Birden Fazla Dil Konuşmak Hafızayı Etkiler mi?
Birden fazla dil konuşabilmek, sosyal yaşamda ve iş hayatında pek çok avantaj sağlayabilir. Farklı kültürleri tanımaya, yeni insanlarla iletişim kurmaya ve bu beceriden profesyonel yaşamda yararlanmaya katkıda bulunabilir. Ancak iki dilli ya da çok dilli olmanın daha az fark edilen bir yönü daha var: Araştırmalar, birden fazla dil kullanmanın hafıza ve bazı bilişsel işlevlerle ilişkili olabileceğini gösteriyor.
Olga Yastremska/iStockphoto.com
Birden fazla dil kullanmak, beynin aynı anda farklı dil sistemleri arasında seçim yapmasını gerektirir. Konuşurken uygun sözcüğü seçmek, diğer dildeki benzer sözcükleri baskılamak ve bağlama uygun ifadeyi bulmak gibi süreçler dikkat, hafıza ve yürütücü işlevler gibi bilişsel becerilerle ilişkilidir. Bu nedenle araştırmacılar, iki dillilik ve çok dilliliğin öğrenme, hafıza ve yaşlılık dönemindeki bilişsel işlevler üzerinde nasıl bir rol oynayabileceğini uzun süredir inceliyor. Örneğin yeni sözcük öğrenme üzerine yapılan bir çalışmada, daha fazla yabancı dil öğrenmiş ve bu dilleri daha erken yaşta edinmiş kişilerin, daha önce duymadıkları sözcüklerle karşılaştıklarında farklı sinirsel tepkiler gösterdiği bildirildi. Bu bulgu, dil öğrenme deneyiminin yeni sözcükleri öğrenmeyle ilişkili beyin süreçlerini etkileyebileceğini düşündürüyor.
İki dillilik yaşlılıkta fark yaratabilir mi?
İki dillilik ve çok dillilikle ilgili önemli araştırma konularından biri, bu becerilerin yaşlılık dönemindeki bilişsel işlevlerle nasıl ilişkili olduğudur. Bu konuda en çok tartışılan başlıklardan biri de demanstır. Demans; hafıza, düşünme, iletişim kurma ve günlük yaşam becerilerini etkileyen bir klinik tablodur. Yaş ilerledikçe demans riski artsa da demans, yaşlanmanın kaçınılmaz ya da doğal bir sonucu değildir. Alzheimer hastalığı ise demansa yol açabilen hastalıklar arasında en yaygın olanıdır.
Araştırmacılar, iki dilliliğin demansla ilişkisini incelerken genellikle “bilişsel rezerv” kavramından yararlanıyor. Bilişsel rezerv, beynin yaşlanma ya da hastalıkla ortaya çıkan değişimlere rağmen işlevlerini bir süre daha sürdürebilme kapasitesi olarak düşünülebilir. Birden fazla dil kullanmak da zihinsel olarak etkin bir yaşam deneyimi olduğu için bu rezervle ilişkilendirilen etkenlerden biridir.
Bu konuda sık atıf yapılan çalışmalardan birinde Ellen Bialystok, Fergus I. M. Craik ve Morris Freedman, Kanada’nın Toronto kentindeki bir hafıza kliniğine yönlendirilen ve demans tanısı almış 184 kişinin tıbbi kayıtlarını inceledi. Araştırmada iki dilli kişilerin demans belirtilerini tek dilli kişilere göre yaklaşık dört yıl daha geç göstermeye başladığı bildirildi. Bu sonuç, iki dilliliğin demansı önlediği anlamına gelmese de demans belirtilerinin daha geç ortaya çıkmasıyla ilişkili olabileceğini düşündürüyor.
Diğer taraftan bu tür çalışmaları değerlendirirken dikkatli olmak da gerekiyor. Demansın ortaya çıkmasında yaş, eğitim, genetik yatkınlık, sağlık durumu, sosyal yaşam ve yaşam tarzı gibi birçok etken rol oynayabilir. Bu nedenle iki ya da daha fazla dil konuşmak tek başına koruyucu bir etken gibi görülmemelidir.

DrAfter123/iStockphoto.com
Çok dillilik bilişsel performansla nasıl ilişkili?
Araştırmacılar birden fazla dil kullanmanın bilişsel işlevlerle ilişkisini de inceliyor. Bu konuda yayımlanan güncel bir çalışmada Sarah Petrosyan ve meslektaşları, Hindistan’da yaşayan 60 yaş ve üzeri 4.088 yetişkinin verilerini değerlendirdi. Hindistan’ın dil çeşitliliği, araştırmacılara yalnızca tek dilli ve çok dilli kişileri karşılaştırma olanağı sağlamadı, aynı zamanda konuşulan dillerin aynı ya da farklı dil ailelerinden gelmesinin bilişsel performansla ilişkisini de inceleme fırsatı verdi.
Çalışmada katılımcılara hafıza, yürütücü işlevler, dil becerileri ve görsel-uzamsal becerileri ölçen testler uygulandı. Sonuçlar, eğitim almış katılımcılar arasında çok dilliliğin farklı bilişsel alanlarda daha iyi performansla ilişkili olduğunu gösterdi. Ayrıca bu grupta, konuşulan dillerin aynı ya da farklı dil ailelerinden gelmesi bu ilişkiyi belirgin biçimde değiştirmedi. Ancak eğitim almamış katılımcılarda tablo daha sınırlıydı: Çok dillilik her bilişsel alanda daha iyi performansla ilişkili değildi. Bu katılımcılar arasında özellikle aynı dil ailesinden birden fazla dil konuşan kişilerde yürütücü işlevlerle ilgili bazı olumlu ilişkiler bildirildi. Bu sonuçlar, çok dilliliğin bilişsel işlevlerle ilişkili olabileceğini ancak bu ilişkinin eğitim durumu, dil kullanım biçimi ve yaşam koşulları gibi etkenlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Sonuç olarak araştırmalar, iki dillilik ve çok dilliliğin hafıza başta olmak üzere dikkat ve yürütücü işlevler gibi bazı bilişsel becerilerle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Ancak bu ilişkinin gücü ve niteliği; eğitim düzeyi, dillerin ne zaman öğrenildiği, yaşam koşulları ve araştırma yöntemleri gibi etkenlere göre değişebiliyor.
Bu bulgular, birden fazla dil kullanmanın hafızayı kendiliğinden güçlendirdiğini göstermese de farklı dillerle edinilen deneyimin öğrenme, bilgiyi bellekte tutma ve hatırlama süreçleriyle nasıl ilişkili olduğunu anlamamıza katkı sağlıyor.
Sözlük:
Bilişsel işlevler: Hafıza, dikkat, öğrenme, dil kullanımı, karar verme ve problem çözme gibi zihinsel süreçler
Yürütücü işlevler: Dikkati yönlendirme, uygun bilgiyi seçme, gereksiz bilgiyi baskılama, plan yapma ve davranışları kontrol etme gibi üst düzey bilişsel beceriler
Bilişsel rezerv: Beynin yaşlanma ya da hastalıkla ortaya çıkan değişimlere rağmen işlevlerini bir süre daha sürdürebilme kapasitesi
Demans: Hafıza, düşünme, iletişim kurma ve günlük yaşam becerilerini etkileyen klinik tablo
Alzheimer hastalığı: Demansın en yaygın nedeni olan nörodejeneratif hastalık
Dil ailesi: Ortak kökenden geldiği düşünülen dillerin oluşturduğu grup
Kaynaklar:
- Bialystok, E., Craik, F. I. M., & Freedman, M. (2007). Bilingualism as a protection against the onset of symptoms of dementia. Neuropsychologia, 45(2), 459–464. https://doi.org/10.1016/j.neuropsychologia.2006.10.009
- Anderson, J. A. E., Hawrylewicz, K., & Grundy, J. G. (2020). Does bilingualism protect against dementia? A meta-analysis. Psychonomic Bulletin & Review, 27(5), 952–965.
- Kimppa, L., Kujala, T., & Shtyrov, Y. (2016). Individual language experience modulates rapid formation of cortical memory circuits for novel words. Scientific Reports, 6, Article 30227.
- Petrosyan, S., Strangmann, I. M., Nichols, E., Meijer, E., Briceño, E. M., Narayanan, S., Lee, J., & Arce Rentería, M. (2025). The association of multilingualism with diverse language families and cognition among adults with and without education in India. Neuropsychology, 39(3), 223–234. https://doi.org/10.1037/neu0000988
- World Health Organization. (2026, 3 Temmuz). Dementia. https://www.who.int/news-room/fact-sheets/dementia
Yazar Hakkında:
Seher Aytüre
Bilişsel Psikoloji YL Mezunu