logo
Menü
Giriş yap Üye ol
  • Anasayfa Anasayfa
Popüler Bilim

Popüler Bilim

Soru - Cevap

Soru - Cevap

Tasarla ve Yap

Tasarla ve Yap

Deneyler

Deneyler

Bilim Genç TV

Bilim Genç TV

Gökbilim

Gökbilim

Yeryüzü

Yeryüzü

Sesli Yayın

Sesli Yayın

Bilim Çizgi

Bilim Çizgi

Periyodik Tablo

Periyodik Tablo

Yeryüzü

Bunu Biliyor muydunuz?

Yarışmalar

Yarışmalar

  • Popüler Bilim Bilim Genç' i Tanıyın
    • - Bilim Genç Hakkında
    • - Ekibimiz
    • - İçerik Kullanım Şartları
    • - İletişim
  • Bilim Genç TÜBİTAK’ın dijital ortamda ücretsiz popüler bilim yayınıdır.

logo
Arama
Giriş yap
  • Popüler Bilim Popüler Bilim
  • Soru - Cevap Soru - Cevap
  • Tasarla ve Yap Tasarla ve Yap
  • Deneyler Deneyler
  • Bilim Genç TV Bilim Genç TV
  • Yarışmalar Yarışmalar
  • Gökbilim Gökbilim
  • Yeryüzü Yeryüzü
  • Sesli Yayın Sesli Yayın
  • Bilim Çizgi Bilim Çizgi
  • Bunu Biliyor muydunuz? Bunu Biliyor muydunuz?
  • Periyodik Tablo Periyodik Tablo
  • Popüler Bilim Bilim Genç' i Tanıyın
    • - Bilim Genç Hakkında
    • - Ekibimiz
    • - İçerik Kullanım Şartları
    • - İletişim
  • Bilim Genç TÜBİTAK’ın dijital ortamda ücretsiz popüler bilim yayınıdır.

Dilimizin Ucuna Gelen Kelimeleri Neden Hatırlayamıyoruz?

Şubat 2026’da Gökyüzü

Maddenin Tanecikli Yapısı

Hayatta Kalmak ve Ötesi: Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Bilim Genç Kafede Bilim Etkinliği: “Fikirden Ürüne: Endüstriyel Tasarım Yolculuğu”

Bilim Genç Kafede Bilim Etkinliği: “İklim Değişikliği”

İklim Kriziyle Mücadelede Eğitim Neden Kilit Rol Oynar?


Dilimizin Ucuna Gelen Kelimeleri Neden Hatırlayamıyoruz?

 Şilan Turp
20 / 02 / 2026

Bazen sıradan bir sohbetin ortasında bazen de en hazırlıklı olduğumuz bir anda bir kelime birdenbire kaybolur. Kelimeyi bilmediğimizden değil, tam tersine onu çok iyi bildiğimizden eminizdir ama bir türlü dile getiremeyiz. Peki “dilimin ucunda” dediğimiz bu anlarda zihnimizde ne olur?

Dilimizin Ucuna Gelen Kelimeleri Neden Hatırlayamıyoruz?

Renata Hamuda/iStockphoto.com

Bir sohbetin tam ortasındasınız ya da belki de günlerce hazırlandığınız bir konuda sunum yapıyorsunuz. Cümleler akıyor, her şey yolunda… Derken bir anda duruyorsunuz.

Konuşmanızı sürdürmenizi sağlayacak kelime aklınıza gelmiyor. Kelimeyi bildiğinizi hissediyorsunuz. Hangi harfle başladığını ya da kulağa nasıl geldiğini az çok hatırlıyor gibisiniz. Ancak ne yaparsanız yapın o kelime bir türlü ağzınızdan çıkmıyor. Cümle yarım kalıyor, konuşma duruyor, ortama tuhaf bir sessizlik çöküyor. Düşünüyorsunuz, düşünüyorsunuz ama sanki beyninizde saklambaç oynayan o kelimeyi bulamıyorsunuz.

Hemen hemen herkesin başına gelen bu durum niçin yaşanıyor?

Böyle anlarda ilginç bir durum ortaya çıkar: Söylemek istediğimiz kelimeyi çıkaramasak da ona benzeyen bazı kelimeleri hatta kelimenin ilk harfini ya da kaç heceli olabileceğini hatırladığımızı hissederiz. Bu durum bize şunu gösterir: Kelimenin anlamına dair bilgiye ulaşılmıştır ancak kelimenin ses ve biçim bilgisi henüz yeterince etkinleşmemiştir. Yani ne söylemek istediğimizi biliriz fakat onu doğru ses yapısıyla ifade etmekte zorlanırız.

Bilim insanları bu ilginç, tanıdık ve biraz da can sıkıcı olguyu “tip-of-the-tongue” (TOT) yani “dilin ucunda olma” fenomeni olarak adlandırıyor.

Dilbilimsel açıdan bakıldığında bu durum, kelimenin zihinsel sözlükte (mental lexicon) farklı düzeylerde temsil edilmesiyle ilişkilidir. Bir kelimeyi üretirken anlamsal (ne demek istediğimiz), biçimsel (kelimenin kök ve ek yapısı) ve fonolojik (kelimenin ses yapısı, hece yapısı, vurgusu) düzeylerde işleyen ve büyük ölçüde örtüşen bir dizi işlem gerçekleşir. Dilin ucunda olma anlarında ise bu sürecin özellikle fonolojik aşamasında kısa süreli bir aksama yaşanır.

 Peki bu anları daha sık yaşamamıza neden olan etkenler nelerdir?

Araştırmalar, dilin ucunda olma durumunun çoğunlukla özel isimlerde yaşandığını gösteriyor. Bunun nedenlerinden biri, insan, şehir ya da marka isimlerinin zihnimizde, günlük dilde sık kullandığımız diğer kelimelerde olduğu kadar geniş anlamsal ve çağrışımsal ağlara sahip olmaması olarak görülüyor. Örneğin “araba” kelimesi yol, trafik, seyahat gibi çok sayıda kavramla ilişkilendirilebilirken özel bir isim genellikle daha sınırlı sayıda bağlamla anımsanıyor. Bu da kelimenin daha az pekiştirilmiş olan ses yapısının hatırlanıp dile getirilmesi sürecini kimi zaman zorlaştırabiliyor.

Dilin ucunda olma deneyimi, genellikle kelimelerin zihinsel sözlükteki anlam, biçim ve ses bağlantılarının yeterince hızlı ve güçlü biçimde etkinleşemediği durumlarda daha çok yaşanıyor. Yaş ilerledikçe bazı kelimeleri daha seyrek kullanmaya başladığımızda, stresli ya da yorgun olduğumuzda veya dikkatimizi toparlamakta zorlandığımızda, aradığımız sözcüğün fonolojik temsiline ulaşmak daha güç hâle gelebiliyor.

Birden fazla dil konuşan kişilerde bu tür anların tek dilli kişilere kıyasla daha sık rapor edildiğini öne süren çalışmalar da bulunuyor. Bu durum, iki dil arasında sözcüklerin karışmasından çok her dilde kelimeleri daha seyrek kullanmaya bağlı olarak kelimenin özellikle ses bilgisine erişimin görece zayıflamasıyla ilişkilendiriliyor. Farklı dillerdeki “telefon”, “problem” gibi benzer biçimde söylenen/yazılan ve aynı ya da çok yakın anlama sahip kelimelerin bu tür anları azaltabilmesi de bu açıklamayla uyumlu değerlendiriliyor.

Böyle bir an yaşadığımızda, kelimeyi hatırlamak için kendimizi zorlayabiliyoruz. Ancak bu da benzer ama yanlış kelimelere yönelmemize neden olabiliyor. Sonuçta yanlış ipuçları arttıkça doğru kelimenin ses yapısına ulaşmak daha da zorlaşabiliyor. İlginçtir ki pes edip aramayı bıraktığımızda çoğu zaman kelime bir anda aklımıza geliveriyor. Çünkü biz hatırlamak için uğraşmaktan vazgeçtiğimizde, zihnimizdeki kelimeye erişimi daha da zorlaştıran yanlış ipuçları geri çekiliyor ve doğru çağrışımların yeniden kurulması mümkün hâle geliyor.

Kısacası “Dilimin ucunda” deneyimini yaşadığımız anlar belleğimizin zayıflığından çok kelimeleri ifade etmemizi sağlayan sürecin, başka bir deyişle dilin işleyişinin katmanlı yapısından kaynaklanıyor. Yani kelimeyi bilmekle onu söyleyebilmek arasındaki süreç sandığımız kadar basit işlemiyor.

Sözlük:

Zihinsel sözlük (mental lexicon): Bireyin bildiği kelimelerin anlam, ses (fonoloji), biçim (morfoloji) ve kullanım bilgileriyle birlikte zihinde nasıl örgütlendiğini ifade eden kavram

Kaynaklar:

  • Çelik, İ. (2023) A study on Tip-of-the-tongue (TOT) states in Turkish EFL learners: On cognate and non-cognate words M.A. Thesis, METU
  • Brown, R., McNeill, D. (1966). The “Tip of the Tongue” phenomenon. Journal of Verbal Learning and Verbal Behavior, 5, 325 337.
  • Barry, J. C., Ferrer, E., Lerma-Usabiaga, G., Paz-Alonso, P. M. (2025). Mnemonic factors associated with the tip-of-the-tongue phenomenon. Nature Scientific Reports
  • Rastle, K.G, Burke, D. M. (1996). Priming the tip of the tongue: Effects of prior processing on word retrieval in young and older adults. Journal of Memory and Language, 4, 586-605.

Yazar Hakkında:

Şilan Turp

Konu
Psikoloji

paylaş

En Çok Okunan Makaleler

2026 Yılı TÜBİTAK Bilim Kamplarına Katılım Başvuruları Başladı!

Duyurular • 26-12-2025

HAYALİMDEKİ LABORATUVAR Konulu Resim Yarışması

Duyurular • 12-01-2026

TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarları Destekleme Programının 12. Dönem Çağrıları Yayınlandı!

Duyurular • 26-09-2025

NEXT Sosyal Nedir?

Haberler • 17-08-2025

Pestisit Nedir? Pestisitler Zararlı mıdır?

Haberler • 30-04-2025

Kozmik Gezegen Otopsisi: Yıldızına Yaklaşarak Atmosferine Dalan Gezegen

Gökbilim • 29-04-2025

Gökyüzünde Gezegen Şöleni

Haberler • 25-01-2025

Keçilerin Göz Bebekleri Neden Dikdörtgen Şeklindedir?

Soru - Cevap • 15-02-2025

Astronot Suni Williams Uzay Yürüyüşünde Rekor Kırdı

Haberler • 31-01-2025

Meşhur Matematik Problemi: ‘‘Taşınan Kanepe Problemi’’ Çözüldü

Haberler • 30-01-2025

Bilim Genç Logo
Tekrardan Hoşgeldiniz!

Bilim Genç’in kozmik derinliklerinde yolculuğa başlamak için giriş yapın.

Bir hesabınız yok mu? Üye olun

Sayfayı Paylaş
Twitter'da paylaş telegram'da paylaş Whatsapp'da paylaş facebook'da paylaş
Bağlantıyı kopyala
baylaş