Vücudunuzu yaşayan devasa bir şehir olarak hayal edin. DNA, bu şehrin nasıl kurulacağını gösteren plandır. Proteinler, bu planı ayakta tutan ve işleri yürüten görevlilerdir. Metabolomik ise bu şehrin o anki trafiğidir. Hangi yolların tıkalı olduğu, hangi araçların hareket hâlinde olduğu ve nerede ne kadar enerji harcandığı, küçük moleküller olan metabolitlerin izinden okunur. Kısacası genler biyolojik yapımıza yani o şehrin potansiyeline işaret ederken metabolomik, şehrin o anki yaşam akışını ortaya koyar.