Sosyal Bilimler
Dr. Tuba Sarıgül
07/02/2017 - 17:06

Dünyanın En Yüksek Rakımlı Şehri Neresidir?

Dünyanın yıl boyu kalıcı olarak yaşanan en yüksek yerleşim bölgesi, Peru’daki 5100 metre yükseklikte bulunan La Rinconada şehri. Çevresindeki altın madenleri nedeniyle insanların çoğunlukla madencilikle uğraştığı bu şehrin 40 yıldan fazla zamandır varlığını sürdürdüğü biliniyor. İnsanların ekonomik nedenlerle bu bölgeye yerleştiği düşünülüyor.

Aslında yüksek irtifalarda yaşamak insanlar açısından hiç de kolay değil. Çünkü yükseklik arttıkça atmosfer basıncı, sıcaklık, havadaki oksijen miktarı ve nem azalıyor. Ayrıca atmosferin yoğunluğunun azalması nedeniyle yüksek irtifalarda Güneş’in zararlı etkileri çok daha belirgin şekilde hissediliyor. Örneğin irtifadaki her 1000 metrelik artış, morötesi dalga boyundaki ışınların yoğunluğunun yaklaşık %10 artmasına neden oluyor.

Yüksek irtifanın insanlar üzerinde en önemli etkisi havadaki oksijen miktarının azalması nedeniyle dokulara yeterli miktarda oksijen ulaşamaması. Bu durumda organizma oksijen eksikliğinin yol açtığı problemleri engellemek ve oksijen ihtiyacını karşılamak için daha hızlı nefes alıp vermeye başlar ve kalp ritmi hızlanır. Ancak vücudun yüksek irtifa koşullarına uyum sağlayabilmesi için belirli bir süreye ihtiyaç vardır.

Genellikle 2500 metre yüksekliğe kadar insan vücudunda kandaki oksijen seviyesinin azalmasından kaynaklanan belirgin sorunlar görülmez. 2500-5300 metre arasındaki irtifalarda kandaki oksijen doygunluk oranı %90’ın altına düşer ve vücudun yüksek irtifaya uyum sağlayabilmesi için vücut fonksiyonlarında bazı değişiklikler ortaya çıkmaya başlar. Ancak bu mekanizmalar 5300 metreden daha yüksek irtifalarda -örneğin Everest Dağı’nın zirvesinde bulunan bir insanın kanındaki oksijen doygunluk oranı yaklaşık %50’dir- insanların birkaç günden daha fazla hayatta kalması için yeterli değildir.

Araştırmalar çok eski dönemlerde de insanların yüksek rakımlı bölgelerde yaşadığını gösteriyor. Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre Peru’da yaklaşık 12.000 yıl öncesine ait 4500 metre yükseklikte kurulu yerleşim bölgeleri keşfedildi. Bu keşif insanların yüksek irtifalarda yaşamaya genetik olarak uyum sağlayabildiği anlamına gelebilir.

data-cke-saved-src=http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/sites/default/files/sehir_rakim_en_yuksek_2.jpg

Sosyal Bilimler

Bebeklerin ilk kelimeleri “mama”, “baba”, “dede” gibi tekrar eden seslerden oluşur. Peki, dünyanın pek çok yerinde ortak olan bu ve benzeri kelimelerin ebeveynler için kullanılması bir rastlantı mı?

Yolda yürürken kaldırım kenarlarına ya da ağaç diplerine hayvanlar için bırakılan yiyecek ya da su kaplarını görmüşsünüzdür. Yaz aylarında sıcaktan bunalan hayvanlar için su kapları, yiyecek bulmanın zor olduğu kış aylarında ise yiyecek kapları bulundurmak hayvan dostlarımıza yapabileceğimiz küçük iyilikler arasında. Eskiden atalarımız da benzer duygular ve kaygılarla hayvanları, özellikle de hassas bir yapıya sahip olan küçük kuşları, korumak için özel çaba gösterirlerdi. Günümüze kadar gelmiş kuş evleri bunun en güzel örneklerinden biri.