Tarım Diplomasisi Nedir?
Günümüzde tarım ve gıda alanında yaşanan sorunların çözümünde ülkeler arası iş birliğini merkeze alan tarım diplomasisi yaklaşımına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuluyor. Tarım diplomasisinin temel hedefi, ulusal ve uluslararası paydaşların katılımıyla tarımsal üretimin ve sağlıklı gıdaya erişimin sürdürülebilir biçimde güvence altına alınmasıdır.
ChatkarenStudio/iStockphoto.com
Tarımsal üretimin başlaması, insanlık tarihindeki en büyük dönüm noktalarından biridir. Yerleşik hayata geçişten uygarlıkların doğuşuna kadar pek çok gelişme, tarım sayesinde mümkün oldu. Ancak günümüzde tarım, yalnızca üretimle sınırlı bir alan olmaktan çıkarak çevre, ekonomi, sağlık hatta dış politikayla doğrudan ilişkili karmaşık bir yapıya dönüşmüş durumda. Dünya genelinde tarımı etkileyen sorunların büyük bölümü artık ortak nitelik taşıyor. Genç nüfusun tarımdan uzaklaşması, hızlı artan dünya nüfusu, verimli tarım alanlarının azalması, iklim krizi, biyoçeşitlilik kaybı, su ve toprak kaynaklarının sürdürülebilirliği, çevre kirliliği ve tarımsal atıklar bu sorunların başlıcaları. Bunlara ek olarak zararlı organizmaların yayılması, pestisitlere karşı direnç gelişmesi, tarımsal girdilerin maliyetlerindeki artış ve nitelikli iş gücü eksikliği de üretimi zorlaştıran etkenler arasında yer alıyor. Enerji krizleri ve savaşlar ise gıda tedarik zincirlerini kırılgan hâle getirerek bu sorunları daha da derinleştiriyor. Tarım diplomasisi işte bu noktada öne çıkıyor. Uluslararası literatürde “agricultural diplomacy”, “food diplomacy” veya “agro-diplomacy” olarak da adlandırılan bu yaklaşımla tarım ve gıda alanındaki sorunların çözümünde diplomasinin etkin bir araç olarak kullanılması amaçlanıyor.
Tarım diplomasisi yeni bir kavram değil; ancak günümüzde bu kavramın kapsamı önemli ölçüde değişmiş durumda. 1980’li yıllarda daha çok gümrükler, vergiler ve ticari düzenlemeler üzerinden yürütülen tarım diplomasisi, 2000’li yıllarla birlikte bilimsel ve teknik bir boyut kazandı. Kimya, biyoloji, biyoteknoloji ve tarım teknolojilerindeki yeni gelişmeler tarımı bilgiye dayalı, yüksek teknoloji kullanılan bir sektör hâline getirdi. Bu dönüşüm, tarım diplomasisinin çok paydaşlı bir iş birliği alanı olarak ele alınmasını gerekli kıldı.

SimonSkafar/iStockphoto.com
Günümüzde karşı karşıya bulunduğumuz tarım ve gıda alanındaki risklere çözüm üretebilmek için diplomasiden daha etkin nasıl yararlanılabileceği sorusu giderek daha fazla önem kazanıyor. İşte bu noktada çözüm, geleneksel diplomatik diyalogların ötesine geçen, bilimsel bilgi, teknoloji ve yenilikçiliği merkeze alan bir diplomasi anlayışında yani tarım diplomasisinde yatıyor. Modern teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte tarım ve sağlıklı gıda üretim faaliyetleri, bilimsel uygulamaların, girişimciliğin ve yenilikçiliğin yoğun biçimde kullanıldığı, hızla gelişen bir alan hâline geliyor. Bu nedenle daha fazla üretmenin yanı sıra kaynakların verimli kullanılması, kayıp ve israfın azaltılması ve uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Ülkemiz ve bölgemiz açısından ürün güvenliğinin sağlanması, tarımsal ticaretin geliştirilmesi ve sağlıklı gıda arzının sürdürülebilirliği için ulusal ve uluslararası paydaşlarla etkin iş birliği mekanizmalarının kurulması gerekiyor.
Türkiye’nin tarım diplomasisi alanındaki en dikkat çekici örneklerinden biri, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında ortaya çıkan küresel hububat krizine yönelik geliştirilen Tahıl Koridoru Anlaşması oldu. Türkiye, Birleşmiş Milletler ile bu girişimin koordinasyonunda aktif rol alarak milyonlarca ton tahılın dünya pazarlarına ulaşmasını sağladı. Bunun yanı sıra Bosna-Hersek’ten et ithalatı, Sudan’da tarım arazisi kiralama girişimleri ve 1848 İrlanda kıtlığı sırasında yapılan ayni ve nakdî yardımlar, Türkiye’nin tarım diplomasisi tarihinde öne çıkan diğer örnekler arasında sayılabilir. Bu anlaşması, tarım diplomasisinin yalnızca tarımsal ticareti değil, çok daha geniş bir politika alanını kapsadığını da gösteriyor.
Tarım diplomasisi; gıda güvenliği, çevresel sürdürülebilirlik, dış politika, kalkınma ve ticaret politikalarının kesişiminde yer alan çok katmanlı bir alan. Gıda güvenliği, iklim adaleti, sürdürülebilir kalkınma ve barış inşası eksenlerinde şekillenen bu yaklaşım, Türkiye’nin hem bölgesel hem küresel ölçekte etkin bir diplomatik aktör olmasına katkı sağlıyor. Türkiye, sahip olduğu gelişmiş laboratuvar altyapısı ile test ve analiz kapasitesi sayesinde uluslararası standartlara uygun üretim gerçekleştirebiliyor. Türk menşeili tarım ürünleri başta Avrupa Birliği ve Rusya pazarları olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde tüketiliyor.
Türkiye, dünya fındık üretiminin yaklaşık %73’ünü karşılayan lider ülke konumunda bulunuyor. Ayrıca kayısı, incir ve kiraz gibi ürünlerde dünya liderleri arasında yer alırken zeytin ve zeytinyağı üretiminde ilk beş ülke içinde. Stratejik tarım ürünlerinin önemli bir kısmında kendine yeterli durumda olan ülkemiz, güçlü üretim altyapısı sayesinde iklimsel dalgalanmalara ve doğal afetlere karşı görece yüksek bir dayanıklılık sergiliyor. Günümüzde hiçbir ülkenin yüzde yüz gıda yeterliliğine sahip olmadığı düşünüldüğünde bu kapasitenin önemli bir avantaj olduğunu söyleyebiliriz.
Türkiye’nin dört saatlik uçuş mesafesinde yaklaşık 1,5 milyar insanın yaşadığı geniş bir coğrafyaya erişimi bulunuyor. Bu coğrafi avantaj, stratejik üretim planlaması ve etkin tarım diplomasisiyle birleştiğinde, Türkiye’yi Avrupa ve Orta Doğu için önemli bir tarımsal diplomasi merkezi hâline getirebilir.
Kaynaklar:
- Birişik, N. (2025). Tarım diplomasisi. LinkedIn. (Erişim Tarihi: 15.10.2025)
- Erdoğan, C., Eyidoğan, F., ve Darcansoy İseri, Ö. 2025. Gıda Güvenliğinin Teminatı Tarım Diplomasisi. (Editör: Bobat, A. ve Özdemir Gıda Güvenliğinden Gıda Güvencesine Bitki Sağlığı). Vizetek Yayıncılık.
- Keating, V. C. (2020). Food diplomacy: Sustaining international relations through culinary and agricultural exchange. Cambridge University Press.256 s.
- UN. (2022). Tahıl ve Yiyecek Maddelerinin Ukrayna Limanlarından Emniyetli Sevki Girişimi Belgesi imzalandı [Basın açıklaması]. United Nations Türkiye.
- WFP. (2023). Black Sea Grain Initiative: Impact and outcomes. Geneva: United Nations Publications.
- Yılmaz, H. (2019). Tarihten günümüze Türkiye’nin gıda diplomasisi uygulamaları. Ankara Review of International Studies, 5(3), 122–140.
- Kanal B “Günce” TV Programı. “Tarım Diplomasisi” Yayın Tarihi : 14.05.2025.
Yazar Hakkında:
Doç. Dr. Cem Erdoğan
Başkent Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ve
Gıda Tarım ve Hayvancılığı Geliştirme Enstitüsü