El Kremi Elimizi Nasıl Yumuşatır?
Ellerimiz… Aslında her şeyimiz! Gün boyu çalışıyor, dokunuyor, çiziyor, yazıyor, tutuyoruz. Hele soğuk ve rüzgârlı havalarda ellerimiz hemen etkileniyor, kuruyor, çatlıyor. Ama onlar sadece kullandığımız organlar değil; aynı zamanda duygularımızı, sevgimizi, emeğimizi anlatan birer araç. İşte bu yüzden ellerimizi korumak, yumuşak ve sağlıklı tutmak için el kremleri çok önemli.
AndreiDavid/iStockphoto.com
Soğuk ve kuru hava, sık el yıkama, deterjanlarla temas gibi etkenler, derimizin en dış tabakası olan stratum corneum’u kurutur. Bu tabaka kuruduğunda ellerimiz sertleşir, çatlar ve o meşhur “kuruluk hissi” ortaya çıkar. İşte tam burada el kremleri devreye girer ve ellerimizi nemlendirip yumuşacık hâle getirir. Peki el kremleri bunu nasıl yapıyor? Gelin birlikte keşfedelim.
El kremi sürdüğümüzde cildimizde neler olur? Bu etkileri el kremlerinin üç temel özelliği üzerinden anlamak mümkün: nem çekmek (humektan etki), su kaybını önlemek (oklüzif etki) ve deriyi yumuşatmak (emoliyan etki).
Nem çekme (humektan etki) özelliği
Gliserin ve üre gibi moleküller, yapılarında hidroksil (‑OH) grupları bulundurur. Bu gruplar, çevredeki suyu çekip tutabilmek için hidrojen bağları oluşturur. Böylece stratum corneum tabakasındaki su miktarı artar.
Bir diğer güçlü nem tutucu ise hyaluronik asittir. Bu molekül, kendi ağırlığının bin katına kadar su tutabilme kapasitesine sahiptir. Bu özelliği sayesinde adeta cildin nem depolarını yeniden doldurur ve cilt yüzeyinde nemi hapsederek uzun süreli bir yumuşaklık sağlar.
Su kaybını azaltma (oklüzif etki) özelliği
El kremlerinde bulunan mineral yağlar ve petrolatum gibi bileşenler, derinin yüzeyinde ince bir film tabakası oluşturur. Bu tabaka, suyun deriden buharlaşmasını yavaşlatarak nem kaybını azaltır ve cildin daha uzun süre nemli kalmasına yardımcı olur.
Su kaybını azaltmada seramidler de önemli bir rol oynar. Seramidler, stratum corneum’da hücrelerin arasını dolduran doğal lipitlerdir. Onları bir binadaki harca benzetebiliriz. Harç olmadığında duvar nasıl sağlam durmazsa seramid eksikliğinde de cilt bariyeri zayıflar. El kremlerinde kullanılan seramidler, bu bariyerin bütünlüğünü destekleyerek su kaybını önler ve cildin esnekliğini artırır.
Deriyi yumuşatma (emoliyan etki) özelliği
Derimizin en dış tabakasındaki hücreler arasında lipidler ve ölü hücrelerle dolu küçük boşluklar bulunur. Kremdeki emoliyan maddeler bu boşlukları doldurarak cilt yüzeyini pürüzsüzleştirir ve dokunun daha esnek ve daha yumuşak hissedilmesini sağlar.
Buna en iyi örnek shea yağıdır. Afrika’daki shea ağacının tohumlarından elde edilen bu yağ, A ve E vitaminleri açısından zengindir. İçeriğindeki oleik, stearik ve linoleik asit gibi yağ asitleri sayesinde cildin lipid tabakasının yeniden yapılandırılmasına katkıda bulunur.
Shea yağı ve petrolatum gibi maddeler genellikle cilt için güvenli kabul edilse de çok hassas ya da alerjiye yatkın ciltlerde nadiren tahrişe yol açabileceğinden yeni alınan ürünler önce küçük bir bölgede denenerek kullanılmalıdır.
Sonuç olarak el kremleri sadece güzel kokan yumuşatıcı ürünler değildir; ellerimizin nemini koruyan, cilt bariyerini destekleyen ve dokusunu onarmaya yardımcı olan işlevsel kimyasal ürünlerdir. Özellikle sık el yıkadığımız, deterjanlarla temas ettiğimiz ya da soğuk ve kuru havalara maruz kaldığımız dönemlerde el kremi kullanmak, ellerimizi mutlu etmenin etkili yollarından biridir.
Sözlük:
Hyaluronik asit: İnsan vücudunda doğal olarak bulunan, şekerlerden oluşan (polisakkarit yapılı) bir molekül; yüksek miktarda su tutma özelliğine sahiptir.
Petrolatum: Ham petrolün rafinasyonu sırasında elde edilen, yarı katı yapıda bir hidrokarbon karışımı. Cilt yüzeyinde ince bir tabaka oluşturarak suyun buharlaşmasını azaltır ve nem kaybını önlemeye yardımcı olur.
Stratum corneum: Derinin en üst tabakası olan epidermisin en dış kısmı; cildi dış etkenlere karşı koruyan bariyerlerden biridir.
Kaynak:
- M. Lodén, The clinical benefit of moisturizers, Journal of the European Academy of Dermatology and Venereology 19 (2005) 672–688.
Yazar Hakkında:
Beril Sena Kaya
İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi