ve ilkbaharda, çayırlar ilkbahar sonu ve yaz başında, yabani otlar ise yaz ve sonbahar döneminde polen saçar. Bu nedenle alerjik belirtilerin hangi dönemde arttığını anlamanın en iyi yollarından biri, yaşanılan bölgeye ait polen takvimlerini ve güncel polen bültenlerini takip etmektir. Çünkü havada hangi polenin ne zaman arttığını bilmek, alerjiyi yönetmenin ilk adımlarından biridir.
Sözlük:
Aerobiyolojik: Polenler ve mantar sporları gibi havada taşınabilen biyolojik parçacıkları inceleyen bilim dalı olan aerobiyolojiyle ilgili
Kaynaklar:
- Acar Şahin, A., Pınar, NM. Seasonal Changes and Pollination Patterns. In: Çelebi Sözener Z, Uysal P, editors. Allergic Diseases in the 21st Century: Causes, Challenges, and Innovations. 1st ed. Ankara: Türkiye Klinikleri; 2026. p.45-64.
- American Academy of Allergy, Asthma & Immunology (AAAAI). Allergy Statistics.
- Cingi, C., Topuz, B., Songu, M., Kara, C. O., Ural, A., Yaz, A., Yıldırım, M., Miman, M. C., & Bal, C. (2010). Prevalence of allergic rhinitis among the adult population in Turkey. Acta Oto-Laryngologica, 130, 600–606.
- D’Amato, G., Cecchi, L., Bonini, S., Nunes, C., Annesi-Maesano, I., Behrendt, H., Liccardi, G., Popov, T., & van Cauwenberge, P. (2007). Allergenic pollen and pollen allergy in Europe. Allergy, 62(9), 976–990.
Yazar Hakkında:
Dr. Aydan Acar Şahin
Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü