Yeni Nesil Tarım Uygulamaları Nelerdir?
Teknolojik gelişmeler yalnızca sanayiyi değil, tarımı da dönüştürüyor. Günümüzde üretim süreçlerinin dijital verilerle desteklenmesi hem verimliliği artırıyor hem de çevresel etkileri azaltmayı hedefliyor.
Ekkasit919/iStockphoto.com
Tarım, geçmişte olduğu gibi bugün de ülkelerin ekonomisinde stratejik bir yere sahip. Ancak artan nüfus, iklim değişikliği ve doğal kaynakların sınırlılığı, üretim biçimlerinin yeniden düşünülmesini zorunlu kılıyor. İşte yeni nesil tarım uygulamaları tam da bu noktada devreye giriyor.
Yeni nesil tarım uygulamalarıyla sensörler, yapay zekâ, nesnelerin interneti, uzaktan algılama sistemleri ve biyoteknoloji gibi teknolojilerden yararlanarak üretim sürecini veriye dayalı hâle getirmek amaçlanıyor. Böylece yalnızca daha fazla ürün almakla kalınmıyor, suyu, gübreyi ve pestisitleri doğru zamanda ve doğru miktarda kullanarak hem maliyeti hem de çevresel baskıyı azaltmak mümkün hâle geliyor. Bu sistemler, kullanılan teknolojiye, ürüne ve üretim koşullarına göre su tüketimini ve zirai ilaç kullanımını ciddi oranlarda azaltma potansiyeli sunuyor. Üretim sürecinin tahmine değil, ölçüm ve analize dayanarak planlanabilmesi, daha isabetli kararlar alınmasını ve kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlıyor.
Tarımda kullanılan yapay zekâ destekli sistemlerle toprağın işlenmesinden hasada kadar tüm aşamalar analiz edilebiliyor. Uydu görüntüleri ve geçmiş üretim verileri karşılaştırılarak bitkilerdeki gelişim farklılıkları erken dönemde tespit ediliyor. Böylece olası verim kayıpları önceden görülebiliyor ve girdi kullanımı daha bilinçli planlanabiliyor.
Yeni nesil teknolojiler yalnızca mevcut süreci iyileştirmiyor, üretim sistemlerinin yeniden tasarlanmasına da imkân tanıyor. Örneğin “Dijital ikiz” adı verilen teknolojiyle üretim alanının sanal bir modeli oluşturularak bu model üzerinde farklı sulama, gübreleme ya da ekim senaryoları deneniyor. Olası riskler gerçek uygulamaya geçmeden önce simülasyon ortamında değerlendiriliyor. Böylece daha planlı ve güvenli kararlar alınabiliyor.

Pongsak Sapakdee/iStockphoto.com
Tarlada neler değişiyor?
Örneğin tarlamızda mısır yetiştireceğimizi düşünelim. Öncelikle tarlamızdan toprak örneği alarak analiz yaptırmakla işe başlarız. Bu bize mısır üretimi sırasında bitkinin ihtiyaç duyduğu besin maddelerini doğru ve dozunda kullanma imkânı verir.
Mısır tohumlarını tarlamıza ekerken doğru derinlikte ekmemiz hayati bir önem taşır. Klasik mibzerlerle bazı tohumlar doğru derinliğe yerleşirken bazıları yüzlek kalabilir ya da gereğinden daha derine gömülebilir. Bu durum çimlenmeyi zorlaştırır ve verim kaybına yol açar. Yani daha tohum ekim aşamasındayken farkında olmadan kayıp yaşarız. Oysa sensörlü mibzerlerle tarlamızdaki eğimi ve toprak yapısını dikkate alarak tohumların homojen bir derinliğe yerleşmesini sağlarız.

Oleksandr Yuchynskyi/iStockphoto.com
Ekim aşamasından sonra toprak nemini, ortam sıcaklığını ve yaprak yüzeylerindeki nemi düzenli olarak izleriz. Bu veriler doğrultusunda sulama suyu miktarını belirler ve zamanında sulama yaparız. Uzaktan algılama, görüntü işleme ve sensör teknolojileri sayesinde mısır tarlamızdaki bitkilerin gelişimini yakından takip ederek gerekli önlemleri zamanında almış oluruz. Ayrıca ekinlerimize bulaşan hastalıklar, zararlılar ve yabancı otlara karşı entegre (bütüncül) mücadele yaklaşımını uygulayabiliriz. Entegre mücadele, yalnızca kimyasal ilaçlara başvurmak yerine biyolojik ve kültürel yöntemleri de içeren bütüncül bir yaklaşımı ifade eder. Tarımsal zararlıların neden olduğu kayıp müdahale maliyetini aşacak olduğunda doğru teşhisle, doğru dozda, doğru zamanda ve uygun ekipmanla müdahale etme imkânı bulabiliriz. Dahası bu teknolojiler sayesinde mısır tarlamızın farklı alanlarında o bölüme özel sulama, gübreleme ve ilaçlama programları da uygulayabiliriz. Bu da yine girdi tasarrufu ve verim artışı olarak bize geri döner.
Bu sayede, tüm girdi maliyetlerinde (tohum, gübre, ilaç ve su kullanımında) tasarruf sağlanıyor. Daha az kaynak kullanılarak üretim yapılıyor. Böylece karbon ayak izi azalıyor, biyolojik çeşitlilik korunuyor. İnsan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımı da bu sayede güçleniyor.

cherdchai chawienghong/iStockphoto.com
“Bitti mi?” diye soracak olursanız hayır, dahası da var. Ürettiğimiz mısırların uygun hasat olgunluğuna ulaşıp ulaşmadığını da yeni nesil tarım uygulamalarından elde ettiğimiz gerçek zamanlı verilerle belirleyebilir ve doğru zamanda hasat yapabiliriz. Depomuza aldığımız ürünlerde ise ortamdaki oksijen miktarını ayarlayarak ürünlerimizi hem depo zararlılarından koruyabilir hem de daha uzun süre depolayarak değer yitimi olmadan satabiliriz. Ayrıca gerçek zamanlı verileri işleyerek sonraki hasat dönemlerini daha verimli planlayabiliriz.
Türkiye’de durum nedir?
Ülkemizde üreticilerin yeni nesil tarım uygulamalarına ilişkin bilgi kaynakları çeşitlilik gösteriyor. Yaş grubuna bağlı olarak üreticiler bu tür bilgilere öncelikle sosyal medya platformları (YouTube, Facebook, TikTok, Instagram, LinkedIn) üzerinden ulaşıyor. Sosyal medya platformlarını tarım temalı televizyon programları, tarım teknolojisi fuarları, tarımsal ekipman bayileri ve teknik temsilcileri takip ediyor.
Sosyal medya ve internet gibi açık erişim kanallarının etkin kullanımı, üreticilerin yeni teknolojilere yönelik farkındalığını artırıyor. Şimdilik sulama teknolojilerinde farkındalık daha yüksekken otomasyon ve robotik uygulamalarda daha düşük düzeyde bulunuyor.

Smederevac/iStockphoto.com
Araştırmalar, üreticilerin yenilikçi tarım teknolojilerine karşı genel olarak olumlu bir tutum sergilediğini gösterse de uygulama oranları hâlâ sınırlı düzeyde bulunuyor. Özellikle dijitalleşme, yapay zekâ ve otomasyon gibi alanlarda maliyet, teknik altyapı ve bilgiye erişim eksikliği önemli engeller olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak yeni nesil tarım uygulamaları üretim süreçlerini daha ölçülebilir, daha planlı ve daha sürdürülebilir hâle getiriyor. Ancak bu dönüşümün gerçekleşmesi için yalnızca teknolojinin varlığı yeterli değil. Üreticilerin bu sistemlere erişebilmesi, doğru bilgiye ulaşabilmesi ve ekonomik olarak desteklenmesi de gerekiyor. Bu nedenle entegre politika ve destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi, üreticilerin teknolojiye uyumunu hızlandırarak gıda güvenliği ile tarımsal sürdürülebilirliğe güçlü bir katkı sağlayabilir.
Tarımın geleceği, teknoloji ile doğa arasında denge kurabilen ve kararlarını ölçülebilir verilere dayandıran üretim modellerinde yatıyor.
Sözlük:
Mibzer: Tarımda tohumları belirli aralıklarla ve belirli bir derinliğe yerleştirmek için kullanılan ekim makinesidir. Tohumların toprağa düzenli ve eşit dağıtılmasını sağlayarak çimlenme başarısını ve verimi artırmaya yarar.
Yüzlek: Tarımda genellikle tohumun olması gerekenden daha sığ bir derinliğe ekilmesini ifade eder. Bu durum çimlenmeyi olumsuz etkileyebilir.
Kaynaklar:
- Erdoğan, C. 2021. Sürdürülebilir Bitki Koruma Uygulamaları, Biyoçeşitlilik ve Öngörüler. Yayın Yeri: Sonçağ Akademi, Editör: Pakdemirli, B., Sivritepe, H. O., Bayraktar, Z., Takmaz, S.) Pandemi Sonrası Yeni Nesil Tarım. Basım sayısı:1, Sayfa sayısı: 302, ISBN:978-625-7333-72-6, Bölüm Sayfaları:71-110, ISBN: 978-625-7333-72-6
- Erdoğan, C. 2025. Türkiye Tarımında Zararlılar, Tarihçesi, Mücadelesi ve Yenilikçi Yaklaşımlar. Yayın Yeri: TASAV, Editör: Turan, E., Umarusman,M. Türkiye’de Tarım Sektörü Mevcut Durum, Sorun Alanları ve Çözüm Önerileri. Basım sayısı:1, s 447-465. ISBN 978-625-95278-4-0
- Erdoğan C. ve Karasungur S. (2025). Gıda Güvenliği Önceliğinde Üreticilerin Yeni Nesil Tarım Uygulamalarını Benimsemelerini Etkileyen Faktörler ve Farkındalık Düzeyleri, Yayın Yeri:Vizetek Yayıncılık, Editör:Bobat Alaeddin, Özdemir Işıl, Basımda
- Finger, R. (2023). Digital innovations for sustainable and resilient agricultural systems. European Review of Agricultural Economics, 50(4), 1277–1309.
- Gamage, A., Gangahagedara, R., Subasinghe, S., Gamage, J., Guruge, C., Senaratne, S., & Merah, O. (2024). Advancing sustainability: The impact of emerging technologies in agriculture. Current Plant Biology, 40, 100420.
- Karasungur, S. (2025). Sürdürülebilir Yaş Meyve Sebze Üreticilerinin Yeni Nesil Tarım Uygulamalarını Benimsemelerini Etkileyen Faktörler. Başkent Üniversitesi Gıda Tarım ve Hayvancılığı Geliştirme Enstitüsü Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Sistemleri Anabilim Dalı. Yüksek Lisans Tezi, Yayımlanmamış, 106 s.
- Karasungur, S. & Erdoğan C, (2025) Adana, İzmir ve Mersin İllerinde Yaş Meyve ve Sebze Üreticilerinin Bitki Koruma ve Yeni Nesil Tarım Uygulamalarına Yönelik Farkındalık Düzeylerinin belirlenmesi, Uluslararası Katılımlı Türkiye IX. Bitki Koruma Kongresi, 03.09.2025
- Khan, N., Ray, R. L., Sargani, G. R., Ihtisham, M., Khayyam, M., & Ismail, S. (2021). Current progress and future prospects of agriculture technology: Gateway to sustainable agriculture. Sustainability, 13(9), 4883.
- Kalfas, D., Kalogiannidis, S., Papaevangelou, O., Melfou, K., & Chatzitheodoridis, F. (2024). Integration of technology in agricultural practices towards agricultural sustainability: A case study of Greece. Sustainability, 16(7), 2664.
- Kanal B “Günce” TV Programı. “Tarımda Yapay Zekâ” Yayın Tarihi : 16.04.2025.
- https://www.youtube.com/watch?v=yMm4zAa2NWc. Kanal B.
- Kanal B “Günce” TV Programı. “Yeni Tarım Teknolojileri” Yayın Tarihi : 12.11.2025.
- https://www.youtube.com/watch?v=cmPZw-cerjs&list=PLvfLzFrMlKylTwihCxF3OPuH464Jf6c9G&index=2
Yazar Hakkında:
Doç. Dr. Cem Erdoğan
Başkent Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ve
Gıda Tarım ve Hayvancılığı Geliştirme Enstitüsü