logo
Menü
Giriş yap Üye ol
  • Anasayfa Anasayfa
Popüler Bilim

Popüler Bilim

Soru - Cevap

Soru - Cevap

Tasarla ve Yap

Tasarla ve Yap

Deneyler

Deneyler

Bilim Genç TV

Bilim Genç TV

Gökbilim

Gökbilim

Yeryüzü

Yeryüzü

Sesli Yayın

Sesli Yayın

Bilim Çizgi

Bilim Çizgi

Periyodik Tablo

Periyodik Tablo

Yeryüzü

Bunu Biliyor muydunuz?

Yarışmalar

Yarışmalar

  • Popüler Bilim Bilim Genç' i Tanıyın
    • - Bilim Genç Hakkında
    • - Ekibimiz
    • - İçerik Kullanım Şartları
    • - İletişim
  • Bilim Genç TÜBİTAK’ın dijital ortamda ücretsiz popüler bilim yayınıdır.

logo
Arama
Giriş yap
  • Popüler Bilim Popüler Bilim
  • Soru - Cevap Soru - Cevap
  • Tasarla ve Yap Tasarla ve Yap
  • Deneyler Deneyler
  • Bilim Genç TV Bilim Genç TV
  • Yarışmalar Yarışmalar
  • Gökbilim Gökbilim
  • Yeryüzü Yeryüzü
  • Sesli Yayın Sesli Yayın
  • Bilim Çizgi Bilim Çizgi
  • Bunu Biliyor muydunuz? Bunu Biliyor muydunuz?
  • Periyodik Tablo Periyodik Tablo
  • Popüler Bilim Bilim Genç' i Tanıyın
    • - Bilim Genç Hakkında
    • - Ekibimiz
    • - İçerik Kullanım Şartları
    • - İletişim
  • Bilim Genç TÜBİTAK’ın dijital ortamda ücretsiz popüler bilim yayınıdır.

Işık Kirliliğinin Görünmeyen Ekolojik Bedeli

Manyetik Alan Mimarları Helmholtz Bobinleri Nedir? Nerelerde Kullanılır?

Fırlatma Koltuğu: Pilotların Hayatını Kurtaran Bir Mühendislik Harikası

El Kremi Elimizi Nasıl Yumuşatır?

Müzik Beyni Genç Tutabilir mi?

Yapay Zekâ Modelleri Neden Halüsinasyon Üretir?

TEKNOFEST 2026 Teknoloji Yarışmaları Başvuruları Başladı!


Işık Kirliliğinin Görünmeyen Ekolojik Bedeli

Akın Karahasan
23 / 01 / 2026

Gece, insanlık tarihi boyunca karanlık ve yıldızlı bir gökyüzü demekti. Bugün ise yapay ışıklar gece ve gündüz döngüsünden oluşan bu doğal düzeni büyük ölçüde değiştiriyor.

Işık Kirliliğinin Görünmeyen Ekolojik Bedeli

Samxmeg/iStockphoto.com

İnsanlar ve diğer canlılar uzun dönemler boyunca gece karanlığı ile gündüz aydınlığı arasındaki doğal döngüye uyum sağlayarak yaşadı. Ancak sanayileşme ve kentleşmeyle birlikte yaygınlaşan sokak aydınlatmaları, reklam panoları ve bina ışıkları yaşamımızda gece ve gündüzün doğal ritmini bozdu. Artık birçok şehirde geceler, neredeyse gündüz kadar parlak. Peki yaşamımızın artık bir parçası olan ışık kaynakları bizi ve diğer canlıları nasıl etkiliyor? Gelin birlikte inceleyelim.

Işık kirliliği, geceleri yapay ışıkla aydınlatılan alanların doğal karanlığı bozması sonucu ortaya çıkan önemli bir çevre sorunu. Bu durum canlı yaşamını doğrudan etkiliyor. Etkinin boyutunu daha iyi kavrayabilmek adına basit bir kıyaslama yapabiliriz: Doğal bir gecede dolunayın ışık şiddeti yalnızca 0,1–0,3 lux iken, evlerimizdeki standart bir aydınlatma 150–300 lux, doğrudan bir sokak lambasının altı ise 15–20 lux civarındadır.

Doğal seviyelerin yüzlerce katına ulaşabilen yapay ışık şiddetine geceleri maruz kalmak ise sirkadiyen ritim olarak bilinen biyolojik saatimizin şaşmasına yol açıyor. Uyku düzenimiz, hormon salgısı, metabolizma ve üreme döngüsü gibi pek çok hayati süreç sirkadiyen ritimle uyumlu işliyor. Işık, bu sistemin en güçlü “zamanlayıcısı”. Özellikle gece saatlerinde doğal olmayan kaynaklardan geldiğinde biyolojik dengeyi bozabiliyor. Örneğin insan da dâhil birçok omurgalıda yalnızca 0,01–0,03 lux gibi çok düşük düzeylerdeki yapay ışık bile melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayabiliyor. Oysa melatonin, bağışıklık sistemi, uyku kalitesi, metabolik denge ve üreme sağlığı açısından kritik öneme sahip.

Türkiye’de 2016 (sol) ve 2024 (sağ) yıllarına ait ışık kirliliği haritaları

Türkiye’de 2016 (sol) ve 2024 (sağ) yıllarına ait ışık kirliliği haritaları

Kaynak: https://lightpollutionmap.app/

Işık kirliliğinden etkilenenler yalnızca insanlar değil. Zebra ispinozları (Taeniopygia guttata) üzerinde yapılan bir deneyde, sadece 1,5 lux düzeyindeki yapay ışığa maruz kalan hem dişi hem de erkek bireylerin gece boyunca daha aktif olduğu saptanmış. Erkek bireylerde ise bu durumun kalp büyümesine (kardiyak hipertrofi) yol açtığı gözlemlenmiş. Üstelik bu etkiler yalnızca 10 gün gibi kısa bir sürede ortaya çıkmış. Araştırmacılar, gözlemlenen etkilerin kalıtsal değil, çevresel strese verilen davranışsal ve fizyolojik yanıtlar olduğunun altını çiziyor.

Işık kirliliğinin bir başka önemli sonucu ekosistem düzeyinde görülüyor. Gececil Acomys cahirinus ve gündüzcül Acomys russatus kemirgen türleri üzerinde yürütülen uzun süreli bir çalışmada, farklı dalga boylarındaki ışığa düzenli maruz kalmanın bireylerin üreme döngülerini kaydırdığı, yavru sayısını azalttığı ve hayatta kalma oranlarını düşürdüğü saptanmış. Özellikle 420–520 nanometre (nm) aralığındaki mavi ışığın, stres hormonlarını artırdığı ve bireylerin yaşam süresini doğrudan etkilediği görülmüş. Bu etkinin beyaz veya sarı ışığa kıyasla daha belirgin olması, mavi ışığın ekolojik açıdan daha riskli dalga boyları arasında yer aldığını düşündürüyor.

Işık kirliliği, yalnızca canlıların iç biyolojik süreçlerini değil, yön bulma, göç, üreme dönemleri ve davranışsal uyum gibi yaşamsal stratejilerini de etkiliyor. Kuşlar ve deniz kaplumbağaları gibi pek çok tür, yönlerini belirlemek için gökyüzündeki yıldızlardan yararlanıyor. Yapay ışıkların sönük yıldızları görünmez hâle getirmesi ise bu türlerin yön bulmalarını zorlaştırıyor. Sonuçta göç rotaları şaşabiliyor, yuvalama alanlarına ulaşmaları zorlaşabiliyor ve bazı bireyler ışık kaynaklarına çarparak yaşamlarını yitirebiliyor.

kuşlar

zizar2002/iStockphoto.com

Sorun yalnızca sürekli ışık kaynaklarıyla sınırlı değil. Havai fişeklerde olduğu gibi gürültüyle birlikte ani ve parlak ışık patlamaları, özellikle kuşlar için ciddi bir stres kaynağı. Yapılan gözlemler bu tür gösterilerden sonra kuşların sürüler hâlinde panikle havalandığını, yönlerini kaybettiğini ve kimi zaman çarpışmalar nedeniyle yaşamlarını yitirdiğini gösteriyor. Bu etkiler yalnızca fiziksel yaralanmalarla sınırlı kalmıyor, üreme ve göç döngülerinde de aksamalara yol açabiliyor.

havai fişek

Fadyukhin/iStockphoto.com

Gece aktif olan böcekler için de benzer bir tablo söz konusu. Yalnızca yapay ışığa çekilen böceklerin bireysel ölümleriyle değil, ekosistemlerin bozulmasından da bahsetmek gerekiyor. Böcekler, geceleri çiçek açan bitkilerin tozlaşmasında önemli rol üstleniyor. Ancak ışık kaynaklarına yöneldiklerinde, tozlaşmaları böceklere bağlı bitki türlerinin üreme süreçleri sekteye uğruyor. Yarasalar gibi gece avlanan türler aydınlatılmış alanlarda daha az av bulurken ışığa daha toleranslı yırtıcı türler avantaj sağlayarak türler arası dengeyi değiştirebiliyor. Kısacası yapay ışık, yalnızca tek bir türü değil, besin ağlarını ve ekolojik ilişkiler ağını birlikte etkiliyor.

Durum böyle olsa da alınabilecek önlemler var. Uzmanlar, ışığın yalnızca gerekli yerlerde, sınırlı süreyle ve mümkünse amber ya da sarı tonlarında kullanılmasını öneriyor. Aydınlatmanın gökyüzüne değil, yere doğru yönlendirilmesi, zamanlayıcı ve hareket sensörlerinin kullanılması, şehir planlamasında “karanlık gökyüzü koridorlarının” oluşturulması gibi uygulamalar, ışık kirliliğinin etkilerini önemli ölçüde azaltabiliyor.

Bu koruma çabalarının en somut örneklerinden biri de dünyada büyük ilgi gören “Karanlık Gökyüzü Parkları”. Ülkemizde Bursa-İnegöl Başalan Yaylası ve Isparta Yenişarbademli gibi bölgelerde yürütülen Karanlık Gökyüzü Parkı oluşturma girişimleri, doğal karanlığı korumak adına umut verici adımlar. TÜBİTAK öncülüğünde düzenlenen gökyüzü gözlem etkinliklerindeki katı karartma kuralları ise ışık kirliliğine karşı toplumsal farkındalığı artıran örnek bir uygulama olarak gösterilebilir.

Bu görünmez kirlilik türünün etkilerini tıpkı iklim değişikliğinde olduğu gibi doğrudan fark etmek zor olduğundan daha fazla farkındalık oluşturmak gerekiyor.

Sonuç olarak gece yalnızca karanlık bir zaman dilimi değil, biyolojik saatlerimizi ayarlayan, göçmen kuşların yolunu belirleyen ve bitkilerin tozlaşmasını mümkün kılan günlük doğal döngünün temel bir ayağı.

Sözlük:

Kardiyak hipertrofi: Kalp kasının normalden daha büyük ve kalın hâle gelmesidir. Genellikle stres, yüksek tansiyon veya çevresel etkenlerle ilişkilidir.

Lux: Aydınlatma şiddetini ölçen birimdir. 1 lux, bir metrekarelik yüzeye düşen ışık miktarını ifade eder. Gece ortamlarında 0,01–0,03 lux gibi çok düşük değerler bile biyolojik etkilere yol açabilir.

Melatonin: Beyindeki epifiz bezi tarafından salgılanan ve uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen bir hormondur. Karanlıkta artar, ışıkta baskılanır. Bağışıklık sistemi, metabolizma ve üreme üzerinde de etkilidir.

Sirkadiyen ritim: Canlıların yaklaşık 24 saatlik biyolojik döngülerini yöneten içsel saat sistemidir. Uyku, beslenme ve hormon salgısı gibi birçok yaşamsal süreç bu ritme göre düzenlenir.

 

Kaynaklar:

  • Alaasam, T. et al. (2021). Effects of dim artificial light at night on locomotor activity, cardiovascular physiology, and circadian clock genes in a diurnal songbird. Environmental Pollution, 282, 117036.
    Shamoun-Baranes, J. et al. (2011). Birds flee en mass from New Year's Eve fireworks. Behavioral Ecology, 22(6), 1173–1177.
  • Vardi-Naim, M. et al. (2022). Fitness consequences of chronic light pollution in spiny mice. Scientific Reports, 12, 16486.
    Gaston, K. J. et al. (2012). Reducing the ecological consequences of night-time light pollution: options and developments. Journal of Applied Ecology, 49(6), 1256–1266.
  • Navara, K. J. & Nelson, R. J. (2007). The dark side of light at night: physiological, epidemiological, and ecological consequences. Journal of Pineal Research, 43(3), 215–224.
  • Kyba, C. C. M. et al. (2017). Artificially lit surface of Earth at night increasing in radiance and extent. Science Advances, 3(11), e1701528.
  • Rich, C. & Longcore, T. (Eds.). (2006). Ecological Consequences of Artificial Night Lighting. Island Press.
  • Grubisic, M. et al. (2019). Light Pollution, Circadian Photoreception, and Melatonin in Vertebrates. Sustainability, 11(22), 6400.
    Owens, A. C. S., & Lewis, S. M. (2018). The impact of artificial light at night on nocturnal insects: A review and synthesis. Ecology and Evolution, 8(22), 11337–11358.
  • Falchi, F. et al. (2016). The new world atlas of artificial night sky brightness. Science Advances, 2(6), e1600377.
  • Longcore, T. & Rich, C. (2004). Ecological light pollution. Frontiers in Ecology and the Environment, 2(4), 191–198.

 

Yazar Hakkında:

Akın Karahasan

Biyolog

 

 

Konu
Işık Kirliliği

paylaş

En Çok Okunan Makaleler

2026 Yılı TÜBİTAK Bilim Kamplarına Katılım Başvuruları Başladı!

Duyurular • 26-12-2025

HAYALİMDEKİ LABORATUVAR Konulu Resim Yarışması

Duyurular • 12-01-2026

TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarları Destekleme Programının 12. Dönem Çağrıları Yayınlandı!

Duyurular • 26-09-2025

Bilim Genç’e İçerik Hazırlamak İster misiniz?

Duyurular • 08-09-2025

NEXT Sosyal Nedir?

Haberler • 17-08-2025

Pestisit Nedir? Pestisitler Zararlı mıdır?

Haberler • 30-04-2025

Kozmik Gezegen Otopsisi: Yıldızına Yaklaşarak Atmosferine Dalan Gezegen

Gökbilim • 29-04-2025

Gökyüzünde Gezegen Şöleni

Haberler • 25-01-2025

Keçilerin Göz Bebekleri Neden Dikdörtgen Şeklindedir?

Soru - Cevap • 15-02-2025

Astronot Suni Williams Uzay Yürüyüşünde Rekor Kırdı

Haberler • 31-01-2025

Bilim Genç Logo
Tekrardan Hoşgeldiniz!

Bilim Genç’in kozmik derinliklerinde yolculuğa başlamak için giriş yapın.

Bir hesabınız yok mu? Üye olun

Sayfayı Paylaş
Twitter'da paylaş telegram'da paylaş Whatsapp'da paylaş facebook'da paylaş
Bağlantıyı kopyala
baylaş