Skip to content Skip to navigation

Bakteri ve Virüs Arasında Ne Fark Var?

Ayşenur Okatan
10/04/2020 - 11:51

Bakteriler de virüsler de çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktür. Peki sadece mikroskop yardımıyla görüntülenebilen bakterilerle virüsleri birbirinden ayıran özellikler nelerdir?

Bakteri ve virüsler arasındaki en önemli farklardan biri hayatta kalmak ve çoğalmak için kullandıkları yöntemlerdir. Bakteriler DNA, ribozom, sitoplazma, hücre duvarı ve hücre zarına sahip tek hücreli canlılardır. Bazı bakterilerde hareket etmelerini sağlayan kuyruğa benzer kamçı ya da yüzeylere tutunmalarını sağlayan pilus adında tüye benzer yapılar bulunur. Bakteriler her türlü ortamda canlılıklarını sürdürebilir. Yaşamak için başka bir canlı hücreye ihtiyaç duymazlar.

Virüsler ise yaşamak için canlı bir hücreye ihtiyaç duyar. Bu hücreye konak hücre denir. Bütün virüslerin yapısında konak hücre içerisinde çoğalıp yaşamsal faaliyetlerini sürdürmelerini sağlayan DNA ya da RNA’nın yanı sıra bunları koruyan ve kapsit olarak adlandırılan bir protein kılıf bulunur.

Bakterilerin hepsi zararlı değildir. Doğada birçok faydalı bakteri bulunur. Örneğin azot bakterileri doğadaki azot döngüsünün devam etmesini sağlar, okyanuslarda yaşayan fotosentetik bakteriler atmosferdeki karbondioksiti kullanarak oksijen üretir, bağırsağımızda yaşayan bakteriler ise besinlerin sindirimi ve emiliminde rol oynar.

Virüsler ise yalnızca zarar verir. Girdikleri konak hücreyi kullanarak DNA ya da RNA’larını çoğaltırlar. Böylece kendi kopyalarını oluşturarak diğer hücrelere saldırırlar. Enfekte olan sağlıklı hücreler ise ölür.

Virüsler (yeşil renkte) sağlıklı hücreleri (kırmızı kan hücreleri) konak hücre olarak kullanır.

Bazı bakteri türleri tüberküloz, menenjit ve idrar yolu enfeksiyonu gibi hastalıklara sebep olabilir. Bu hastalıklar antibiyotikle tedavi edilebilir. Virüsler ise insanda grip, soğuk algınlığı, kızamık ve kızamıkçık gibi hastalıkların yanı sıra COVID-19 (yeni tip koronavirüsün neden olduğu hastalık), SARS (ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu), MERS (Orta Doğu solunum sendromu) ve Ebola gibi salgın düzeyinde hastalıklara sebep olabilir. Virüslerin yol açtığı hastalıklar antibiyotikle tedavi edilemez; ya hastalığa karşı aşı üretilir ya da hastalığa özel tedavi uygulanır.

 

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Biyoloji

Hızla gelişen teknoloji sağlık alanında hastalıkların teşhis sürecini kolaylaştıracak yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor.

Biyoloji

Hidrojen gazı (H2) günümüzde alternatif bir enerji kaynağı olarak görülüyor. Hâlihazırda hidrojen gazıyla çalışan taşıtlar var. 

Biyoloji

Bir grup araştırmacı, virüslerin üzerine tutunamadığı bir tür kumaş geliştirdi. Üstelik kumaş tekrar tekrar yıkanıp kullanılabiliyor. Dr. Anthony J. Galante ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma ile ilgili makale ACS Applied Materials & Interfaces’te yayımlandı.

Biyoloji

Kaşalot olarak da bilinen ispermeçet balinası (Physeter macrocephalus) Türkiye’de görülen dört balina türünden biri.

Biyoloji

Doğadaki her canlının kendine özgü yetenekleri vardır. Canlılar bu yeteneklerini kullanarak bulundukları ortamdaki yaşam koşullarına uyum sağlar.

Biyoloji

Hint Okyanusu’nun derinlerinde çalışmalar yapan bir grup araştırmacı tarafından keşfedilen yaklaşık 45 metre uzunluğundaki bir sifonofor bugüne kadar gözlemlenmiş en uzun hayvan olarak kayıtlara geçti.

Biyoloji

Carneige Melon Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı PATRICK adını verdikleri bir yumuşak robot geliştirdi.

Biyoloji

Köpekgiller ailesinde yer alan altın çakallar (Canis aureus) dünya genelinde Yunanistan, İtalya, Bulgaristan, Ukrayna, Sırbistan, Azerbaycan, Hindistan, Suudi Arabistan, Afganistan, Pakistan, Suriye, Irak ve daha birçok ülkede bulunur.

Biyoloji

Memeliler sınıfında yer alan kemiriciler genellikle sürekli uzayan dişleri, kısa sürede çok sayıda yavrulamaları, hızlı hareket etmeleri ve ağaç, çöl, toprak altı, kayalık yerler ve sucul alanlar gibi farklı ortamlarda yaşayabilmeleriyle bilinir.

Biyoloji

2019 TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Nurhan Özlü Sıcakkan ile, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak, kanser araştırmaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.