Sosyal Bilimler
Dr. Mahir E. Ocak
27/01/2020 - 18:01

Konuştuğumuz Diller Dikkatimizi Yönlendiriyor

Bilimsel çalışmalar, görsel algı sırasında beynin dil ile ilgili kısımlarının da etkinleştiğini gösteriyor. Dikkatimizi nereye yönlendireceğimizi konuştuğumuz diller belirliyor. Hatta kelimelerin telaffuz edilmediği durumlarda bile farklı dilleri bilen insanların gözleri farklı biçimlerde hareket ediyor.

Bilimsel çalışmalar, görsel algı sırasında beynin dil ile ilgili kısımlarının da etkinleştiğini gösteriyor. Dikkatimizi nereye yönlendireceğimizi konuştuğumuz diller belirliyor. Hatta kelimelerin telaffuz edilmediği durumlarda bile farklı dilleri bilen insanların gözleri farklı biçimlerde hareket ediyor.

Görsel algı ile dil arasındaki ilişkileri gösteren ilk deneyler 1990’larda yapılmıştı. Rochester Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, deneklere gösterdikleri farklı görüntülerdeki çeşitli nesnelerin isimlerini söyleyip gözlerinin hareketlerini teknolojik cihazlarla takip etmişlerdi. Bir insanın gözlerini belirli bir nesneye odaklaması yaklaşık 200 milisaniye sürer. Ancak deneyler sırasında insanların isimlerini duydukları nesnelere odaklanmasıysa, telaffuz tamamlandıktan sonra, ortalama olarak 145 milisaniye sürüyordu. Bu durum insanların kelimenin tamamını değil henüz ilk hecelerini duyduktan hemen sonra gözlerini odaklamaya başladığını gösteriyordu. Yine bu çıkarımı destekleyen başka bir gözlem, görüntülerde ismi telaffuz edilen nesneninkine benzeyen başka nesneler olduğunda ortalama odaklanma süresinin uzamasıydı. Örneğin içinde hem şekerleme hem de mum olan bir görüntüye bakan bazı denekler İngilizcede “şekerleme” anlamına gelen candy kelimesini duyduklarında önce muma odaklanmaya başladıkları için doğru nesneye odaklanma süreleri uzuyordu. Bu durum araştırmacılar tarafından “mum” kelimesinin İngilizcedeki karşılığı olan candle kelimesi ile candy kelimesinin baş kısımlarının telaffuzunun aynı olmasına bağlanmıştı. Çünkü görüntülerdeki nesnelerin dağılımı nasıl olursa olsun, mum ile şekerleme birbirinden ne kadar uzak olursa olsun durum değişmiyordu.

data-cke-saved-src=https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/sites/default/files/konuma_dil_dikkat_1.jpg

Yakın zamanlarda yapılan deneyler, nesnelerin gösterildiği ancak nesnelerin isimlerinin telaffuz edilmediği durumlarda bile gözlerin hareketinin insanların bildiği diller tarafından etkilendiğini gösterdi. Northwestern Üniversitesinden Sarah Chabal ve Viorica Marian tarafından yapılan deneyler sırasında gönüllülere önce bir nesne gösterilmiş. Daha sonra da aynı nesneyi başka bir görüntünün içinde bulmaları istenmiş. Sonuçlar, deneklerin gözlerinin hareketlerinin hangi dili konuştuklarına bağlı olarak değiştiğini gösteriyor. Örneğin İngilizce konuşan denekler, görüntülerde saat ararken bazen önce buluta odaklanıyorlar. Çünkü “saat” ve “bulut” kelimelerinin İngilizcedeki karşılığı olan clock ve cloud kelimeleri benzer seslere sahip. Aynı şekilde İspanyolca konuşan deneklerse yine görüntülerin içinde saat ararken bazen önce hediyeye odaklanıyorlar. Bu durum da yine İspanyolcada “saat” ve “hediye” anlamına gelen reloj ve regalo kelimelerinin benzer seslere sahip olmasıyla açıklanıyor.

Birden fazla dil konuşan insanlarda daha da ilginç bir durum gözlemleniyor. İnsanlar bir dildeki kelimeyi duyduklarında o kelimenin diğer dillerdeki karşılıkları da etkinleşiyor. Örneğin hem İngilizce hem de İspanyolca konuşan insanlar İngilizcede “ördek” anlamına gelen duck kelimesini duyduklarında küreğe de bakıyorlar. Çünkü “ördek” ve “kürek” kelimelerinin İspanyolcadaki karşılıkları olan pato ve pala kelimelerinde benzer sesler var.

data-cke-saved-src=https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/sites/default/files/konusma_dil_dikkat_cift_dil.jpg

Deneyler gözlerimizin hareketlerinin sadece konuşulan diller tarafından değil aynı zamanda işaret dilleri tarafından da etkilendiğini gösteriyor. Örneğin hem İngilizce konuşan hem de Amerikan işaret dilini bilen denekler İngilizcede “kâğıt” anlamına gelen paper kelimesini duyduklarında peynire de bakıyorlar. Bu durum “kâğıt” ve “peynir” kelimelerinin Amerikan işaret dilinde ortak ögelere sahip olmasıyla açıklanıyor. Bir işaret dilinde bir kelimeyi ifade etmek için dört ögeden yararlanılır: elin şekli, konumu, yönelimi ve hareket biçimi. “Kâğıt” ve “peynir” kelimelerinin Amerikan işaret dilindeki karşılıklarında bu dört ögeden üçü (elin şekli, konumu ve yönelimi) ortak, sadece biri (elin hareket biçimi) farklı.

data-cke-saved-src=https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/sites/default/files/konusma_dil_dikkat_isaret_dili_copy.jpg

Elde edilen bilgiler beynin bilgiyi organize etme ve işleme biçiminin karmaşıklığını gözler önüne seriyor. Beyindeki dille ilgili kısımlardaki süreçler görme, dikkat ve bilişsel kontrol ile ilgili kısımlardaki süreçleri de etkiliyor. Nereye baktığımız, dikkatimizi nelere verdiğimiz konuştuğumuz dillere bağlı olarak değişiyor. 

 

Kaynaklar:

Sosyal Bilimler

Bu etkinliğimizde iki klasik Japon sanatı olan origami ve ikebana sanatlarını birleştirip, kâğıttan çiçek ve yaprak katlayarak çiçek aranjmanı yapıyoruz. 

Satranç köşesinde bu ay Mayıs 2021 probleminin çözümüne ve Haziran 2021 problemine yer veriyoruz.